confessions

veritas

Yağız - Toktamış yazar

  1. toplam giri 219
  2. takipçi 3
  3. puan 5308

agnucaston

veritas
pms dönemlerinde sıklıkla başvurulan ilaçların başında gelen, hayıt dediğimiz bitkiden elde edilen ilaçtır.

genellikle 3 aylık bir tedavi süresince tedarik edilir. tedavinin sağlıklı bir şekilde devamı için adet dönemleri dahil kesintisiz bir şekilde alınması gereklidir.

belirtilerin ya da şikayetlerin azalması ya da bitmesi durumunda hemen bırakılmamalı, öncesinde tekrar hekime başvurmalı ve ardından uygun görülürse kesilmelidir.

tabi her ilaç gibi bunun da birtakım yan etkileri mevcuttur.

hafif diye tabir ettiğimiz baş ağrısı, mide ağrısı ve bulantı gibi etkiler baş gösterebilir. fakat alerji yapması muhtemel olduğu için deride döküntü ve ürtiker durumunda acilen hekime başvurulmalıdır.

mirabel kardeşler

veritas
20. yüzyılın yarısında dominik cumhuriyetinde hüküm süren adaletsiz ve vahşi diktatörlük hükümetine karşı direnen clandestine hareketini kuran ve direniş gerçekleştirdikleri için 25 kasım 1960 tarihinde, diktatörlük askerleri tarafından tecavüz edilerek öldürülen kızkardeşlerdir.

kardeşlerin isimleri;

patria mercedes mirabal reyes

minerva argentina mirabal reyes

maria terasa mirabal reyes

amaçları yerli halka zulmeden, adaletsiz davranan ve sivilleri öldüren bir diktatörlüğe karşı halkın çıkarlarını korumak olan bu kadınların canice öldürülmesi gerçekten haksızlığa karşı direnenler için örnek teşkil etmelidir.

ölümlerinden bir süre sonra, başlattıkları direniş sayesinde ülkeleri diktatörlükten kurtulmuştur lakin 3 ölümsüz kahraman o günleri görememiştir.


birleşmiş milletler genel kurulunda alınan kararla 1999 yılında mirabal kardeşler'in ölüm yıldönümü olan 25 kasım gününü kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günü olarak ilan edilmiştir.

abreaksiyon

veritas
kişinin ruhsal yapısını yeniden gözden geçirirken gelişen duyguların boşalmasıdır.

daha önceleri acı verdiği için bilinçaltına itilip bastırılan duygu ve deneyimlerin bilinç düzeyine çıkmasıdır.

freud'cu psikanaliz yöntemi uygulayanlar için çok önemli bir andır. daha önce yok sayılmış olaylar ve duyguların birden ortaya çıkması, kişinin ruhsal yapısına temizleyici ve özgürleştirici bir etki yapar.

yok sayılan deneyimlerin var olduğunun sonunda kabul edilmesiyle kişi rahatlar; bilinçaltına itilmiş geçmiş olguların yol açtığı ruhsal bozukluklara ait belirtiler yok olur.

sergei eisenstein

veritas
(ukde: sahzaman)

zamanında fizik ve mühendislik ile ilgilenmiş ardından sinema sektörüne girerek efsane bir sinema kuramcısı olmuş, 1920'lerin en önemli yönetmenlerinden biri olan sovyet yönetmendir.

sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olarak gösterilen bronenosets potyomkin ile büyük üne kavuşmuştur.

her zaman kurguyu ilk sıraya alan bir yönetmendi, kurguyu bulduktan sonra bunu sürekli dillendirmiştir. sinema tarihinin en dahi yönetmenlerinden biri olarak gösterilmiştir.

zeki olduğunu kabul eden biridir, diğer insanların göremediği, etrafındaki ışığı görme yetisine sahip olduğunu pek çok röportajında söylemiştir. şu sözleri ile örnekleyebiliriz:


“bir şey okuduğum ya da düşündüğüm zamanlarda zihnimde, diğer insanlardan farklı olarak bazı canlı resimler belirmektedir. bunlar genel olarak görsel görüntülerin geniş bir bileşimi olarak karşımıza çıkar. keskin görsel bir bellek ve uzun, şiddetli bir gündüz rüyası pratiği, sizi düşüncelerinizi ve belleğinizi resimsel görüntüler içinde izlemeye zorlayacaktır. şimdi bile, yazı yazarken, bundan farklı bir şey yapmıyorum. görüşlerimin önünde görsel görüntü ve olayların aralıksız geçişi canlanıyor. ilk ve önde gelen bu izlenimler aracı, çektirici bir yoğunluk ile yeniden üretilirler. yeniden üretim gibi bir konu ve nesne hakkında yazarken bunları düşünüyorum. şimdi yaklaşık üç yüz tane insan birimi bana bu şekilde yardım etmektedir. yeniden üretim konusunda çok ender olarak duygularımla yetinirim. benim mizansenlerim ya da çerçeve kompozisyonumun ayırt edici görsel yoğunluğunun büyük ölçüde bu pratiğe bağlı olduğuna kuşku yoktur.”

bilge karasu

veritas
postmodern edebiyatın ülkemizdeki en önemli temsilcilerinden biri olan, 1930'da istanbul'da dünyaya gelmiş ve 1995'de ankara'da hayatını kaybetmiş olan büyük yazar.

yazmak nedir yazmak diye kendimize sorarız ve kendimizi o kadar zor ifade ederiz ki her şey birbirine dolaşır. kelimeleri kullanma gücünü kaybederiz. işte bu olay bilge karasu'da yoktur, türkçe'yi kullanma gücü, yeteneğinden gelir; kusursuzdur.

istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi felsefe bölümünden mezun olmuştur. zaten romanlarında, denemelerinde ve öykülerinde bu hissedilir. oluşturulduğu karakterler hep bir varoluş mücadelesi verir. benliğini bulmaya çalışmak için uğraşır.

anlattıkları her zaman kapalıdır. kapalı cümlelerle insanların zihinlere inip ışığı yakmaya çalışır.

okurken gerçekten haz almak istiyorsanız , başucunuza almanız gereken bir insan ve yazardır.

sait faik en iyi öykü armağanı kazandığı uzun sürmüş günün bir akşamını okurken bunu doya doya hissedeceksiniz .


ne kitapsız ne kedisiz'de zirvelere ulaştığını da belirtmek gerekir. özellikle hayvanların öldürülmesi ile ilgili bir yazısı vardır ki; muazzamdır.



öyküleri:

troya'da ölüm vardı
uzun sürmüş bir günün akşamı
göçmüş kediler bahçesi
kısmet büfesi
lağımlaranası ya da beyoğlu
susanlar

romanları:

gece
kılavuz

denemeleri;

ne kitapsız ne kedisiz
narla incire gazel
altı ay bir güz

"kitaplardan ve ayraçlardan ve bardak altlarından ve kedilerden ve gündüzlerden ve gecelerden ve yerlerden ve göklerden başka kimimiz kaldı?" ( ne kitapsız ne kedisiz'den)

uçurtmanın kuyruğu

veritas
izlediğim en etkileyici oyunlardan biri olan,büyük usta savaş dinçel'in yazdığı iki perdelik tiyatro oyunudur.

oyunda baba zoru ile büyümüş olan bir adamın, onun ölümünden sonra yaşadıklarından ötürü intihar etmeye karar verip, ardından çocukluğu ve gençliğiyle yüzleşmesini, yeni bir yaşam için yeni bir kişiye bürünmesini ve o kişi ile nasıl zıt bir kişi olduğunu anlatmaktadır.

hans asperger

veritas
asperger sendromu diye adlandırılan durumun asıl kaynağı olan avusturyalı pediatrist,psikiyatrist ve tıp profesörüdür.

bir ömrü evet koca bir ömrü otizm ile mücadele etmek için harcamıştır.

eğitimini viyana'da aldıktan sonra çocuk psikolojisi ile ilgilenmeye başlamış daha sonra başka bir avusturyalı doktor leo kanner ile tanışmış ve onun tezat düşüncelerinin tamamen otizmli bireyleri bir fazlalık olan düşüncelerinin yanlış olduğunu aktarmak için çalışmalara başlamıştır.

daha sonra özel bir hastane kurmuş fakat bu hastane alman işgalinde olan avusturya'da kurulduğundan, şanssız bir şekilde harabeye dönmüştür.

hans asperger konunun temeli olan iletişimsizliği tam bir veba olarak nitelemiş; otizm'de iletişimin değerinin anlaşılması için çalışmalar yapmıştır.

demolition

veritas
sanırım gerçekten bir dilek hakkım olsaydı jake gyllenhaal ile bir akşam yemeği yedikten sonra filmleri hakkında konuşmak benim için ilk seçenek olurdu.

jean pierre leaud ile birlikte gözümün gördüğü en iyi aktör, çok seviyorum.

bu filmde ;

donnie darko'dan sonra bana göre jake gyllenhaal'ın en iyi performans sergilediği 2016 yapımı jean-marc vallee'ün harika bir filmidir.

davis mitchell çok sevdiği karısını talihsiz bir kaza sonucu kaybeder. ardından son parasını bir yiyecek makinasına atar ve bir şey alamaz. ondan sonra mitchell'da film kopar, makinanın sahibi firmaya ardı sıra mektuplar yazar, ondan sonra davis'in hikayesi başlar.

davis davis davis; çekingen , hayattan umudunu kesmiş, kendini birey olmaktan soyutlamış ve başına gelen her şeyi kabul eden bir adamdır. jake gyllenhaal'ın bu karakteri oynamadığı; yaşadığı gerçeği senaryonun, kurgunun ve filmin bütününe ayrı bir güzellik katıyor.

gyllenhaal'a filmde naomi watts eşlik etmiştir.

ölmüş bir kadının evrak-ı metrukesi

veritas
cumhuriyet döneminin en üretken yazarlarından olan güzide sabri aygün'ün kaleminden çıkmış acı bir aşk romanıdır.

aşık olduğu adamın evli olmasını öğrenen kadının başka bir adamla evlenmesi ve ardından geçmişine ve geleceğine yazdığı kahırlı mektupların anlatıldığı roman olmuştur.

kitap tamamiyle bir hatıra defteri niteliğindedir. kalbindeki büyük aşkla sonsuza giden fikret hanım'ın acı dolu hatıralarıyla.

kitap metin erksan tarafından 1956 senesinde başarılı bir şekilde sinemaya uyarlanmıştır. ilk uyarlama gerçekten olağanüstü olmuş ve müthiş bir seyir zevki vermiştir.

ikinci uyarlama memduh ün tarafından yapılmış, hülya koçyiğit ve ediz hun'un kaliteli performanslarıyla kendini izlettirmiştir.

franz kafka

veritas
ernest fischer'ın kafka'nın; felsefesini, edebi kişiliğini ve ruhaniyetini anlattığı kitaptır.

kendi adını taşıyan kitapta şöyle anlatılıyor franz kafka:

mistik bir nihilist, gerçeklerin ve aklın ötesinde kalan evrenin sözcüsü diye övülen ve ilence uğrayan kafka, gerçekte daha çok bir mizah ustasıydı. büyük peygamberler de çoğu kez birer mizah sanatçısıdırlar; mizah sanatçılarının arasından da peygamberlerin çıktığı görülmüştür. kafka'nın fantastik mizah sanatı, geleceği peygamberlere özgü bir kehanet gücüyle önceden somutlaştırmıştır. karl kraus 'un nestroy için söyledikleri, kafka'nın özünede uymaktadır:

"nestroy , küçük çevresini gelecekteki olayları önceden somutlaştırarak ve ancak gelecek için gösterilebilecek bir titizlikle ele alır. kendi mizah mirasına şimdiden sahip çıkar."


kafka'nın yaratısı üzerinde onurlandırıcı değerlendirmelerden oluşma bir piramit yükselir. ben bu piramide yeni bir taş eklemek gibi bir haddini bilmezlik yapacak değilim. katkım, yalnızca bazı sorunlara ilişkin notlar düşmek.

yapılması gereken şey, franz kafka 'yı aziz ilan edilmekten korumak; en az bunun kadar önemli bir iş de, kafka'yı dogmatik aşırılıklara kayanlar karşısında savunmak. bir aziz değildi kafka, aziz olmanın çok ötesindeydi: bir büyük yazardı. yapıtları da, bir çağın son modası olmanın çok ötesindedir; doğrudan dünya yazınıdır. thomas mann'ın deyişiyle, bu yapıtlar "dünya yazınının en okunmaya değer ürünleri arasında yer alır."

leblebici horhor ağa

veritas
dikran çuhacıyan'ın unutulmaz bestelerinden olan oyun.

unutulmamasının sebebi de film çekim aşamasındayken iptal edilmiştir. bunun nedeni ise filmin başrol oyuncusunun geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybetmesidir.

başka bir oyuncuyla devam etmek yerine filmi iptal etmeyi tercih etmişlerdir.

ardından aynı adla başka yönetmen tarafından aynı film çekilmiştir. tabi ilk film ekibinden bağımsız olarak.

çekilen ilk film fuat uzkınay ve sigmund weinberg'in yönetmenliğinde çekim aşamasına gelmiş, sonrasında iptal edilmiştir.

nebukadnezar

veritas
babil krallarının kullandığı isim.

nebuchadnezzar babil dilinde "tahtını koruyan, tahtına sahip çıkan" anlamları olan bir isimdir.

bir de en ünlü hükümdarları 2. nebuchadnezzar:kendisi zekası ve öngörüsü ile babillileri feraha kavuşturmuştur.

öldükten sonra tanrılaştırılmış ve babillilerin umut tanrısı olmuştur.

artı, efsaneden midir bilinmez ama kralın adı matrix'te orpheus'un gemisininde adıydı.

howard hawks

veritas
büyük yönetmen , ya da sinemanın gördüğü en yetenekli yönetmenlerin başında gelen sinema insanıdır.

dahi yönetmen sergei einstein ıle benzer yetenekleri vardır. ikisi de mühendislik ile ilgilenmiştir. ve kurgu konusunda oldukça usta isimlerdir.


izleyiciyi çekmek için filmlerinde dönemin usta aktörleri, john wayne ve cary grant ıle sık sık çalışmıştır. daha sonra tekrar filmi çekilen scarface ile ünlenmiştir. fakat benim en beğendiğim eseri land of the pharaohs adlı filmdir.

the american

veritas
bir kiralık katilin anatomisi diye adlandırabileceğimiz, george clooney'nin oyunculuk dersi verdiği bir anton corbijn filmidir.

filmde eski bir kiralık katilin bir kadına aşık oluşu ve kiralık katil olmayı bırakıp eski işlerini terketmek istemesi anlatılmaktadır. katilin iç dünyasına giden mükemmel bir yapım olmuştur.

aksiyonu tadında bırakarak daha çok olayı dramatize etmişler ve bunda da bir hayli başarılı olmuşlardır.

film nobel ödüllü ingiliz yazar martin booth'un a very private gentleman adlı kitabından esinlenerek yapılmıştır.

george clooney'e , thekla reuten , violante placido, irina björklund ve paolo bonacelli gibi isimler eşlik etmiştir.

love me tender

veritas
robert webb'in 1956'dan kalma, amerikan iç savaşını anlatan, elvis presley'nin de başrolde yer aldığı bir western filmidir.

hikaye biraz türk filmlerini andırır. elvis burada clint reno adlı karakteri canlandırmaktadır , asıl başrol oyuncusu olan keskin bakışlı, karizmatik adam richard egan; elvis'in abisi vance rolündedir. vance savaşa gider; geri dönmez, dönmeyince umut kesilir ve öldüğüne inanılır. ardından sevdiği kız küçük kardeşi ile evlendirilir. daha sonra da vance geri döner bla bla bla..

tabiki filmden daha meşhur olan ise bu film için elvis'in yaptığı şarkıdır. içindeki aşkın tarifi imkansız olan , elvis'in muazzam sesiyle kendinizden geçebileceğiniz harika bir şarkıdır.

ahmet adnan saygun

veritas
türk sanat dünyasına adını altın harflerle yazdırmış olan klasik batı müziği bestecisidir.

7 eylül 1907'de izmir'de dünyaya gelmiş, 6 ocak 1991 tarihinde istanbul'da hayatını kaybetmiştir.

tam anlamıyla müziğe adanmış bir hayattır . besteci , devlet sanatçısı, öğretmen ve yazar gibi sıfatları layıkıyla taşımak kolay değildir; işte bu yüzden , büyük ve güzel insandır.

yaşamını öğretmenlik yaparak , beste yaparak ve müzik için kitaplar yazarak geçirmiştir.

türkiye cumhuriyeti'nin ilk devlet sanatçısı unvanına sahiptir.

ilk türkçe operayı da kendisi bestelemiştir.

memleketi izmir'de kendisine ithafen 2008 yılında açılmış bir kültür ve sanat merkezi bulunmaktadır.


konserler ve sergiler için harika bir yer olmuştur .

piet mondrian

veritas
tam adı pieter cornelis mondriaan olan , 1872- 1944 tarihleri arasında yaşamış olan, çalışmalarını de stijl'e bağlı kalarak yapan ressamdır.

babası öğretmen olduğu için; eğitim konusunda şanslı olmuştur. pekçok okulda resim öğretmenliği yaparak kendini geliştirmeye çalışmıştır.

1900'lü yılların başında kübizme kapılıp,pablo picasso'dan oldukça fazla etkilenmiştir. daha sonra kendisi gibi hollandalı ressam theo van doesburg'un oluşturduğu de stijl hareketine kapılıp, ileride kendisinin kuracağı neoplastisizm'e kadar bu hareketin en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilmiştir.

çalışmalarının daha fazla dikkate alınması için fransa'ya taşınmıştır. orada soyadından bir a attırarak hollandalıların dikkatini çekmeye çalışmıştır.

eserlerindeki sadelik kusursuzdur. buna bağlı olarak pek çok modacı kendisinin tablolarından faydalanarak tasarımlar yapmıştır.

tengoku to jigoku

veritas
bol aksiyonlu bir akira kurosawa filmidir. 1963 yapımıdır.

insana empati yeteneğini kazandıracak filmlerden birisidir.

hırslarına yenik düşen bir adam, zihnini kurcalayacak olaylar silsilesi ve müthiş aksiyon sahneleri...

babalık nedir sorusunu da güzel işleyen bir film zannımca. bir iş insanındaki en tehlikeli şeyin hırs olduğunu gözünüzün içine soka soka vicdan denen bir şeyin olduğunu da hatırlatıyor.

oyunculuklar güzel, aksiyon sahneleri müthiş, kurgu harika. işin içinde kurosawa da olunca kusursuzca olmuş diyebilirim.

kurosawa'nın favori aktörlerinden olan toshiro mifune'nin bu filmde de iz bırakan bir performansı olduğunu söylemek istiyorum.

vittorio de sica

veritas
tiyatro kökenli; italyan sinemasının demirbaşlarından olarak kabul edilen, 1950 sonrasında başlayıp 90'lara kadar italyan ve avrupa sinemasını etkileyen neorealist italyan sinemasının en yetenekli yönetmenlerinden ve öncülerinden birisi olan yönetmen.

gerçek kendisi için nefes alış verişi kadar önemliydi; daha oyunculuk zamanlarında bile hayatının yansımasının sinema olduğunu; sinemanın gerçekleri hissettirebilme tarafını sevdiğini oyunculuk performansları esnasında dile getiriyordu.

mizahi yönden gerçekten kaliteli bir yönetmendi. filmlerinde yansıttığı kara komediler aslında ikinci dünya savaşı sonrasında kendisinde yaşanan buhranın özeti gibiydi. gerçekçi sinemasında her zaman savaşın izlerini, toplumsal sanrıları gerçekçilikten ödün vermeden anlatmıştır.

benim açımdan sinemada iz bırakan filmleri şunlardır:

umberto d. , il viaggio, i girasoli ve ladri di biciclette.

teodor kasap

veritas
edebiyatımızda çevirmenlerin öncüsü olarak bilinen, moliere'in neredeyse tüm oyunlarını çevirerek türk tiyatrosu için büyük işler yapmış olan çevirmen.

en büyük işi ise dumas'a ait olan kült eser monte kristo kont'unu çevirmek olmuştur.

rüştü onur

veritas
zonguldak'lı olan, garip akımının önemli temsilcilerinden biri olarak gösterilen, "ben ölecek adam değilim" diyerek ölüm kokan şiirler yazan, genç yaşta yitirdiğimiz şair.

rüştü onur, ölüm temalı şiirlerini oktay rifat ve salah birsel'e yollayarak isyan ederdi. ah ben ölecek adam değilim diye. lakin 22 yaşında, yeni yeni açan bir çiçeğin kökünden koparılması gibi hayata veda etmiştir.

hayata veda etmesi de ; ince hastalık diye tabir ettiğimiz veremden dolayı olmuştur. 22 yıllık kısa yaşamına şiirleri sığdırmış, çoğu insanın dünyasına girmiştir.

verem tedavisi olmuş, hastalığı yenmiştir. daha sonra aşık olduğu şiirlerini ve mektuplarını yazdığı mediha hanım ile evlenmiştir. daha sonra verem tekrar etmiş bununla mücadele etmeye çalışmıştır. sevgili eşi mediha hanım'ın ölümü onu çok sarsmış ve onun ölümünden iki hafta sonra şair leyla sokağındaki evinde hayata veda etmiştir.

şair leyla sokağı demişken şairin aynı adlı şiirini de bırakalım:
payıma düşen toprak parçası
senin de payına düşer
ayrılık gayrılık yok
ölüm nefesinde nasıl olsa
amma henüz vakit erken
daha gün
karşı apartmanın balkonunda
dur bakalım hele
ben salata satayım
şair leyla sokağı'nda
sen gene koş
bez fabrikasındaki
tezgahının başına
ölüm içimde
ölüm dışımda
ölüm talihsiz aşımda
ölüm kuru başımda
teselli benim gözyaşımda


zonguldak'lı olan hemşehrisi ve yakın arkadaşı muzaffer tayyip uslu, ölümü üzerine şöyle demişti:

"rüştü ölmüş... ve ben daha şimdiden insanları yorulmadan sokakları yorulan bu küçük şehirde yalnızlığı hissetmeye başladım."

ikisi de aynı hastalıktan öldüler evet edebi kişilikleri olsun yaşantıları olsun birbirine tıpatıp benzeyen bu iki genç şair erkenden göçüp gitmişlerdir.

nasıl unuturum güzeldi yaşamak diyordu rüştü onur .

atreus kompleksi

veritas
mitolojideki atreus laneti diye adlandırılan durumun psikolojideki adıdır.

genellikle babaların çocuklarına karşı beslediği nefretin bilinçaltına itilip, kendi çocuklarını istemli bir şekilde öldürmeleri durumu böyle adlandırılmıştır. bazen de istemsiz bir şekilde olabilir.

soyuna adını veren atreus'tan sonra bu cinayetler sıklaştığı için bu şekilde adlandırılmıştır.


ilk kurban babası pelops olmuştur. dedesi tantalos, babasını öldürerek tanrılara ziyafet diye sunmuştur. zaten ondan sonra da sülalede bu durum iyice artmıştır.

train de vie

veritas
radu radu radu naaapmışssın sen diye iç geçireceğiniz, müziklerinin altında goran bregoviç imzası bulunan , radu mihaileanu'nun senaryosunu yazıp yönettiği trajedi'den tutun komediye oradan dramın köklerine kadar hissettiren mükemmel bir filmdir.

filmde bir yahudi köyünde yaşayan halkın nazi baskınından kurtulmak için kurguladığı mükemmel oyun anlatılmaktadır.

buongiorno notte

veritas
marco bellocchıo'nun aldo moro'nun yaşamını , kaçırılışını ve öldürülüşünü bir kadın terörist üzerinden anlattığı harika filmidir.

filmin başlarında çok tatlı bir kız görüyoruz, fakat tüm bunların altında moro'yu kaçırma, istediklerini elde etme ve öldürme isteği var. tabiki hepsi mensup olduğu brigate rosse için.

film terör örgütünü ve moro için hiçbir şey yapmayıp ölümünü bekleyen hükümeti sert bir şekilde eleştiriyor.

aldo moro'yu tanımak ve olayları kavramak isteyenlere tavsiye edeceğim güzel bir biyografidir. o dönemi tüm çıplaklığı ile anlatmıştır.

aldo moro

veritas
1976 ve 1978 tarihleri arasında yaşamış ve iki dönem italya hükümetinin başbakanlığını yapmış, hristiyan demokrat lider.

devletin içinden ve dışardan örgütlenmiş bazı kesimlerin kurduğu, idari gücü kendilerine almaya çalışan brigate rosse adlı örgüt tarafından kaçırılmış, istediklerini yerine getirmediği için öldürülmüştür.

moro'nun öldürülmesi; bu örgütün sonunu hazırlar nitelikte olmuştur. ardından azalarak yol olmaya başlamıştır.

ayrıca buongiorno notte adlı 2003 yapımı filmde moro'nun öldürülme süreci çok güzel bir şekilde işlenmiştir.

kakushi toride no san akunin

veritas
bir yönetmen düşünün ki; sinema tarihine adını altın harflerle kazıyan, devrin ve geleceğin yönetmenleri tarafından hayran olunan bir yönetmen; akiro kurosawa. işte bu film, o yönetmenin bana göre en iyi üç filminden biri olmakla birlikte, zamanın su gibi aktığı bir film.

senaryo, oyunculuklar ve akış kusursuzdur.

içine düştükçe arayış kaygıları, özlemler, sevinçler ve hüzünler barındıran kusursuz bir film.

misa uahera ve toşiro mifune'nin performansları olağanüstüdür.

12. gece

veritas
william shakespeare'in en iyi üç oyunu hangisidir sorusuna en başta verilecek cevaplardan biri olan, iki kardeşin trajikomik hikayesini anlatan, bazan gülmekten öldüren bazan da duygu seli yaşatan mükemmel oyundur.

oyunu istanbul şehir tiyatrolarında izleme şansı bulmuştum. orijinal hikayeye bağlı kalarak güzel bir çeviri ve yönetmenlik başarısı ile izleyiciye sunulmuştur.

hikayemiz ise ; kızkardeşlerin birbirini öldü zannetmesinden sonra başlıyor. izleyince türk filmi mı bu diye düşündürtüyor. kız kardeşin biri erkek kılığına girer, diğeri de ona aşık olur bla bla bla. güzel yönetim, iyi oyunculuk performansları, güzel bir oyun; fazla söze gerek yok .

e tabi literatüre bu nikah kıyılamaz; siz kardeşsiniz repliğini de sokmuştur. gidilmesi, izlenmesi gereken komedilerden.

erik skjoldbjaerg

veritas
1964 doğumlu norveçli başarılı film yönetmenidir.

genellikle dram ve psikoloji ağırlıklı filmler çekmesi ile tanınır. christopher nolan'ın kendisinden etkilenip, 1997'de yazıp yönettiği insomnia adlı filmini 2002 yılında tekrar çektiğini göz ardı etmemek gerekir. çektiği filmlere göz atmak kesinlikle gerekir. fakat prozac nation ile insomnia'ya ayrı bir parantez açmak gerekir. kesinlikle birer başyapıttır her ikisi de.

filmleri;

spor (1996)
insomnia (1997)
prozac nation (2001)
en folkefiende (2005)
nokas (2010)
pioneer (2013)

bir de iki sezonluk okkupert diye politik bir diziye imzasını atmıştır.

yılmaz gruda

veritas
ilk zamanlardaki deneysel tiyatrosunda anton çehov izleri görülen usta şair, senaryo ve oyun yazarı, oyuncu ve yönetmen.

akıllara direkt ikinci eşi ayşen gruda gelmektedir.

ama sayfalara sığmayacak sanat kariyeri olan bu usta isim maalesef ki hakettiği ilgiyi göremeyen isimlerden birisidir.

son yıllarda daha çok tv dizilerinde gördüğümüz usta sanatçı edebiyat kariyerine de devam etmektedir.

sen hep bir denize karşı oturuyordun
sen yine aynı denize karşı mı oturuyorsun
ben sustuğuma karşı oturuyorum
seni bana bağırıp,benim diyorum
benim hiçbir zaman şapkam olmadı
ne beyaz, ne kara.

yılmaz gruda

badfinger

veritas
nedense her dinlediğim zaman acaba kalan üyelerinden biri intihar etmişmidir diye düşündürten; neredeyse en önemli üyeleri intihar etmiş olan, pete ham gibi efsanevi bir sesi içinde barındırmış, 70'lerin bir dönemine damgasını vurmuş olan ingiliz müzik grubudur.

defalarca dağılmış ve tekrar tekrar kurulmuştur.

grup pete ham, mike gibbins ,tom evans ve joey molland tarafından 1961'de gallerde kurulmuştur. ilk kurulduğunda grubun adı the ıveys idi. daha sonra 1969 senesinde isim değiştirerek badfinger ismini aldı.

70'lerde beatles ile çalışıp, onlara ait şarkıları da söylediler. zaten ünlerini de beatles üyelerinin kurduğu apple records'dan albüm çıkararak gerçekleştirmişlerdir.

daha sonra plak şirketi ve sponsor değiştirmişler ve grubun çöküş süreci başlamıştır. bu süreçte; vokal pete ham intihar ederek yaşamına son vermiştir. bu intihar tüm grup üyelerini sarsmış ve grup dağılmıştır. geçen üç yıldan sonra grubun diğer vokaliste joey molland grubu tekrar aktif etmiş ve günümüze kadar dönem dönem çalışmalarına devam etmişlerdir.

grubun diğer kurucularından tom evans'da 1983'de intihar etmiştir.

vertigo

veritas
türkiye'de ölüm korkusu diye gösterilen bir hitchcock filmidir .

alfred hitchcock bu filmde sarışın tercihini kim novak'tan yana kullanmıştır. usta oyuncu james stewart ile iyi bir nüans yakalamışlardır.

olaylar genellikle james stewart'ın canlandırdığı john ferguson üzerinden ilerlemektedir. bir başka deyişle " scottie"


esas oğlan scottie bir olay sırasında ekip arkadaşının düşerek ölmesinden sonra yükseklik korkusuna kapılır. bundan sonra bununla mücadele etmeye çalışırken , eski okul arkadaşı olan, zengin iş adamı gavin elster'in karısı madeleine elster'in yaşadığı psikolojik bunalımlardan korkup , onun için yardım istemesiyle olaylar bambaşka boyuta sürüklenir.

devamında aşk , dram ve acılar filmi inanılmaz sürükleyici bir havaya sokmuştur.

hitchcock'ın başyapıtı olarak sayılabilecek olan film, izleyicinin zihnini her sahnesiyle kurcalamış yaşattığı sürprizlerle olmuş bu dedirten bir eser olmuştur.

david foster wallace

veritas
1962-2008 tarihleri arasında yaşamış amerikan deneme ve roman yazarıdır.

biraz ütopik bir karakteri olan bir insandır. babası felsefeci olduğu için okumaya başladığı çağlardan itibaren felsefeyle içli dışlı olur. yalın kalmak istemez, araştırır, araştırır ve öğrenmeye devam eder.

infinite jest kendisinin en bilinen eseridir. öyle bir kitaptır ki; yazarın içinde biriktirdiklerini yetenekleriyle birleştirince muazzam bir eser olmuştur.

gördüğü sıkıntıları yazmaktan çekinmemiş, içine düştüğü klinik depresyon belası yüzünden kendini asıp yaşamına son vermiştir.

ölümünden sonra yayınlanan kitabı the pale king; intihar ettikten sonra eşinin odasından topladığı notları birleştirmiş ve kitap haline getirilmesiyle oluşturulmuştur.

walt whitman

veritas
genel olarak amerikan edebiyatının en önemli şairleri arasında lanse edilen 19. yüzyıl amerikan edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan amerikalı şair.

19. yüzyılda amerika'da yayılmaya başlayan deneyselüstücülükten fazlasıyla etkilenerek şiirlerinde bunu ortaya koymuştur. şiirlerinde çektiği acıyı hafifletmek için şiir yazdığı kokusu vardır.

köleliğe karşı duruşu, eşitlik yanlısı olduğundan yaşamında değeri bilinmemiştir.

ölümünden sonra eserleri değer kazanmıştır.

napoleon

veritas
1927 yapımı, büyük deha napoleon'un hayat hikayesinin anlatıldığı bir abel gance filmidir.

napoleon hakkında yaklaşık 400 kitap okuyup, bu filmi öyle çekmeye karar vermiştir abel gance.

dönem yönetmenleri filmi uzun bir lirik şiire benzetmişlerdir. o denli güzelliğini koruyan bir yapım olmuştur.

diana krall

veritas
ingilizlerin çılgın çocuğu elvis costello ile 2003 tarihinde evlenen, grammy ödüllerine doymayan, sesiyle ve yorumuyla sihir yaparmışçasına etkileyen kanadalı caz piyanisti ve vokalistidir.

1964 doğumludur. çocukluğu ve gençliği piano ile geçmiştir. daha sonra ünlü caz hocaları tarafından yetenekleri keşfedilen sanatçı müzik hayatı başlayana kadar değerli hocalardan ders almıştır.

sanatçı 1990'dan beri albüm çalışmalarıyla ve konserleriyle müzik hayatına devam etmiştir.

nezle

veritas
en sık yakalanan hastalıklardan biri olup, soğuk mevsimlerde daha fazla olmak üzere, yılın her mevsiminde görülebilen bulaşıcı bir üst solunum yolu enfeksiyonudur.

etkeni, virüslerdir.


yağmurda ıslanma, ıslak çorap giyme,hava cereyanı ve soğukta kalma gibi, halk arasında nezlenin nedeni sayılan etkenlerin hastalığın oluşmasında rol oynamadığı bilimsel araştırmalarla saptanmıştır. ancak soğuğun, doğrudan hastalığa neden olmamakla birlikte hastalığa yakalanmayi kolaylaştırdığı bilinmektedir. sigara içenler, bu hastalığa içmeyenlere göre daha sık yakalanirlar.

hastalık, aksırık, öksürük sırasında havaya karışan tükürük damlacıkları ile bulaşır. virüsler, solunum yolu ile burun ve ağızdan vücuda girerek üst solunum yollarına yerleşirler. virüsün alınmasından sonra iki üç gün içinde hastalık başlar.

bulguları arasında; üst solunum yolu mukozasında iltihabı değişiklikler meydana gelir. burun mukozasında şişme , sekresyonda artma vardir. farenks mukozasında ödem ve kızarıklık , yutkunurken boğaz ağrısı gibi belirtileri vardır. ateş normal olabilir veya hafif yükselmiştir. vücutta genel kırıklık, halsizlik, ses kısıklığı ve kuru bir öksürük vardır.

commedia della'arte

veritas
16. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan, oyuncuların, yalnızca anahatları belli bir konuyu, yazılı bir metin olmaksızın sahneye koymalarına dayanan italyan tuluat tiyatrosudur.

genellikle sokaklarda ya da meydanlarda yapılarak halkın ilgisini çekmek istenmiştir.

kemostat

veritas
bir mikroorganizma kültürünü, çoğalmanın belirli bir fazinda ya da belirli bir hücre konsantrasyonunda tutmaya yarayan alete verilen isimdir.

jacques monod, aaron novick ve leo szilard'ın ortak çalışması ile 1950 yılında yapılmıştır.

kemostatın çalışma prensibi toksik maddeler ve hücrelerin uzaklaştırılma hızının, taze besin eklenme ve yeni hücre sentezi hızıyla eşit olması ilkesine dayanır.

le beau serge

veritas
yeni dalga akımının ilk örneklerinden biri olarak gösterilen bir claude chabrol filmidir. claude chabrol bu filmi hem yazıp hem yönetmiştir.

filmde iki çocukluk arkadaşının acı dolu hikayesi anlatılıyor. serge ve françois.

françois çocukken paris yollarına çıkmış, paris'e gidip orda yaşayarak kendini geliştirmiştir. çok iyi bir duruma geldiğinde arkadaşı serge için, çocukken yaşadığı kasabaya geri dönmeye karar verir. döndüğünde sanki hayatı bitmiş, boşlukta olan bir serge görür. mutsuz bir evliliği ve hiç hoş olmayan bir yaşantısı olduğunu da duyunca orda kalmaya, arkadaşına yardım etmeye karar verir.

filmin başrollerini gerard blain ve jean-claude brialy paylaşmıştır.

yönetmen chabrol; tarzını her zaman yeni dalga dışında gördüğü için genellikle yakışıklı serge'in bu tarzın dışında bir film olduğunu söylemiştir. fakat başta andre bazin ve françois truffaut olmak üzere dönemin pekçok eleştirmeni filmin yeni dalga akımını temsil ettiğini belirtmişlerdir.

nuit et brouillard

veritas
alain resnais'nın nazi kamplarında olan biteni tüm çıplaklığı ile gösterdiği belgeselidir. 1955 yapımıdır.

gerçek görüntülerle süslendiği için çıktığı dönemde fransa'da bir süre yasaklanmıştır.

nazi vahşetini bu kadar güzel anlatan nadir eserlerden biridir.

haliyle izlenmesi oldukça zordur, sabır gerektirir.

the killer is loose

veritas
en sevdiğim filmlerin başında gelen, dönemin en iyi film noir örneklerinden biri olan , budd boetticher 'in yönettiği 1956 yapımı bir filmdir.

filmde joseph cotten, rhonda fleming ve wendell corey gibi oyuncular yer almaktadır.

filmde; wendell corey'in canlandırdığı leon pool'un trajikomik hikayesi anlatılmaktadır.

hikâyesi;

çalıştığı bankada yapılan soyguna karışan leon'un evine saklanması, evine yapılan baskında; bir fbi ajanının karısını öldürmesi, ardından hapise düşmesi, hapisten kaçışı ve yapması gereken iş örgüsü ile oluşan bir hikâyedir.

yapacağı tek iş; karısını öldüren fbi ajanının karısını öldürmektir.

stresör

veritas
strese neden olan ve stres durumunu arttıran bir ajan, faktör ya da organizmanın uyumunu gerektiren durumlardır.

stresörler farklı kişileri farklı etkiler. bu farklılık stresörden kaynaklanır.

örneğin güçlü fakat kısa süreli strese, az etkili fakat kronik bir durumun yaratacağı stresden daha iyi uyum sağlanır. çünkü kronik stres sürekli uyum gerektirir.

kişide fizyolojik ve psikolojik değişikliklere neden olur ve kişi diğer stresörlerle kolaylıkla zedelenebilir.

stresöre farklı reaksiyon verme, bireyin gücü ve sınırlılığından kaynaklanır. bu konuda bireyin geçmiş deneyimleri ve aile yapısı etkilidir.

stresöre farklı reaksiyon verme birey için bazı stresörlerin daha önemli oluşundan kaynaklanır.

bu durum bireyin aile yapısına, çevresine ve bireyin değer yargılarına bağlıdır. örneğin çocuğun okuldaki başarısızlığı ya da hastalığı toplumun her kesiminde aynı etkiyi yaratmayabilir.

son olarak stresör hangi yapıda olursa olsun bireyi etkisi altına alabilir.

ludovico einaudi

veritas
1955 torino doğumlu olan, günümüz mozart'ı diye lanse edilen italyan piyanist ve bestecidir.

çoğu insan kendisini the intouchables'daki besteleri ile tanımıştır.

tam anlamıyla saf ve kusursuz bir yetenektir. çocukluğundan başlayan piyano merakı ailesinin de desteğiyle kendisine italya'nın en büyük sanat okulu olan conservatorio di milano'nun kapılarını açmıştır.

müzik hayatı bundan sonra kendisi için daha kolay geçmiştir, yaptığı solo çalışmaları , albümleri ve çalışmaları ile pekçok başarılı filmin müziklerine imzasını atmıştır.

2001 çıkışlı i giorni 2004 çıkışlı una mattina ve son albümü elements bana göre en başarılı çalışmalarıdır . özellikle elements'da yaptığı harmanlama fevkaladedir.

ayşe celile hanım

veritas
tam adı ayşe celile hikmet uğuraldım olan osmanlı döneminin ilk kadın ressamı olarak gösterilen ressam.

1880 ve 1956 yılları arasında yaşamış , hikmet bey ile evliliğinden büyük şair nazım hikmet dünyaya gelmiştir.

1916'da nazım hikmet'in babası hikmet bey'den boşanırken arkasında büyük bir trajedi bırakır. o zamanlar nazım hikmet'in okuldaki ogretmeni olan yahya kemal beyatlı ile olan aşkını.

bu aşk sebebiyle nazım hikmet yahya kemal'i asla affetmez ve ömrünün sonuna kadar bu küslük devam eder.

resimlerinde genellikle kadınların özgürlük tutkusunu, nü tablolarla anlatmaya çalışmıştır.

potemkin zırhlısı ayaklanması

veritas
sahzaman ukde'si

potemkin zırhlısı adlı efsane filmde'de tüm çıplaklığıyla izlediğimiz, çarlık rusyasının son zamanlarında gerçekleşmiş ayaklamadır. ayaklanma; ağır şartlar altında çalışan neferlerin isyanıdır; küllenmiş, alevlenmiş daha sonra tüm rusya'yı sarmış ve ekim devrimini yıllar önceden etkilemiştir.

buraya ayrıntılı şeyler yazmak yerine potemkin zırhlısı adlı filmi yazarak; detayını irdeleyeceğim.

without feathers

veritas
ülkemizde tüysüz adıyla piyasaya çıkan, woody allen'ın güzellemeleri diyebileceğim, mizahi yönünün ne kadar kuvvetli olduğunu gösteren, denemeleriyle ufkumuzu açan kitabıdır.

günlük yaşantımızı etkileyen olaylardan aşka, aşktan felsefeye oradan daha geniş yelpazelere uzanan bir zincir gibidir. asla okuduğum için pişman oldum demezsiniz; ben de öyle oldu.

ilk okuduğum zaman; bir şey anlayamamış edasıyla yaklaşırken, tekrar okurken gerçekten kafamdaki tüm soru işaretleri cevaplandı.

defalarca, hiç sıkılmadan okunabilmesi kitaba ayrı bir tat katıyor.


"sevmek mi yoksa sevilmek mi daha iyidir? eğer kolesterolünüz altı yüzün üzerindeyse hiçbiri."
woody allen.