confessions

taşkala

Kayra - Toktamış yazar

  1. toplam giri 158
  2. takipçi 5
  3. puan 7427

farmakoloji

taşkala
Nalet ezber dersi. Anlamak için günlerinizi değil, uykularınızı vermeniz lazım. O ilaç ağızdan girdiği andan vücuttan çıkana kadar olan tüm hareketini bilmenize yarayan bilim dalı. Eğer bilirseniz ve kendinizi anatomi, fizyoloji, patoloji ve hastalıklar konusunda biraz daha geliştirirseniz, yarı doktor sayılırsınız.

hasta olmak

taşkala
Hasta olmaktan daha kötüsü sınav haftası bademciklerimi şişirdim, soğuk aldım, ayakta duracak halim yok. İşin garip yanı derman sen bile olsan (yazar burada eczacıyım demek istiyor) kendine hayrın olmayabiliyor.

ayrılık

taşkala
Kırgın iken Gelsin diye beklerken, gelmeyeceğini anlayınca çalan çanın sesi. Aynı "rüya bitti, hadi uyan" der gibi diyor hayat.

Her insanın kendince unutma tarzı var. Kimi çalışmaya verir kendini, kimi alkole, kimi uyur, kimi başkalarını kullanır. Herkesin karakteri farklıdır. Ben asla sonuncusunu yapanlardan değilim. Derdimi bile dostum dediğim insan bile dinlemekten sıkılır diye kendi içime ata ata deliren ben, bir insanı kullanmak gibi bir eyleme daha erişmedim. Ayrıca zaten seçici biriyim, rastgele her insana teklif edip ertesi gün tanımıyorum kafası da yok.

Olması gereken buymuş, ben kırgınken gelmek istemedi diye de suçlayamam. Belki de kendisi de aynısını düşünüyordur. Zaman gösterecek.

evin çok sessiz gelmesi

taşkala
Yalnızlığın sesidir.

Hani kedi olmadan önce de yalnızdım. Ama bu sessizlik çok fazla geldi, ev normalden büyük gelmeye başladı gelip rahatsız eden yok çok kötü ya. Cidden darlandım ne Nalet şeymiş, başta bu kadar olmaz diyordum giderse falan diye ama şimdi fena oldum.

kedinin evden kaçması

taşkala
Kedi sahiplerinin korktuğu durumdur.

Ve benim başıma geldi amk. Hayatımda ilk defa kedi aldım beslemek için 2 saat gündüz kestireyim dedim sen o arada kaç amk. İçim burkuldu şerefsize. Elimde mamayla sokakta gezdim. Kime değer versem kimi sevsem gitti sen de git amk.

29 ekim cumhuriyet bayramı

taşkala
Devletimizin yönetim şeklinin, devletimizin kuruluşunun ve ulu Önderimizin bizim şu an bir çok açıdan rahat etmemize olanak sağlayan ilan ettiği yönetim şeklinin kutlandığı günümüzdür.

Her ne kadar kötü günler geçirsek de, tam layıkı ile koruyamasak da, bugünün gerçek anlamda benimsenmesi için çocuklara, kardeşlerimize, yaşıtlarımıza, dostlarımıza, büyüklerimize, dedelerimize ve ninelerimize iyi anlatılması lazım ve "benimsetilmesi" lazım. Çünkü hala padişahlık sistemi kalsaydı diyen, halifelik kalsaydı diyen insanlar var. Bunlarla mücadele etmeliyiz. Olanları iyice öğrenip anlatmalıyız. Ben sayısalcıyım tarihle işim olmaz demeyin, atanızı yok sayabilecek milletlerden değiliz.

Hiçbir şey yapmasanız bile, alın küçük kardeşinizi veya yiğeninizi sabah kutlamalarına, törenlerine gidin. Coşkuyu gösterin ve öğretin.

sek votka

taşkala
Derdi olmayanın kolay kolay içemeyeceği içkidir. Derdi olanın ise en kötü (örneğin istanblue) vodkada bile içinin yangınından daha büyük yangın olmadığından su gibi içtiği alkoldür. Dikkat edin fazla kaçırmasın bgv

hasta olmak

taşkala
Yanınızda kimse yoksa ve duygusal anlamda destek bulamıyorsanız dünyanın en rezil şeyidir.

Bir de benim gibi piskopatsanız hasta iken daha çok hasta olmak için soğuk bira tüketebilirsiniz şişmiş bademciğe daha iyi gelir daha çok şişirir :)

harmonia

taşkala
sözlüğün en iyi yazarı. Yazdıklarını tek tek okuyabilirsiniz; ne anlatım bozukluğu bulabilirsiniz ne de bir imla hatası (gözden kaçan oluyor elbet). Ruhunda editörlük ve tamam olmuşluk var, yani her şey kendisinde net ve hayatı çözmüş. Yazıları çoğu kişi için kafa açıcı ve sade. Altay sözlük'ün en büyük değeri, herkes gitse kendisinin kaybedilmemesi lazım. Dedeye sahip çıkalım :)

milletçe cahil olmak

taşkala
Hala akıllanmamış böyle gelip böyle gideceğimizin işaretidir. 60'larda neyse şimdi de odur.

Efendim niye böyle söylüyorsun? Demeyin arkadaşlar. Bal gibi de derim. 60'lı yıllarda devrim adında bir araba yapmıştık hatırlarsanız. Zamanına göre mükemmel dizayn edilmiş, hala bile prototipinin çalıştığı bir araç. O zaman ne demişlerdi, hatırlayalım: "efendim araba bizim neyimize, biz tarım ülkesiyiz, yabancı ülkeleri kızdırmayalım" gibi laflar söylendi. Seri üretime geçilmesindeki en büyük engellerdendi.

Haberleri bugünlerde takip ettiyseniz uçan arabanın prototipi yapılmış ve tanıtımı yapılacak. Kendi adıma söyleyeyim çok mutlu oldum, yapanı da tebrik ederim. Ardından sosyal medyaya göz atayım dedim. Vay efendim "daha karada yürüyeni yapamamışmışız" , vay efendim "bu da Amerika'dakilerden kopyaymış", "kimseler almaz" falan.

60 yıl önce o günün insanları bağımsız olmayı akıl etseydi şu an bu durumda değildik. Bundan 60 yıl sonra da torunların sana sövsün istemiyorsan yapılana sahip çık. Cahilce yorumlar yapılmasına izin verme.

Fikir yapımızı değiştirmek dileğiyle.

2.abdülhamid

taşkala
Çok başarılı ve doğru stratejileri olduğunu düşünmesem de yaptığı güzel şeyleri ve başardıklarını inkar edemem. Benim için istibdatçı yönleri vardır, masum değildir.

Atatürk ile karşılaştırılması da mantıksızdır. İkisi de atamız ve hataları ile seviyorum ikisini de, sevmeliyiz de. Birini az birini çok sevmemiz kapı dışı etmemizi gerektirmez.
1

kaliteli insan

taşkala
Kaliteli insan dediğiniz de birden çok anlamı vardır ve farklı kişiliklere çıkabilir bu tanımlama. Bu insanın tercihleri çok iyi ve beyefendi biri ise kaliteli insan diyebilirsiniz. Bu açıdan bakıldığında Vedat milor kaliteli insan tanımlamasına girebiliyor. Veya çok bilgilidir ve bilgisi sizi gayet tatmin ediyordur, sizin için kalite, bilgidir. Veya sizi dinliyordur, çözümler üretiyordur size destek oluyor düştüğünüzde kaldırmaya çalışıyordur. O zaman da sizin için kalite, dostluktur. Belki de çizgisinden sapmayan, tavizi vermeyen ve gerektiği kadar sert olabiliyordur. Sizin için kalite, liderliktir.

Birden fazla açıdan kaliteli bulabilirsiniz ve illa bir perspektiften bakmak zorunda değilsiniz. Ama kaliteli insana denk geldiğinizi ancak duruşundan ve tavrından anlayabilirsiniz.

Küçük bir dipnot düşmek istiyorum, dediklerimle bağdaştıracak bir yer bulamadım ve dipnot olarak düşmek istedim. kaliteli insan modelinde en çok lider karakterli olanlar yanlış anlaşılıyor ve yalnız bırakılıyor. Düşündüğünü net söylediğinden dolayı yuvarlak karakterli (karaktersiz) insanlar yanında durmayabiliyor. O yüzden yalnızlık, bir parametre sayılmamalı.

yeni terimler üretmek

taşkala
Bu konu biraz karışık aslında. Çünkü birkaç farklı şekilde gerçekleşiyor. Bu yeni terimler, deyimler veya anlamlar ya insanlar günlük hayatlarına devam ederken doğal bir şekilde çıkıyor, ya ilgili kurum (bkz:Türk Dil Kurumu) bununla ilgili çalışma yapıyor ya da yazar-şair etkisi ile ortaya çıkıyor.

Ben yazar-şair etkisi ile ilgili birkaç cümle telaffuz etmek istiyorum. Yazarların veya şairlerin, yazılarında veya şiirlerinde kelimeye yüklediği anlam veya cümleye yüklediği anlam oldukça etkili olabiliyor. Her zaman olacak bir durum değil ama bir dilin anlam derinliği ve kelime zenginliği kazanabilmesi için bu tür kullanımların artması ve insanların kısıtlı kelime dağarcığının arttırılması lazım. Bunu da bence yazarlar ve şairler başarabilir sadece. Derdini anlatmak için sürekli çabalayan insanlar ancak bir şeyler yapabilir.

sözlük yazarlarının aldığı kararlar

taşkala
hayatımı yüzeysel yaşamaktansa, ince detayların kattığı güzelliklerle ona değer katmayı yani ince ruhlu biri olmaya karar verdim; çünkü yüzeysel yaşayınca hayatın tadına varamıyorsun, hiçbir şey istediğin gibi gitmiyor.
Ben artık detaylarda boğularak yaşamayı tercih ediyorum; böylece hem kendime, hem karşımdakine, hem de yapacağım işe daha fazla değer vermiş olacağım.

fight kulüp

taşkala
Ceza'nın killa Hakan'a saygısından dolayı katıldığını düşündüğüm rap(!) parçası. Ceza kalitesini konuşturuyor ama diğerleri yeteri kadar iyi değiller. Ceza'ya bundan dolayı saygı duyuyorum, eğer başka sebepten dolayı bu parçada ise birini daha kaybettik demektir.

Diğer çöpler hakkında konuşmaya gerek yok sanırım, popüler kültürün eşkışkınları işte.

derdini tam anlatmamak

taşkala
Genelde benim yaptığım eylemdir. Yapma sebebim de edindiğim tecrübeye göre; beni üzen, beni yaralayan veya anlatsam da değişmeyeceğini hissettiren insanlara kendimi açamamdan kaynaklı. Bazen "anlataydım keşke tam anlamıyla lafımı da esirgemeyeydim" diyorum ama iş işten geçmiş oluyor. Nadiren olsa da yaptığıma mutlu oluyorum, ama nadiren işte.

Siz siz olun bunu yapmayın.

otostopla tura çıkmak

taşkala
Belli rota dahilinde insanların güvenine nail olup bir yerden başka yere gezmek amaçlı yapılan eylem.

Şu an gerçekleştiriyorum bu dediklerimi. Oldukça güzel ama bir o kadar da yorucu eylem. Çanta taşımak mı dersiniz, ayakların şişip su toplaması mı ne varsa. Ama değiyor, iyi ki yaptım içimde kalmadı diyorsunuz.

Bittikten sonra buraya bir de rehber yazacağım. İlk acemiliğimde öğrendiklerimi, ilk kez çıkacaklar için kulaklarına küpe olsun diye yazacağım.

binali yıldırım ve ekrem imamoğlu ortak canlı yayın

taşkala
Tatmin etmeyen danışıklı dövüştür.

Ya arkadaş bildiğimiz konuyu tekrar edin diye çıkarmadı insanlar sizi oraya. Bilinmeyenler aydınlansın diye çıkardı.

Yok efendim sen mi durmasını söyledin veri akışının durmasını. Ya adam durdurmasın yanındaki durdursun farkeder mi? Hdp olayına yanaşmadılar. Yolsuzluk olaylarına yanaşmadılar, tarihi eserlere yapılan zararları konuşmasınlar, çözümü bile araştırmamışlar, göreve gelince araştıracağız diyorlar. Paşam onu gelmeden araştıracaktın.

Moderatörün kürt vurgusu da beni benden aldı. Paşam kürt var da Türk yok mu!? Ayrıca senin üst kimliğin de Türk niye kürt diye vurgu yapıyorsun? Türk'ün oyu niye değersizleştiriliyor? Niye kürt dediğin insanları ötekileştiriyorsun? Yapmayın şunu artık sene olmuş 2019.

hatayspor

taşkala
Hatay ilinin şehir takımı. Bordo-beyaz renklere sahipler.

Şu an süper lige çıkmak için final mücadelesine adını yazdırdı. Gerçekten bu sezon hakediyorlar çıkmayı, sistemli oynayarak buralara kadar geldiler. Şehrimin takımı diye demiyorum, cidden öyleler.

12 mayıs 2019 tv8 fenerbahçe winwin programı

taşkala
Fenerbahçe için başlatılan "fener ol" kampanyasının içindeki bir devam kampanyası. Aynı piyango bileti mantığı gibi bir mantığa sahip. Araba, ev, takımlarla yemek gibi teşvik ödülleri var. Ama burada kazanan Fenerbahçe spor kulübümüz.
Programı Yeni açmama rağmen baya bir destek aldığını hissettim açıkçası. İnşallah bu dolara rağmen istediğimiz rakamlara ulaşırız.

11 mayıs 2013 Reyhanlı bombalı saldırısı

taşkala
Geldi mayıs, geldi ayın 11'i. Türkiye'de ard arda gelen patlamalar zincirinin ilk halkası. Patlayan bombalar arasında en fazla patlayıcı ile patlatılan bomba.

Her şey bir yana, bana devleti sorgulatan ilk şey olmuştu. 2 bomba patlıyor ikisinin arasındasın ve şans eseri kurtuluyorsun. Ardından soruyorsun "Devletin beni koruması gerekmiyor muydu?" diye. Evet devlet de zayıflık gösterebilir ama merak ediyor insan. Ayrıca ardından gelen patlamalar zincirini insanımız unuttu bile. Çoğu insan ne olduğunu hatırlamıyor.

o anın tarifi yok. Savaşa girdiğini sanıyorsun, etrafında herkes şaşkın ve korkmuş. Irkçı diyeceksiniz ama parası olan tüm Arapların terkettiği bir ortam. Türkmenlerin silah hazırlığı. Sen 14 yaşındasın ne yapacağını bilmiyorsun. Kulağın bombanın şiddetinden az duyuyor. Etrafta parçalanmış eller, bacaklar, bağırışmalar, siren sesleri. Yazarken bile o anı hissediyor insan, mahvoluyorum. Allah kimsenin başına vermesin.

ben akp'liyim beni chp'li hakim yargılayamaz

taşkala
Alıntılama yaparak bu saçmalığa göz atalım:
"Bir televizyon kanalındaki spor programında sarf ettiği sözlerle Boşnaklara hakaret ederek hakkında, "Halkın bir kesimini sosyal sınıf din mezhep cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama" suçundan dava açılan Rasim Ozan Kütahyalı duruşmalarına katılmadığı mahkeme hakiminin reddini istedi. Gerekçesinde ise, "Ben Ak Parti görüşlü bir gazeteciyim. Dolaysıyla sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a yakın biriyim. İnternetten edindiğim bilgiye göre mahkeme hakimi CHP'den aday olmuştur" ifadesinde bulundu.

Mahkeme hakimi Dursun Ali Gümüş ise tutanağa geçirdiği gerekçesinde, Hiçbir zaman bir siyasi partinin adayı olmadığını belirterek, “Kaldı ki, 2011 milletvekili seçimlerinden Ak Parti'den Düzce milletvekili adayı olarak tarafıma teklif dahi yapılmıştır” dedi.

İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan duruşmaya, tutuksuz sanık Rasim Ozan Kütahyalı katılmadı. Duruşmaya şikayetçi Bosna Sancak Akademik Kültür ve Tarih Vakfı, Bosna Sancak Kültür ve Yardımlaşma Derneği avukatları ile çok sayıda müşteki katıldı."

:) bir şey dememe gerek yok sanırım.

recep tayyip erdoğan'ın 45 günde 39 miting yapacak olması

taşkala
Kaynak http://www.hurriyet.com.tr/gundem/yeni-ekiple-yeni-kampanya-41207903

Haber içinden alıntı:
... KUCAKLAYICI VE KAPSAYICI DİL

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, seçimlere kadar rutin programları dışında tüm mesaisini İstanbul'a ayıracak. AK Parti, seçime kadar geçecek sürede tüm kesimlere hitap edecek daha kapsayıcı ve kucaklayıcı bir dil kullanacak. Erdoğan, ramazan ayı boyunca iftar programları ve ev ziyaretleri yapacak. Ramazan Bayramı'nın ardından ise İstanbul'un 39 ilçesinde 'genel seçim' havasında kampanya yürütülecek. Erdoğan'ın bu kapsamda 39 ilçenin tamamında miting yapması, mesajlarının sosyal medya üzerinden genç seçmene ulaştırılması ve televizyon programlarına katılarak yeni söylemlerin halka anlatılması planlanıyor...

Ben bunu diğer 80 ilde yaşayan tüm milletim adına bir saygısızlık olarak görüyorum. Ben bu milletten değil miyim? İstanbul için 39 miting yapmak nedir? Bir cumhurbaşkanı bir şehrin seçimi için 39 miting yapacak.

Benim ülkemin demir yolu ağı eksik, benim ülkemin ekonomisi sallantıda, benim milletim aç, benim milletim iş kuramıyor ve kursa bile ekonomik sıkıntıdan dolayı batıyor, benim ülkemde cumhuriyet tarihinin en yüksek işsizlik oranı yakalanıyor, benim ülkemde insanlar seçimden bunalmış, benim ülkem bir şeyler yapılsın istiyor, benim ülkem bayramda ülkesini ziyarete gidebilenlerin tamamen gitmesini istiyor, benim ülkem 6 milyon misafiri kaldırabilecek durumda değil.

Ama tabiki de bunların hepsi küçük problemler, büyütmeyin. Hele bir istanbul seçimi olsun, millete para yedirilsin, mitingler için milyonlar harcansın, ödenekler verilsin. ülke bir yana istanbul bir yana kardeşim, rahat durun.

kenan sofuoğlu'nun ünlülere nankörler demesi

taşkala
Dedikleri aynen aşağıdaki gibidir.

altaysozluk.com/foto

sanırım fotoğrafı yanlış koydu. orada akil insanlar, kendisi, bakanlar, peşkeş çekenlerin fotoğrafları olması lazımdı. bu dediklerimin fotoğrafını koyduğun zaman cuk oturuyor dedikleri sayın milletvekilinin. yoksa neden her birinin kendi yetenekleri ile tabiri caizse "tırnaklarıyla kazıya kazıya" gelmesi ancak birilerinin(!) sayesinde olur.

çözüm sokak değil

taşkala
Katılmadığım önerme. Sadece seçimler için geçerli değil çünkü bu. Okulda yemekhane yemeği 2 liradan 3.5 tlye çıkıyor; çevremden destek istiyorum "bu kadar zam olamaz itiraz edelim" diye. Hani tek itirazda düşürülmesi beklediğim bir şey; çünkü zam fazla yapılır, öğrenci itiraz eder ve istenilen zamma geri düşer. Bir kişi bile itiraza gelmedi. Söylendikleri zaman "itiraza hakkın yok, protesto hakkını kullanmadın." diyorum.

Keza seçimlerde de usulsüzlük her yerde var. Biri Hasta olarak hapisten çıkarak belediye başkanı olur, halbuki vatan hainliğinden yatıyordu. Öbürü 3 oyla seçilir, itirazlar kabul edilmez ve oylar tekrar sayılmaz. Ama büyük paraların döndüğü büyükşehirde seçim yenilenir. Provokasyona izin verilmeden yapılan her protesto olmalıdır. Çünkü biz milletiz, biz sesimizi 5 yılda gelen bir sandıkla mı duyuracağız? Hoşumuza gitmeyen şeyi sadece evimizde çay içerken Twitterda herkesin birbirine salladığı bir ortamdan mı duyurmaya çalışacağız?

Sokak provokatörlerin provokasyonlarına izin verilmedikçe mesajın direk iletildiği yerdir.

babil.com

taşkala
Eskiden çok iyiydi. Satış yaptıklarında hediye bile gönderiyorlardı. Sonradan kitapyurdu ve Dr baskın gelince arka plana düştü. İnşallah tekrardan toparlarlar, ben gerçekten görmek isterim.

çay edebiyatı

taşkala
Bir ara herkesin birilerini tavlamak için yaptığı, şairlerin çay ile ilgili güzel şiirlerini okumayı bile bıraktıran silsile. Eğer Tadında bırakılsaydı; hala ara sıra göreceğimiz, hoşumuza o an gidebilecek tadımlık şiirleri etrafta görebilirdik.

wikileaks

taşkala
İllegal yapılan işlerle ilgili belgeleri toplayıp paylaşan bir yayın organı. Bu aralar sessiz olmaları hiç hayra alamet değil.


Dipnot: Aslında bu konu detaylı bir yazıyı hakkediyor, çünkü çok fazla karanlık noktası olan bir konu. Uktem olsun, bunu detaylı olarak yazayım buraya.

tsk konvoyuna saldırı

taşkala
Azez-Afrin arasındaki Türk Silahlı Kuvvetleri konvoyuna terör örgütü pkk tarafından toplar ve havanlar ile saldırı gerçekleşti. Bir kahraman şehit oldu, 3 yiğidimiz yaralandı. Başımız sağ olsun.

TSK bu olayın hemen ardından tel Rıfat'ı dakikada 7-8 kere kadar sertlikte bombaladı. Kırsal alanda da Öso pkk ile çatışma içine girdi.

türkiye'den başka ülkede yaşayamayacak olmak

taşkala
Benim için geçerli olandır.

Evet refah içinde yaşamak hoş olabilir, sakin hayatlarda ömrünü bitirmek insanın arzuladığı şeylerden. Ama bence yurtdışında yaşayan insan yabancıların kültürüne ayak uydurmak için zorlaması lazım. Espirilerin, cümlenin vurguladığın yerlerinin bile farketmesi gerek. Düşünce tarzının bile değişmesi demek.

Herkes hayatının bir döneminde yurtdışında yaşamalı ama bu yaşama ülkesine döndüğünde, ülkesine ve insanlara bir şeyler katabilmeli.

Yurtdışında yaşamaya özenen genç yaşıtlarım, 2-3 yıldan fazlası kendi ülkenizin curcunasını özletir. Kendi ülkenizde yaşayın ve burayı güzelleştirelim. Bizden sonrakilerin böyle bir derdi olmasın.

türkiye venezuela olur mu

taşkala
Ekonomik açıdan hiçbir fark neredeyse yokken (yani para değeri olarak venezueladan sonra en fazla değer kaybeden para bize ait) orada ülke iç savaşa sürüklenmiş durumda.

Belki 1 ay sonra biz de öyleyiz ama sanmıyorum, bizim insanımız bu konuda biraz daha ağırbaşlı ve dibe çok yakın olmamıza rağmen ses etmiyor.

Ha öyle değiliz diye de ses çıkarmaktan geri durmamalıyız. Yoksa her şey doğru sayılır. Siyasi partilerden medet ummadan birey olarak millet olarak ses çıkarmamız lazım.

1 mayıs emek ve dayanışma günü

taşkala
Tüm dünyada çalışanlar tarafından kutlanan bayram olarak adlandırılan gündür.

İşçi Bayramı'na uzanan sürecin ilk adımının 1856 yılında Avustralya'nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri çalışma saatlerinin azaltılması için başlattığı protestolara kadar dayanıyor. Ancak bu protestolar tarihte, ABD'nin Chicago kentinde işçilerin 1 Mayıs 1886'dan itibaren iş gününün 8 saat olması için başlattığı mücadelenin, 1889'da Milletlerarası İşçi Kardeşliği Teşkilatı'nın Paris Kongresi'nde "işçilerin ortak bayramı" olarak kabul edilmesine kadar uzanıyor.

Amerikalı işçilerin, 8 saatlik iş gününü kabul ettirmek için mücadelesi 1884'te başladı. Chicago'da, Trade-Unions (İşçi Birliği) Kongresi de 1 Mayıs 1886'dan itibaren normal iş gününün 8 saat olarak belirlenmesini kararlaştırdı. 1 Mayıs 1886'da ABD'nin büyük kentlerinde beş binden fazla grev ilan edildi. Polisle grevciler arasında çıkan çatışmalarda bir işçi öldü, çok sayıda işçi yaralandı. 3 gün süren gösteriler sonrasında sendikacılardan dördü idam, dördü ağır hapis cezasına çarptırıldı.

Milletlerarası İşçi Kardeşliği Teşkilatı'nın 1889 Paris Kongresi'nde (II. Enternasyonalin 1. kongresi),işçilerin dayanışmaları amacıyla yılda bir günün ortak bayram ilan edilmesi benimsendi. Amerikalı sendikacıların önerisi üzerine o gün ''1 Mayıs'' olarak belirlendi.

başarıya giden yolun sırrı

taşkala
T: BİR olayda olması istenen sonuç için gerekli olan ince detaylar.

Genelde bu soru aklıma öz disiplinimi sağlayamadığım için aklıma geliyor, ve sağladığım zamanlardaki halime imreniyorum. O zamanla şu anımı kıyaslayınca arada şu farklar gözüme çarpıyor;

1- Kendimi disipline etme
2- İnanılan değer/ hedeflenen olgu
3- Erkekler için kadın/anne faktörü - kadınlar için de kadın/anne faktörü

İnsan saldım çayıra mevlam kayıra şeklinde başarıya ulaşamaz. Kendisinde baskı sağlayacak ve onu inandıracak birilerinin olması lazım. Kendisini sıkacak biri lazım insana. Ha bu konu strese sokacak kadar değil doğru oranda olması lazım. Özetle yukarıdaki 3 madde başarıyı getirir. Diğer tüm şeyler bunların varlığında oluşur.

paradoks

taşkala
görünüşte doğru olan bir ifade veya ifadeler topluluğunun bir çelişki oluşturması veya sezgiye karşı bir sonuç oluşturmasıdır. Çoğunlukla, çelişkili görünen sonuç veya sonuçların aslında çelişkili tarafları vardır.

Hayatı aldığın darbelerin öğretmesi

taşkala
En saçma paradigmadır. Ama aynı zamanda da en mantıklısı maalesef.

Dünyanın realitesi neden ne kadar yanlış varsa onun üzerine kuruludur? Neden düşmeden ayakta kalamıyoruz? Neden bütün öğretiler bir yanlıştan geliyor? Peki yanlış olduğuna kanaat getirelemeyen hala onca soru varsa?

Verilecek tüm cevaplar sadece dünyanın gerçekliğiyle alakalı. Oysa altında başka bir şey olmalı. Dur taşkala, gene gereksiz felsefe ile insanların kafasını sıkıyorsun.

23 nisan 2019 tuğgeneral özgür nuhut'un hdp'li belediye başkanı ile tokalaşmaması

taşkala
Haberin detayı: 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm ülkede çeşitli etkinliklerle kutlandı. 23 Nisan'ın coşkuyla kutlandığı yerlerden biri de Kars oldu. Çeşitli gösterilerin düzenlendiği Kars'ta protokolde yerini aldı. Gösteriler başlamadan önce 14. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Özgür Nuhut , protokol konuklarından HDP'li Kars Belediye Eş Genel Başkanları Ayhan Bilgen ve Şevin Alaca'nın tokalaşma isteğini geri çevirdi. Elleri havada kalan eş başkanlar ve meclis üyeleri diğer kişilerle tokalaştıktan sonra yerlerine oturararak gösterileri izledi.(Alıntıdır.)

Bence gayet doğru bir harekettir. Gösteri amaçlı olduğunu düşünmüyorum.

19 nisan 2019 ırak sınırında 4 türk askerinin şehit olması

taşkala
Bugün ki çatışmalarda hainlerin şerefli askerlerimi şehit ettikleri çatışmadır.

Milli Savunma Bakanlığı'nın açıklaması ise şöyle:

“Türkiye-Irak sınır hattında devam eden operasyonlar kapsamında, 19 Nisan 2019 tarihinde teröristlerle çıkan çatışmalarda yaralanan iki kahraman silah arkadaşımız daha yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur.

Çatışmada toplam 4 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 6 kahraman silah arkadaşımız ise yaralanmıştır. Teröristler hava harekâtı ve bölgedeki ateş destek vasıtaları ile yoğun ateş altına alınmıştır. Bölgedeki operasyonlar devam etmektedir.

Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allahtan rahmet, kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır; yaralanan kahraman silah arkadaşlarımıza acil şifalar dileriz.”

17 nisan 2019 akp genel başkan yardımcısı ali ihsan yavuz'un açıklaması

taşkala
İlginç bir açıklamadır. Özellikle dikkat çekilen bir yeri kesitleyip göstereceğim.

... Peki hiçbir şey olmadıysa sandıkta nasıl bu kadar oy aşağı düştü? AK Parti'nin lehine kayıtlara geçildi ve fark azalmış oldu? Hiçbir şey olmasa bile biz diyoruz ki kesinlikle bir şeyler oldu. Kabul edelim, bizim de cumhurbaşkanımız da açıkladılar. Bence bir parça kusurumuz vardı...

Her sandıkta akpli görevli var. Her sandığın güvenliğinden sorumlu kişiler var. Madem bir şeyler olduysa geçmişte de yapılmış olup olmadığını nasıl anlayacağız? Adalet seçimi kazanana kadar mı?

Şahsi fikrim buradaki çaresizlik gözükmekte. Ayrıca recep Tayyip Erdoğan bu kadar konuşmazken (bunun için teşekkür edebilirim, makam ağırlığını koruduğu için), bu arkadaşın bu kadar fazla konuşması da saçmadır.

Konuşmanın tamamı için link: https://www.cnnturk.com/turkiye/son-dakika-ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yavuz-konusuyor

Yönetenlerin birbirlerini önceden tanıyor olması

taşkala
Aslında bu yazacaklarım biraz ilginçtir. Belki de rastlantıdır.

Bir ülke yönetiminde muhalefet ve iktidar partileri hep önceden tanıdıklarla meydana gelir. Parti içi zaten öyle evet ama dolaylı olarak bağlantılı olan insanlar da var. Taraf olarak örnek vereyim; geçen gün sosyal mecraları takip ediyorsanız bir fotoğrafta "Fatih Portakal ile Ekrem İmamoğlu'nun üniversite arkadaşı olduğu" ortaya çıktı. Hafif bir tahlil edersek yıllar sonra zirvede denk gelmeleri tesadüf mü? Bunu birazdan açıklayacağım.

Başka bir örnek olarak devlet bahçeli ile Kemal kılıçdaroğlu'nun üniversiteden sınıf arkadaşı olmaları. Bunu bir televizyon programında kılıçdaroğlu açıkladı.

Bu tür denk gelişler dış güç etkisi, derin devlet etkisi olamaz zannımca. Bu olayın esası rakibin ne kadar iyiyse, sen de o kadar iyi olursun. Ya da ortamda rekabet olursa kendini o kadar çok geliştirirsin.

Eğer üniversite çevrenizde seviyeli bir çatışma yaşayacağınız bir rakibiniz yoksa bir yerlere gelmeniz de o kadar zordur. Çünkü zorluğu başta görmemişsinizdir. Ve çevrenizde sürekli bilgi akışı yapan insanlar yoksa araştıran insan yoksa, haber ağınız yoksa siz de kendinizi geliştiremezsiniz. Son bir örnek verip dediklerimi toparlayacağım.

Her sene geleneksel mısır yarışmasının yapıldığı bir şehir varmış. Kimin tarlası en verimli ise o tarlanın sahibi kazanıyormuş. Birkaç sene boyunca her sene aynı adam kazanmış. En sonuncu yarışmada da o adam kazanınca sormuşlar nasıl kazanıyorsunuz diye. Adam anlatmaya başlamış. "Tarlama çok özenli bakıyorum. En kaliteli gübre ve tohumu kullanıyorum. Aynı zamanda komşu tarlaların da gübre ve tohumunu ben alıyorum" demiş. Soran haberci şaşırmış. Nedenini sorduğunda "Mısırlar tozlaşarak döllenen bitkilerdir. Kendi aralarında tozlaşırlar ama rüzgarla komşu tarlaların da poleni gelir ve bitkiyi döller. Eğer komşunun poleni kalitesiz ise benim mısırım da kalitesiz olur. Kendi mısırım kadar onlara da dikkat etmeliyim" demiş.

Yani özetle demek istediğim şu; dostunu da düşmanını da gelişmeleri için kırbaçla. Onları kışkırt. Varacağın noktada onlar ne kadar iyiyse sen de o kadar iyisindir. Devletin tepesini mi hayal ediyorsun? Sana muhalefet olana da hayal ettir. Ancak böyle varırsın oraya.

cumhuriyet halk partisi

taşkala
Türkçüler, ülkücüler ve milliyetçiler tarafından fethedilmeye başlayan, fethedildikçe chp'nin oylarının yükseldiği ve özüne dönüş ivmesinin hızlandığı parti. Hayal görüyorsun diyenler chp'nin belediye başkan adaylarının hepsine baksın. %80'i dediğim kesimden. İstemeyenler çok ama olacakları engelleyemezler çok radikal karar alınmadıkça.

üniversitede derslerin aslında türkçe işlenmemesi

taşkala
Herkesin en az bir kere fark ettiği bir olaydır. Bölümlerin Türkçe olmasına rağmen derslerde oldukça fazla anlam kargaşası var. Özellikle sağlık bölümlerinde. Bunun kendi gördüğüm sebeplerini sıralayacağım

1- Üniversite hocaları. Türkçe karşılığı olmasına rağmen gidip inatla bozulmuş Türkçe ile not veriyorlar. Örnek veriyorum; "... Bu yapılarda hücreler hayat siklusunu tamamladığında rüptüre olurlar ve..." plaza dili ile ders notu veriyorlar. Sonra dersi niye anlamıyor bu gençler.

2- terimlerin türkçeleşmemesi. Türkçeleşenlerin kullanılmaması. Bu konuda aşırı aşırı derecede sıkıntı var. Terim üretilmiyor. Bu konuda da iki sorumlu var: TDK ve gene hocalar. Aslında daha çok hocalar. Çünkü konuyu bilen, inceleyen ve öğrenen ana kişi hocalar. Ve hocalarla bağlantı kurup yeni kelime türetmeye çalışmayan TDK.

3- özen gösterilmediğinden dolayı ben öğrenciye verilen değeri de sorguluyorum. Bence çok hassas bir konu. Eğer bir akademisyen bu konuda çabalamıyorsa sadece yayınlayacağı 4-5, ne 4-5i 1-2 makaleyi "impact factor" denilen bilim dergisi saygınlık ölçüt değeri 2yi geçmeyen dergilere gönderme ile senesini öldürüyor ise Türk gençliği ne yapabilir?
2

başarabileceğini hissetmek

taşkala
Gelecekte olabilecekleri hayal ederken hissedilenlerdir.

Bende genelde o anda sanki midem bulanıyor gibi olur ama bulantı değil. Midem Düğümleniyor desem,.. Değil. muazzam bir his oluyor. Sanki kalbim değil midem atıyor. Sonra yüzüm karıncalanır ve anlamsız bir gülüş alır yüzümü.

Çok da bir şey hayal etmiyorum; benden sonraki çocuklara olan borcumu, güzel bir ülke bırakabilmeyi hayal ediyorum.

31 mart 2019 yerel seçimleri

taşkala
Oy kullanmayanın hiçbir şeye itiraz etmeye hakkı yoktur diyerek 500 km yolu günübirlik gittim ve geri dönüyorum.

Beni fazlasıyla üzen 2 şey var:

1- gençlerin hiçbirinin umrumda değil. Değil çünkü hile dönüyor diyor. Değil çünkü hizmet almıyorum diyor. Değil çünkü hor görülüyor. Değil çünkü siyaseti ve ideolojileri araştırmaya vakit bırakılmıyor. Değil çünkü önünü görmüyor. Değil çünkü sesini çıkarttığında içeri alınacak korkusu baş salmış. Kapalı kutuda muhafaza ediliyoruz. Kaçabilenimiz de kaçak dövüş oynamak zorunda.

2- seçim kavgaları. Sene kaç olmuş, cumhuriyetin kaçıncı yılındayız hala bunlar dönüyor. Ben şahsen çok üzülüyorum. Ayrıca Bu konuda polisimize de kızıyorum. Pasif kalıyorlar. Gerginliğin olduğu yerde Tedbiri önceden almıyorlar.

Bu seçim de gelip geçer. Hakkımızda güzel olanı olsun.

recep tayyip erdoğan'ın ülkü ocağı’na gitmesi

taşkala
Recep Tayyip Erdoğan ve Haseki (fotoğrafta başka kimseyi göremedim) miting sonrasında Çubuk Ülkü ocakları'na ziyarette bulunuyor.

Olayın planlı gerçekleştiğini varsayıyorum. Ben ittifaka karşı duran biri olarak bu hareketi iki siyasi partiye de yazmam. Bu hareket ülkü ocakları ve Türk milliyetçileri hanesine yazılır. Neden diye sorarsanız (veya saçmaladığımı düşünürseniz) aklıma milliyetçiliğe türlü hakaretten sonra gitmesi 2 şeyin göstergesi benim için.

1- Türkçülüğü kabul etti. Yani sırtını da yasladı diyebilirsiniz ama gücünü ve büyümesini kabul etti. Kendi tabanını modifiye etmeye başladığının göstergesi.

2- AKP seçmenine yol gösterdi. Yani akpnin RTE'den sonra Süleyman Soylu bile gelse devam etmesinin çok zor olduğu bariz belli. Kendisi de bunu bilerek ileriye alternatif sunuyor. Öz MHP tabanı bunu kabul etmiyor. Daha fazla değişmelerini ve doğruya erişmelerini istiyor.

Her neyse güzel hareketler bunlar. Tabi aynı hoşgörüyü diğer partilere de gösterilmesi dileğiyle.
4

mizah sayfaları

taşkala
İnsanları eğlendirmek(!) amaçlı kullanılan, paylaşım yapan sayfalar.

Hepsine yavaştan yavaştan ayar olmaya başladım. Alttan alttan insanlara neyi dayattıklarının farkında değiller. Reklam için para için yapmayacakları şey yok.

Örneğin; çok güzel hareketler bunlar 2 çıktı. Herkes en azından bir kere bakmıştır. İlk duyurusu nereden yapıldı biliyor musunuz? Mizah(!) sayfaları. Şöyle açıklayayım. Programın ilk reklamı verilmeden önce, tam 2-3 ay boyunca belli aralıklarla çok güzel hareketler bunlar 1'in videolarını paylaştılar. Zaten 10 civarı mizah sayfası var 8i düzenli paylaştı. 2 ay boyunca çılgınlar gibi alttan alttan işlediler. 2 ay sonra program çıktı, birden mazi paylaşımı durdu çünkü mazi yeniden yayına çıktı. Ne tesadüf :)

Bugünlerde kürtçe videoların paylaşım sayısı arttı. Seçimlerden sonra bu kadar görebilirseniz ben buralardayım.

Bu gibi envai çeşit olay var. Ürün reklamından şahıs reklamlarına kadar. Mizah sayfası deyip geçmeyin, dikkat edin.

küfür etmek

taşkala
Karşı tarafa aşağılayıcı laf söylenmesi.

Bunun cinsiyet ayrımı yok. Çok sakıncalı ve alışkanlık haline çok kolay bir şekilde gelebiliyor. Sakıncalı olan kısmı karşıya verilen kin hissiyatı değil, kendine olan saygını yitirmene sebep olması. Hiç farketmediğiniz kadar hem de. Aslında her şeyi başlatan gereksiz öbekler.

Sosyal medyada "amk" olmadan yapamıyorum diyorlar. Adama hadi oradan derler. Sanki ilk öğrendiği kelime amk gibi davranan gereksiz özendirme. Tepki gösterilmesi gerek.

tcmb repo ihalelerine 1 hafta ara vermesi

taşkala
Bir iktisatçının yazdığına göre bu politika ve bunla beraber yaptığı diğer politikalar devletin kendine yetmeye çalışmasına "devletçilik" ilkesine kesin dönüş yaptığını gösteriyor. Yani seçimle alakası yok, seçim olmasa da mart ayı son kozlarının oynandığı ay olacağı, günü kurtarıp milli yatırımlara zorunlu destek vermeye başlayacağı döneme geçiş yapılıyor.

Yani o uzun zamandır bağırdığını "devlet destek verse dünyaları fethederim" naralarınızın karşılığı olacak. Ama dünyaları birazcık fethetmeniz zor olabilir, çünkü devlet çağa yetişmek için sizi kullanmak zorunda.

Neyse at gözlüğü takıp kafelerde sürmeye devam.
1

taşkala radyosu

taşkala
Bir iki şom ağızlı güzel arkadaşımızın "devletin satın alamadığı yayın organı" demesinin ardından üçüncü günün sabahını görmeden kapatılan radyodur.

Olsun canı sağolsun, ilk batışını değil ki son çıkışımız olsun.

devlet bahçeli'nin kürtçe konuşan kardeşlerimizin alayının oyuna talibiz açıklama

taşkala
Birkaç kanalın ortak gerçekleştirdiği röportajda geçen konuşmanın bir bölümünde geçen ifade. Geçen yerin tam hali aşağıda.

... Kamuoyunda "Efendim HDP'den vazgeçemeyiz. Bunlar şu kadar oya sahip olan Kürtlerin partisidir." yönündeki ifadeleri anımsatan Bahçeli, "Kürtlerin partisiyse MHP'de Kürtçe konuşan kardeşlerimi nereye koyacaksınız?" diye sordu. "Siz o oylara talip misiniz?" sorusu üzerine Bahçeli, "Tabi efendim, Kürtçe konuşan kardeşlerimizin alayının oyuna talibiz. Çünkü onlar bizim kardeşimiz. Onların içerisinde HDP'li çok az sayıda insan vardır. Meclis'teki yapıyı görüyorsunuz? Kürt kökenli milletvekilleriyle diğerlerini mukayese ettiğinizde her partide var." dedi...

Konu benim için çok daha korkutucu bir yere gidiyor. Benim bu açıklamada gördüğüm şey anadilde eğitim mevzusunun yeniden meclise geleceği. Ya kardeş çok abartıyorsun demeyin, andımız mevzusunu unutmadık hala. Çok da bir farkı yok.

Onun harici oy istemesi ütopik. Gidip kaç kere doğuyu ziyaret ettin? Gitmeden oy istemek olmuyor.

Ve MHP yönetiminde kaç tane kürt var? Hem de kürtçe konuşan?

Yapmayın bahçeli bey, yaramızı dağlıyorsun konuştukça. Türkçü mhp'ye hasret kaldık.
5

e-kitap ile baskı kitap karşılaştırması

taşkala
1 yıl öncesine kadar baskı kitap derdim ama artık oyumu e kitaptan yana kullanıyorum.

Sebeblerimi şöyle açıklayayım:

- ilk olarak israf olayı. Kağıtların özellikle son zamanlarda uyduruk kitapların baskısında kullanılması çok can sıkıcı bir olay. Hem kitap raflarını işgal ederek yeni yazarları engelliyor, hem de bir kitapçıya gittiğimde gözlerimi kanatıyor o manzara. Ee kötü kitaplar varsa iyi kitaplarda var, ne kadar boş bir önerme diyorsunuz ama ben şu açıdan bakıyorum: kaliteli işçilik pahalı olabilir ama zamanla değer kazanır. Oysa ucuz işçiye zaman geçtikçe söversin. Sen bir şeker portakalı alsan,rafında senelerce dursa ve biri istediğinde seve seve verirsin. Ama yeni saçma kitaplarda aynı şeyi yapmazsın "boşver o kitabı" dersin. Ve o kitap o raflarda çürür.

- ben kitap okurken çok fazla not alırım. Roman okurken o an hayal ettiğimi, tarih okurken ilgimi çeken yerleri, ideoloji okurken anlatılmak isteneni not alırım. Hal böyle olunca her aldığım notu farklı renkle vurgulamak istiyorum. Baskı Kitapta aşırı zaman kaybı oluyor. E kitapta baskıya göre biraz daha avantajlı. Daha pratik not alıyorum.

- kitaplarımı alıp getirmeyen çok oluyor, ayar oluyorum. Kardeş gel sana sıfır alayım ama kitabıma elleşme. Hayır okumuyorsun bir de, öylece duruyor rafında eminim. E kitapta öyle bir dert yok. Kafa rahat.

Baskı kitap diyenler kitap kokusu harici iddialarınızı bekliyorum.

uzun vadeli yatırım

taşkala
İnsanların birikimlerini değerlendirmek için kullandığı yöntemlerden daha az tercih edileni.

Daha az tercih edilme sebebi insanların tahammülü olmaması. Oysaki en garantili olanı da bu yöntem.

Sadece mal mülk olarak da bakılmaz uzun vadeli yatırıma. Asıl uzun vadeli yatırım insana yapılandır. İnsana değer vermektir, kaliteli eğitim sunmaktır. Geleceğe zemin hazırlamaktır.

e-kitap okuyucusu

taşkala
Kitapların bilgisayardaki formatlarını okumaya yarayan, farklı ekran teknolojisi ile gerçek kitap hissi yaratan ve çok büyük kolaylık sağladığı söylenilen cihazlar.

E kitap okuyucu modellerinin arasında en çok amazon paperwhite modelleri tutuluyor. Her ne kadar ülkemizde yaygın olmasa da yaygınlaşması artık zorunlu hale gelmiş bir cihaz. Ben kullanan ve işe yaramaz diyen 'kitap okumayı seven' birini görmedim. Kitap okumayı sevmeyen birisi için ha kitap, ha e kitap okuyucu çok da farketmez zaten.

Bence ucuz maliyetli (200-300tl) ve papoerwhite kalitesine yakın cihazlar üretilmeli. Yani yurtdışında pahalı üretilen bir ürünün ülkemizde çok daha ucuza mal edilebileceği biliniyor. İnsanları teşvik etmek lazım böyle bir konuda (teknoloji ithal ediliyor demeyin Apple'da çin'de ürettiriyor ürünlerini. Demek ki neymiş yazılımı üreterek de para kazanılabilirmiş. neyse konumuz bu değil).

Bence okullarda tablet dağıtılacağına (bkz:fatih projesi) bu e kitap okuyucular üretilip bunlar dağıtılmalı. Ömürleri kısa da değil tabletler gibi. En az 6-7 sene kullanabiliyor. Biraz daha malzeme dayanıklılığı için çaba sarf edilirse 1 e kitap okuyucu 2 lise öğrencisi okutabilir ve bu müthiş derecede kar. Düşünsenize her sene bir öğrenci için en az 10 kitap imal ediliyor. Her biri en az devlete 15-20 liradan veriliyordur (verilmez diyenler için şuraya alaycı bir gülümseme bırakıyorum :)) ). Sen bir e kitap okuyucuyu 500 tlye aldın diyelim. En basitinden 4 yıl sonunda 350 TL kar, 2 öğrenci için 1150 TL kar. Geri kalan hesabı da yapınca ortaya müthiş bir israftan kurtuluş oluyor.

Neyse çok konuştum. Uzun lafın kısası alabilen herkes almalı, alamayanlara hediye edilmeli.

taşkala radyosu

taşkala
Düzenli olarak yapmayı planladığım radyo programı.

Müzik koymayı düşünmüyorum, 1 saat boyunca sohbet edeceğim. Gündelik hayattan, haberlerden, siyasetten, gelecekten, sevgililerden ve aklımıza gelen her konudan. Program tutarsa süresini de uzatabilirim, tabi tutması gerek önce.

Dipnot: şu anlık sadece discord üzerinden yapacağım.

nar sözlük

taşkala
Kaç gündür gereksiz muhabbetiyle can sıkan sözlük.

Gençler, hadi herkesi eleştiririm ama kimse beni eleştiremez modundasınız onu anladım. Bizim sorun çözmeye çalışmamızdan dolayı bize de kolay ulaşabiliyorsunuz diye sürekli gelip bir şeyler yapmaya çalışmanızı da anladım. Hadi bu tavrınızın aynısını kopyaladığınız ekşi sözlükte de yapın. Bizimkiler kadar iyi niyetli insanlar görebilecek misiniz? Gerçi ulaşamazsınız bile zaten oralara.

Kendi sözlüğünüzde "siz dengimiz değilsiniz", "türkçüler cahildir" gibi sözlerle insanların kışkırtmasına izin vererek zaten eziliyorsun, daha fazla batırmayın kendinizi. Her bir hakaretin nerelere gitmesine mahal verdiğine de dikkat edin. Sizin gibi kibar insanlardan beklenmeyen şeyler bunlar, lütfen

ilham

taşkala
İlham aslında insanın kafasının sesini duyabilmesidir. Kendiyle aklı arasındaki duvarları kaldırıp bir bütün olabilmesidir. İşte o zaman vücudun hafifler, göz kırpman yavaşlaşır ve sen sadece yaparsın. Farkettiğinde ise ortaya çoktan bir şeyler çıkmış olur.

türk kızları

taşkala
Artık sayılıdır. Günümüz kızlarının artık edepli, adaplı, evinin hanı, erkeğin başarısının arkasındaki, gelenekleri bilen insanlar olduğunu düşünmüyorum. Çoğu 20 yaşına geldiğinin bile farkında değil, etrafta çocuk gibi dolaşıyor. Zengin koca arayan kız sayısı, efendi birini bekleyen kız sayısını çoktan geçti. Diyebileceğim tek şey; özünüze dönün.
1

altay sözlüğün bozması

taşkala
sol kanatta gördüğümde ne oluyor dediğim başlık. Kardeş hele bozulsun ondan sonra sallayın baltanızı.

Üniversite sınavlarına giren öğrenciler gibi "Başaramayacağım başaramayacağım" etrafta felaket tellallığı yapmanın manası yok. zaten Bu sözlüğün amaçlarından biri, bozulan sözlük kültürünü diğer sözlüklerin (Başta ekşi sözlük ve uludağ sözlük gibi) yapamaması sonucu ele alıp kurtarmaya çalışmaktır.

Ekstra olarak, sözlüğün bir doktrini var. Yani sözlük istese de bozulamaz, çünkü bir ideolojiye sahip. Her bozulduğunda etraftan tepki alıp çizgisine döner.

Bu sebeplerden dolayı geçersiz bir önerme.

wordpress

taşkala
Wordpress, hazır site temalarının kullanılarak ve onlara sisteme eklenmiş işinize yarayacak eklentilerle iyileştirme yapılarak kullanılabilen tümleşik internet sitesi yönetim sistemidir. son açıklamalara göre Dünya'da her 3 internet sitesinden 1'i wordpress üzerinden yönetilmekte. Yani anlayacağınız üzere adamlar erişime kapansa internet çağını kapatabilirler (bkz:bgv).

Genelde blog kuranlar tercih ediyor ama bilinen bazı haber siteleri ((bkz:CNN), (bkz:Sözcü Gazetesi)), bazı kurumsal firmalar ((bkz:Adobe), (bkz:Linkedln)) da bu sistemin suyuna ekmek banıyorlar diyebiliriz.

Benzerleri çıkmasına rağmen (bkz:Blogspot) yarışamadığını söyleyebiliriz. Bunun sebebi de çözümlere ulaştıracak yolların ve fazladan yapılmak istenilen değişimlerin (Mesela sitenin temasının değişimi, sitenin SEO çalışmaları) daha kolay ve pratik olması, yani ekstra bir yazılımcıya gerek kalmadan gerçekleşmesinden kaynaklı.

Kullanmak isteyene tavsiye ederim. tabi kastettiğim wordpress wordpress.com değil wordpress.org olanıdır. Asıl wordpress, org uzantılı olandır.

meczup

taşkala
Can Bonomo'nun sözleri gerçekten çok hoş olan şarkısı. Sözleri ise aşağıdaki gibidir.

Bir meczup hali yaman
İçmemiş kalmış harman
Deliye dönmüş ondan
Dönme ey meczup uyan
Dermiş hep aşklar yalan
Korkmam oyunlarından
Sona gidermiş her an
Gitme ey meczup uyan
En ileri durma meczup seni de üzerler
Kimileri var ki meczup derini yüzerler
Kafana da takma meczup yoluna bakarlar
Hiç oralı olma meczup seni de yakarlar
Yalanların arkasından, gitme meczup
Bu kadar mı kolay?
Yabanların bahçesinden, geçme meczup
Bu seni sen yapar
Bir meczup hali yaman
İçmemiş kalmış harman
Deliye dönmüş ondan
Dönme ey meczup uyan
Dermiş hep aşklar yalan
Korkmam oyunlarından
Sona gidermiş her an
Gitme ey meczup uyan
En ileri durma meczup seni de üzerler
Kimileri var ki meczup derini yüzerler
Kafana da takma meczup yoluna bakarlar
Hiç oralı olma meczup seni de yakarlar
Yalanların arkasından, gitme meczup
Bu kadar mi kolay?
Yabanların bahçesinden, geçme meczup
Bu seni sen yapar
Kafana da takma meczup yoluna bakarlar
Hiç oralı olma meczup seni de yakarlar
En ileri durma meczup seni de üzerler
Kimileri var ki meczup derini yüzerler
Kafana da takma meczup yoluna bakarlar
Hiç oralı olma meczup seni de yakarlar

Hadi sizi şarkının linkinden de mahrum bırakmayalım: Hadi hep beraber

meczup

taşkala
Tanrı'ya, İlah'a veya Allah'a (artık hangisiyle hitap ediyorsanız seçersiniz) mecnun olan kişidir. Bu tür insanları etrafta fazla göremezsiniz; ya delirmişlerdir, ya da evlerinde inzivaya çekilmişlerdir. Gönül bağları o kadar sağlamdır ki (çoğu dinde geçerlidir bu) gönüllerinden kötülük bulamazsınız.

İslam dininde tarikat liderlerinin normalde böyle olması lazımdır ama çoğu sahtekarlık yapmaktadır. Gerçekten meczup olan birisi bu tip oluşumlarla uğraşmaz.

mecnun

taşkala
Çok fazla sevdalanmış deli demektir aslında. Hatta direk de deli diyebiliriz. Ama dilimizde genelde "aşık" anlamında kullanılıyor. Arasında çok ince bir fark var aşık ile. Ben sırf o ince fark için mecnun 'u aşığa yeğlerim.

fırat yılmaz çakıroğlu

taşkala
Son ocaklı şehidimizdir.

Şehit edilmesinin sebebi sadece ocaklı olması değil. Şehit edilmesinin asıl sebebi Ege'yi birleştirmeye çalışmasıdır. Ege üniversitesi'nde atatürkçü düşünce derneği ile "ege'de birlik var" adı altında bir yürüyüş gerçekleştirmiştir. Bu hem siyaset için hem toplum için çoğu kişinin yapmaya cesaret edemediği bir yürüyüştür.

Bu yürüyüşten sonra birçok saldırı almıştır, bir noktadan sonra polisten koruma da talep etmiştir. Ama genede hainler fırat reisi şehit ettiler.

Fırat reis'in şehadeti bir ocak mevzusu değil, bir memleket meselesi aslında. Birliktelik oluşturmaya çalışan her vatan sevdalısının başına her seferinde bu tip suikastlere uğraması çok tuhaftır. Buna dikkat etmek gerek. Ve unutmamak gerek.

Kinimiz diri reis, vatan haini olan şerefsize haddini bildirmek için üzerime düşeni yapacağıma and içerim, sözüm olsun sana reis.

türkçe

taşkala
Dünyanın ilerdeki resmi dili veya en fazla kullanılan 2. Dili olma "potansiyeli" olan dilimiz.

Kendimce şöyle bir mantığım var, dünya asya'ya dönüyor. Asya'da çoğu ülke Türkçe ile etkileşimli veya direkt türkçe'nin farklı lehçesi durumundalar. Bu da kullanım ihtimalini arttırıyor. Tabii direkt olmaz. Türk-i cumhuriyetlerin bu süreçte güçleneceğini düşünüyorum. Doğru adım atılırsa ve baskı kırılabilirse türk birliği bile görebiliriz 30-40 yıl sonra.

Hayalperestlik bu diyebilirsiniz ama ben olabilme ihtimalini düşünüyorum, emperyalizmin çin'in önünü kesmek için son çare diyeceği bi oluşum ve ve olabilir. Saçma yazdım ama demek istediğimi anladınız siz.

milliyetçi hareket partisi

taşkala
50. Yılındadır. 50 yılda bir çok şey değişmiştir. Önce Türkçü olarak başlayış ardından Türk-İslam senteziyle devam eden ve son zamanlarda da Türk kavramlarına yeterince sahip çıkamayan parti haline gelmiştir. Bir zamanlar sevdalısı olanlar, bu olanları gördükçe içlerinde bir sızı durmadan sızlıyor. İnşallah bu hal fazla uzamaz.

kızılderililer türkmüş

taşkala
Artık bu işlerin DNA ile yürümediğini,büyüdüğün ve sahiplendiğin kültür ile gerçekleştiğini kabul etmek gerek.

Bu olay Kayıp kıta mu olayına kadar gider. Ön-türk olarak aynı atadan gelmişiz ama artık bağımız yok. Bunun aynısını italyanlar, japonlar, macarlar gibi kavimlere de söyleyebiliriz. Yani bu konuda sadece aynı atadan geldiğimizi kanıtlayabiliriz sadece.

82 el salvador

taşkala
El Salvador'daki seçimde ilk turda %50'den fazla oy alan Filistin asıllı Osmanlı torunu Nayib Bukele'nin seçimi kazanma ihtimali artmasından dolayı oluşan yeni akım.

Gelelim merak edilen soruya: Eğer seçilirse bize faydası olur mu? "Artık el salvador'da, filistin asıllı ve önceki osmanlı torunlarının yaptıkları" gibi soruların cevabı verilirse sanırım bunun da cevabı ortaya çıkar.

ekşi sözlük yazarlarının şeref düzyatanlar ile imtihanı

taşkala
Birkaç gündür insanları trollemesiyle meşhur twitter fenomeninin, son olarak ekşi sözlük yazarlarını trollemesi ile gerçekleşen, ekşi sözlük yazarları hariç herkesi güldüren olay.

Olay şu tweetlerle başladı:

altaysozluk.com/foto

Ve ekşi sözlükte bir anda entryler girilmeye başlandı ve bilin bakalım ne oldu? gündemin zirvesi şeref düzyatanlar :)

Orada atılan her entry ile ekran görüntüsü alıp dalga geçmeye başladı. Olayın farkına varanlar da oldu ama nafile.

En son dayanamadığını düşünerek şu tweetleri attığını görüyoruz:

altaysozluk.com/foto

Demek ki neymiş? Biz çok biliriz diyerek ortalıkta değerlerimize saldırıp, entelektüel takılmayacakmışız. Temennim bu olaydan ders çıkarmalarıdır.

vs yerine kullanılabilecek alternatif kısaltmalar

taşkala
VS: Versus'un kısaltması olan yabancı kökenli bir kelime. Türkçe karşılığı "karşı" kelimesi.

Başta sözlükler olmak üzere insanlar araştırma yaparken "vs" ingilizce kısaltmasını kullanıyor, "-e karşı" yerine.

Bu konuda kısaltma olarak karşının kısaltması yok. "Krş" diye kısaltılamıyor, çünkü krş, "kuruşun kısaltması". Ben karşılaştır fiilinden yola çıkarak "krşl" kullanılabileceğini düşünüyorum. Dilimizin yapısına uymasa da yabancı kelime kullanmak yerine yapısı bozuk bir yazımı yeğlerim.

dağarcık donlu

taşkala
(bkz:köylü) demekmiş. Yani eskiden kullanılan sonradan kullanımı bırakılan bir sözcük anladığım kadarıyla. Kafamda etimoloji ile nereden çıkmış olabilir diye çok düşündüm ama çıkaramadım.

Rast geldiğim kitabın ismi Ahmet Özgür Türen'in "köy enstitüleri dosyası" kitabı. Denk geldiğim yerin alıntısı şu şekilde:

..." İşte okuyup kendimi kurtarmak için buraya geldim. Muhteşem binaların içinde yaşıyorum. Fakat gene dağarcık donluların (köylülerin) ekmeğiyle beslenmekteyim. Kendimi kurtaracağım deyince şimdi nasıl utanmayayım? Milyonlarla kendi göbeği arasındaki bağı nasıl keseyim? Onları nasıl unutuvereyim? Bu memleketin efendisinin sürünmesine nasıl razı olayım?"...

gece

taşkala
Herkesin bildiği, anlattığı, benimsediği, bazılarının korktuğu, bazılarının yalnızlığını pekiştirdiği yıldızların veya ayın aydınlattığı zamandır gece. Öyle hoştur ki aslında, kimse kaçmak istemez, gelmesini bekler herkes. Kimisi uyumak için, kimisi tamamen o vakitte çalışabilmek için. Güzelliği, kötülüğünü hissettirmez aslında. Hoş, kimse buna da bakmaz ki.

hosting

taşkala
Türkçesi Barındır hizmetidir. Hosting veya Barındırma, bir web sitesinde yayınlanmak istenen sayfaların, resimlerin veya dokümanların internet kullanıcıları tarafından erişebileceği bir bilgisayarda tutulmasıdır. Barındırma hizmeti web sitesinde bulundurulmak istenen içeriğin yüklendiği ve web sayfasının arka yüzüdür.

macera

taşkala
İnsanın başından geçen heyecanlı, ilginç olay ya da olaylar dizisidir.

Her insanın başından iyi veya kötü illa bir macera olayı geçmiştir. Bunu anlatmayı becerebilenler de her zaman çevrelerinde popülerdirler. Hatta bazıları sırf bu yüzden başından geçmese bile kendisi yaşamış gibi anlatır :)

serdar aziz'in fenerbahçe'ye transferi

taşkala
Serdar aziz transferin son gününde fenerbahçe'ye "bedelsiz" olarak transfer oldu. 4 yıllık da kontrat imzaladı.

Olması beklenen transferdi. Galatasaray camiası o kadar beleşe gidemez, bedavaya oyuncu göndermeyiz diye söylenirken forvet transferinde bu olayı araya sıkıştırıp hallettiler.

dergi

taşkala
Dergi sözlük anlamıyla; sayfa sayısı, düzeni, biçimi ve içindeki yazılar bakımından gazeteden ayrı özellikler gösteren, genellikle aylık, on beş günlük ya da haftalık gibi belli zaman aralarıyla yayımlanan süreli yayındır.

Genelde gazetelerde işlenmeyen ama gündelik hayattan parçalar barındıran ve insanların rahatlamasını sağlayan yazılar bütünüdür. Bazıları ün yaparak satışı amaçlar iken, bazıları ise kaliteyi amaçlayıp satış kısmıyla fazla ilgilenmez. Bu tercih meselesidir ama bence kalite seçilmelidir. Çünkü şimdiye bırakmıyorsun o yazıları, geleceğe de bırakıyorsun. Hal böyle olunca ona göre de bir şeyler yazılmalı.

galaksi

taşkala
Galaksi, kütle çekimi kuvvetiyle birbirine bağlı yıldızlar, yıldızlararası gaz, toz ve plazmanın meydana getirdiği yıldızlararası madde ve şimdilik pek anlaşılamamış karanlık maddeden oluşan sistemdir. Diğer ismi gökadadır. (bkz:gökada)

yandex

taşkala
Şu anda arama motorları arasında kullanılma sıklığı olarak 2. Sırada olan arama motoru. Google'ın altyapısını kullanıyor.

Bazı özellikleri gerçekten güzel ama gerçekten bir şeyler yapmaları gerekiyor artık. Bi fark koymaları lazım ortaya.

sözlükte online olup yazmayan yazar

taşkala
O an aklında başka bir şey vardır, ne yazabileceğini bilmiyordur,bir şeyler öğrenmeye gelmiştir. Bu tür sebepleri çoğaltabiliriz. Olacak bunlar. Belki bi gün sadece kullanıcı sayısının 1.5 katı entry girilirken başka bi gün 15-20 katı girilebilir. Bu o anki insanların durumuna bağlı, ve ayrıca sözlükte etkileşime açık başlıklara bağlı. Çok da kasmaya gerek yok sanırım. İleride böyle bir dert kalmayacaktır muhtemelen.

trump'ın o açıklaması beni de şok etti

taşkala
Olayın perde arkasına bakarsak; biz akdenizde çıkarılacak petrole karşılık maduro'nun arkasında durmaktan vazgeçtik. ABD bırakmaz demeyin bırakmak zorunda; çünkü pasifikte çin'e gücünü yettirebilmesi için tüm gücünü kullanmak zorunda. Türkiye'yi de rusya'nın ve almanya'nın güçlenmesine karşılık güçlendirmek zorunda. Yoksa kendisi çok büyük zarar görecek. Peki nereden biliyorum? Amerika kaynaklı birkaç haber kanalı son 1 yıla yakın süredir türkiye ve türklere amerikan halkının ılımlı baktığına dair yaptığı haberler, suriye'deki danışıklı dövüş gibi bir çok ipucu görmek mümkünö

Ha maduro'nın kısa sürede düşmesinin bize hiçbir faydası yok. Destekliyoruz da maduro'yu. Çünkü kısa sürede düşer ise akdeniz'de vadedilen petrolü alamayız. O yüzden büyük ihtimal gizliden mit elemanları gitmiştit bile maduro'nun yanına, açıktan da böyle açıklamalar yapılıyor.

ortak türk dili alfabesi

taşkala
Tüm türk-i devletlerin ortak olarak kullanabilecekleri yeni bir alfabe.

Aslında aynı alfabe olmasa bile 20. yüzyılın başlarına kadar anadoludan orta asya'ya giden birisi oraya 1 hafta içinde adapte olup konuşabilecek kadar yakın idi lehçeler (kimse çıkıp şimdi demesin ne alaka diye, halk dilimiz oldukça sade idi). Şimdi ise neredeyse 0'dan başlamak gerek. Çünkü dillerimiz 20. Yüzyılıın başlarında çeşitli sebeplerle farklılaşmaya başladı (sovyetlerin orta asyaya baskısı, bizim dilde sadeleşme çalışmaları ardından gelen araplaşma zihniyeti gibi birden fazla sebep buunmakta).

Şu anda bunu gerçekleştirmek mümkün mü? Hayır. Ama bunu 15-20 yıl sonra gerçekleştirebiliriz. Zamanla oluşabilecek bir şey. Peki ne kazandırır, ne kaybettirir?

Öncelikle dünya çapında güç temsil ederiz. Nasıl bir rusya "federasyonu", avrupa "birliği", amerika "birleşik" devletleri gibi biz de "Türk Devletler Birliği" oluşturmuş oluruz.

Onun haricinde bilginin yayılması ve evrenselleşmesi çok çok daha kolaylaşır. Nasıl şu an ingilizce bir evrensel dil ise, biz de oldukça büyük bir coğrafyada ortak dil oluşturmuş oluruz ve 40-50 yıl sonrasında ingilizceyi tahtından bile edebilir.

Bu ve bunun gibi oldukça sebep var elimizde. Olumsuzluklarına gelecek olursak dil gelişim potansiyelini kaybedebilir. Yani o kadar büyük coğrafyada bulunan bir dil etraftaki ülkelerin dilinden etkilenmesi oldukça azalır, bence bu biraz kötü bir olay. Evet dilde yozlaşmaya karşıyım ama buna yozlaşma değil "etkileşimi" açısından bakıyorum. Yani Her şeyi kendinden çözmesi gerek dilin, kendisinin bir şeyler üretmesi demek.

Daha çok olumsuzluğu vardır illaki ama ben bu hayalin güzel yanlarına bakmayı tercih ederim ve bence gerçekleştirmeliyiz.

mustafa kemal kitabının 2500 tl'ye satılması

taşkala
Yılmaz özdil'in kitabı olan mustafa kemal, özel baskısıyla 1881 tane basılacak. Saat 9'u 5 geçe satışa çıkarışacak bu özel seri 2500 tlden satışa çıkarılacak.

Yaklaşık olarak 4.5 milyon tl ciro elde edilecek, hepsi birden satılırsa. Bu satışın atsızın bozkurtlar kitabının özel seri halinde 230 liradan satışından sonra "Atsız'ın kitabına 230 verenler, Atatürk için 2500 tl verirler." mantığıyla hazırlandığını düşünüyorum. Değmez de yani 2500 tl. Sonuçta bir nutuk kitabı 15 tl :)

Bunu nutuk için yapmış olsalar, eminim ki bu kadar tepki çekmeyecekti. Hatta insanlar sıraya bile girerdi, kimse atatürk'ü pazarlıyorsunuz demezdi. Ama şimdi işin içinden çıkabileceklerini pek sanmıyorum.

kürdistan

taşkala
Kabul etmesem de kurulacağı gerçeği can sıkıyor. Devletimizin 2015'ten önce güttüğü politika darbe ile değişime uğramadı ve devam ediyor. Kendi ellerimizle kuracağız gibi ilerliyor. Tabi son anda cayılabilir ama bu yola girilmemeli. Nerede kurulacak derseniz;sınır komşuluğumuz yüksek ihtimal olmayacak. Arada yeni bir devlet veya devletler olacak. Peki sen nereden biliyorsun? Diyeceksiniz. Siyaseti okumak gerek. ABD'nin NATO'dan çıkmak istemesi ve NATO'yu Türkiye'ye bırakması boşuna değil. Eğer güçlenmezsek ileride fiziki olarak olmasa bile büyük oranda su-gıda-piskolojik savaşlara maruz bırakılacağız. Ve bu devletin kurulmasına izin vereceğiz.

türkiye'yi bekleyen tehlikeler

taşkala
Ülkemizi zor durumda bırakacak olası riskli durumlar.

Aslında çok fazla var ve genelde gelecekten yazarım bu tehlikeleri ama bu sefer şimdiki zamandan bahsedeceğim. Katarlılar.
Bunların verdiği tehlike hissini şöyle vereyim; ülkeyi ele geçirdiler. Ülkemizde öyle bir mülkiyet sahibi oldular ki;Olası bir hükümet değişiminde ülke ekonomisini yokuş aşağı freni patlamış kamyona çevirebilirler. Medyada, silah sanayide, emlakta, turizmde ve sayamayacağım kadar çok alanda yayılmaya başladılar. Yani bir darbe oluşturmak için her şeye sahipler. Çıkarlarımız çatıştığında aleve atabilirler, güvenmiyorum katarlılara ve mensup oldukları millete.

akkurtlar

taşkala
Kurt gibi asil bir hayvanın böyle itibarsızca bir ifade de kullanılması tutarsızlık belirtisi aslında. Bunu türeten kişi hem siyasal islamcılara hem milliyetçilere kin güdüyordur yüksek ihtimal.

kaliteli yazı

taşkala
Tanımlaması zor ama şöyle açıklanabilir: "İnsanların araştırdığı konu ile ilgili edinmek istediği bilgilerin doğru anlatım biçimiyle okuyucuya iletilebilen bir araç."

Yaklaşık 2 yıldır sözlüklerde yazı yazıyorum. İnsanların neden hep sözlüklere kaliteli içerik yazmayı zamanla terketteğini düşünüyordum. Ve sanırım bunun cevabını buldum da. Bence mesele insanların yazamaması değil. Mesele insanların çıkarının olmaması. Özgün içerik üretebilen tüm insanlar, bunu paraya dönüştürebiliyor ve onun için yaptığı şeye bir karşılık oluyor. Hal böyle olunca saksıyı çalıştırmayanlar veya o tip işlere girince istediği verimi alabileceğini düşünmeyen insanlar yazıyor sadece.
Bir de olayın farkında olanlar var. Onu da kısaca şöyle anlatayım:
- A sitesinin teknoloji forum sitesi olsun. Sen bu forum sitesinde araştırdığın bir konu ile ilgili başlık açtın diyelim. Başlığımız "2000-2500 TL arası bilgisayar önerileri" olsun. Bu başlığı açarken sen hiçbir şey kazanmıyorsun. Ama A sitesine bağlı olan teknoloji forum sitesinin sahibi o sayfaya her girildiğinde ve cevap yazıldığında oradaki her bir reklamın gösteriminden kaldırdığı para dudaklarınızı uçuklatır. Sen sadece ufak bir başlık açmıştın oysa ki değil mi :) bir de bunu kaliteli özgün içerikler boyutunda ele alalım. O zaman kazanılan miktar da kat be kat artıyor. İşte o yüzden bilen ve farkında olan insanlar kolay kolay yazmıyorlar. Kendilerini herkesin sömürmesine kazançları olmadıkça izin vermiyorlar veya izin verseler dahi buradan geri dönüt alacaklarını biliyorsalar yapıyorlar.

ötekileştirme

taşkala
Tanım: Belli bir kişiyi, kesimi ve toplumu farklılıkları dolayısı ile ayırmak, dışlamak. Ayrımcılık.

Biz türkçülerin yaptığı en büyük hata bu aslında: "ötekileştirmek". Bunu çözmemiz gerek. Mesela hala yapılan en büyük hata "ırkçılık" yapıyor çoğumuz. Pkk'ya sövmek, saydırmak isterken pkk yerine "kürtler" diyor başlıyor saydırmaya. Hoopp dur abisi derler orada. Madem ırkçı değiliz derdimiz Türk olanı daha çok sevmek ve bu milleti yüceltmek ise önce ahlakımızı düzelteceğiz.
Sevmeyebilirsin, en doğal hakkın ama saygısızlık yapmamalıyız. "Ama onlar bunları bunları yapıyor biz karşılık vermeyelim mi?" diyeceksin ama dememelisin. Evet biz intikam alabiliriz kolaylıkla, bizden daha delikanlısı yüreklisi varsa çıksın karşımıza. Bunda sıkıntımız yok. Ama çağ değişti artık. Artık kavgaya dövüşe ayıracak vaktimiz yok. Diğer devletlere yetişmemiz lazım, bizim herkesten çok çalışmamız lazım. Herkesten çok okumamız lazım. Herkesten az uyuyup çok yol almamız lazım.
Bunların hepsi için birliktelik lazım. O birlikteliği sağlayacak fikir alt yapısı bizim türkçü ideolojimizde fazlasıyla var. Bu ideolojiyi çekmeyin başka yerlere; ötekileştirmede kullanmayın. Yoksa her seferinde bir şeyleri yeniden anlatmaya başlıyoruz..

istanbul

taşkala
Tarihin her safasında dünyanın başkenti olan bu şehir, son yüzyılda hatta yüzyıl bile değil; son elli yılda beton döküntülerinden oluşan bir mezar haline getirildi. Öyle bir berbat edildi ki, tarihe isyan ettirildi. Öyle bir kötüleştirildi ki, seveni kalmadı. Öyle bir ötekileştirildi ki "Seni yeneceğim ulan İstanbul!" diye gelen giden vurdu. Bize ise kültürü mahvolmuş, beyefendileri yokedilmiş, ahlakı terkedilmiş bir yığın kaldı.

İnşallah bir gün o güzel eski günlerine sahip çıkılır ve o güzel istanbul'u biz de görürüz. Görürüz değil mi?

türk milleti

taşkala
Sanırım Türk milleti genetik olarak alzheimer hastası. Çünkü bu kadar çok hainlik olayını, bu kadar çok ezilmeyi, bu kadar çok şeyi unutup sineye atabilmek, imkanı yok başka alamet olamaz.

Alzheimer hastası olmayan azınlık için ise şu atasözü harfi harfine, her zaman, her durumda geçerlidir: "Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz."

faşizm

taşkala
Bir ırkın diğer ırktan kat be kat üstün olduğunu söyleyen düşünce akımı.

Özellikle ülkemizde insanların okumamasından dolayı bu düşünce bazen hiç alakası olmayan bazen de çağrıştıran ama arada ince çizgileri olan fikirlerle oldukça karıştırılıyor. Hem bunu diyenlerin konuya hakim olmaması, hem de dedikleri kişilerin ne dendiğini veya neyi savunduklarını bilmemesi bu düşünce akımının ulu orta ortalıkta dolaşmasına sebep veriyor.

Vardır elbet çözümü, belki de yarın bile uygulanabilir. Ama kimin işine gelecek ki :)

survivor

taşkala
Acun Ilıcalı'nın Show tv'de başlayıp, tv8'de devam eden; bizim çocukken oynadığımız oyunların biraz değiştirip insanlara sunulmuş yarışma programı.

İnsanlar nedense ağızları açık izliyor bu programı. Neden izlediklerini kendileri bile bilmiyordur eminim. Gerçi var bir sebepleri: "beyni uyuşturma". Yasal uyuşturucu görevi görüyor kesinlikle.