confessions

taşkala

Teoman - Toktamış yazar

  1. toplam giri 164
  2. takipçi 7
  3. puan 6586

harmonia

taşkala
sözlüğün en iyi yazarı. Yazdıklarını tek tek okuyabilirsiniz; ne anlatım bozukluğu bulabilirsiniz ne de bir imla hatası (gözden kaçan oluyor elbet). Ruhunda editörlük ve tamam olmuşluk var, yani her şey kendisinde net ve hayatı çözmüş. Yazıları çoğu kişi için kafa açıcı ve sade. Altay sözlük'ün en büyük değeri, herkes gitse kendisinin kaybedilmemesi lazım. Dedeye sahip çıkalım :)

milletçe cahil olmak

taşkala
Hala akıllanmamış böyle gelip böyle gideceğimizin işaretidir. 60'larda neyse şimdi de odur.

Efendim niye böyle söylüyorsun? Demeyin arkadaşlar. Bal gibi de derim. 60'lı yıllarda devrim adında bir araba yapmıştık hatırlarsanız. Zamanına göre mükemmel dizayn edilmiş, hala bile prototipinin çalıştığı bir araç. O zaman ne demişlerdi, hatırlayalım: "efendim araba bizim neyimize, biz tarım ülkesiyiz, yabancı ülkeleri kızdırmayalım" gibi laflar söylendi. Seri üretime geçilmesindeki en büyük engellerdendi.

Haberleri bugünlerde takip ettiyseniz uçan arabanın prototipi yapılmış ve tanıtımı yapılacak. Kendi adıma söyleyeyim çok mutlu oldum, yapanı da tebrik ederim. Ardından sosyal medyaya göz atayım dedim. Vay efendim "daha karada yürüyeni yapamamışmışız" , vay efendim "bu da Amerika'dakilerden kopyaymış", "kimseler almaz" falan.

60 yıl önce o günün insanları bağımsız olmayı akıl etseydi şu an bu durumda değildik. Bundan 60 yıl sonra da torunların sana sövsün istemiyorsan yapılana sahip çık. Cahilce yorumlar yapılmasına izin verme.

Fikir yapımızı değiştirmek dileğiyle.

2.abdülhamid

taşkala
Çok başarılı ve doğru stratejileri olduğunu düşünmesem de yaptığı güzel şeyleri ve başardıklarını inkar edemem. Benim için istibdatçı yönleri vardır, masum değildir.

Atatürk ile karşılaştırılması da mantıksızdır. İkisi de atamız ve hataları ile seviyorum ikisini de, sevmeliyiz de. Birini az birini çok sevmemiz kapı dışı etmemizi gerektirmez.
1

kaliteli insan

taşkala
Kaliteli insan dediğiniz de birden çok anlamı vardır ve farklı kişiliklere çıkabilir bu tanımlama. Bu insanın tercihleri çok iyi ve beyefendi biri ise kaliteli insan diyebilirsiniz. Bu açıdan bakıldığında Vedat milor kaliteli insan tanımlamasına girebiliyor. Veya çok bilgilidir ve bilgisi sizi gayet tatmin ediyordur, sizin için kalite, bilgidir. Veya sizi dinliyordur, çözümler üretiyordur size destek oluyor düştüğünüzde kaldırmaya çalışıyordur. O zaman da sizin için kalite, dostluktur. Belki de çizgisinden sapmayan, tavizi vermeyen ve gerektiği kadar sert olabiliyordur. Sizin için kalite, liderliktir.

Birden fazla açıdan kaliteli bulabilirsiniz ve illa bir perspektiften bakmak zorunda değilsiniz. Ama kaliteli insana denk geldiğinizi ancak duruşundan ve tavrından anlayabilirsiniz.

Küçük bir dipnot düşmek istiyorum, dediklerimle bağdaştıracak bir yer bulamadım ve dipnot olarak düşmek istedim. kaliteli insan modelinde en çok lider karakterli olanlar yanlış anlaşılıyor ve yalnız bırakılıyor. Düşündüğünü net söylediğinden dolayı yuvarlak karakterli (karaktersiz) insanlar yanında durmayabiliyor. O yüzden yalnızlık, bir parametre sayılmamalı.

yeni terimler üretmek

taşkala
Bu konu biraz karışık aslında. Çünkü birkaç farklı şekilde gerçekleşiyor. Bu yeni terimler, deyimler veya anlamlar ya insanlar günlük hayatlarına devam ederken doğal bir şekilde çıkıyor, ya ilgili kurum (bkz:Türk Dil Kurumu) bununla ilgili çalışma yapıyor ya da yazar-şair etkisi ile ortaya çıkıyor.

Ben yazar-şair etkisi ile ilgili birkaç cümle telaffuz etmek istiyorum. Yazarların veya şairlerin, yazılarında veya şiirlerinde kelimeye yüklediği anlam veya cümleye yüklediği anlam oldukça etkili olabiliyor. Her zaman olacak bir durum değil ama bir dilin anlam derinliği ve kelime zenginliği kazanabilmesi için bu tür kullanımların artması ve insanların kısıtlı kelime dağarcığının arttırılması lazım. Bunu da bence yazarlar ve şairler başarabilir sadece. Derdini anlatmak için sürekli çabalayan insanlar ancak bir şeyler yapabilir.

insanı en çok üzen durumlar

taşkala
Birkaçını yazacağım buraya, içimdekileri açayım göremeyenler için.

İlki gerçekten yalnız savaştığını hissetmek. Benim dizlerimin bağı çözülmüştü en çok desteğe yardıma ihtiyacım olduğu anda. Tek direndim, çabaladım ama gelen vurdu giden vurdu :) çok yıkmıştı beni ama böylece yola çıkarken her zaman tekmişim gibi çıkmayı öğrettiler sağolsunlar.

İkincisi sevdiğin insanın seni artık sevmemesi ve seni kırmaktan çekinmemesi. Bu en yakın arkadaş olabilir, sevgilin olabilir, kim olarak değerlendirirsen artık. Ben kombo yaptım bu konuda da, yine :)

Daha fazla açmayacağım, vazgeçtim. İnsanlar neden sürekli üzgünsün diyor, neden sürekli melankolik veya rap parçaları dinliyorsun diyor. Yaşama hevesi bırakmıyorsunuz çünkü. Herkes çok bencil, bu kadar bencil olmayın.

sözlük yazarlarının aldığı kararlar

taşkala
hayatımı yüzeysel yaşamaktansa, ince detayların kattığı güzelliklerle ona değer katmayı yani ince ruhlu biri olmaya karar verdim; çünkü yüzeysel yaşayınca hayatın tadına varamıyorsun, hiçbir şey istediğin gibi gitmiyor.
Ben artık detaylarda boğularak yaşamayı tercih ediyorum; böylece hem kendime, hem karşımdakine, hem de yapacağım işe daha fazla değer vermiş olacağım.

sözlüğün en asabi yazarı

taşkala
Ihım ıhım

Hey hey hadi bakalım Gucci Gang Gucci Gang nasıl yapalım?
Mekanın sahibi geri geldi
Bebeleri pistten alalım alalım


Hassas olduğum konularda sevdiğim insanlara zarar gelmeyecekse kendime zarar gelmesinden asla çekinmem, sinirimi karşıya yediririm.

dengesiz insan

taşkala
Karakteri tam oturmamış veya başı dönmüş, kafası karışmış (aşk, maddi durum, belli başlı zor durum vs.) insanların ne dediğinin tam belli olmaması. Özellikle siyasette bu tip insanlar çok fazladır. Örneğin dün pkk ile oturanların, bugün vatan millet demesi bir çeşit dengesizliktir. Şerefsizliğe de girer gerçi ama konumuz dengesizlik.

Seven insan da dengesizdir, ben sevip de dengesiz olmayan tek insan görmedim. Ne yapacağını bile şaşırıyor, ne dediğini bilmiyor. Bence dengesizlik böyle güzel ama karşı taraf ne kadar sempatik bulur bilinmez.

mesajların karakterinin olmaması

taşkala
İnsanların karşısındaki insana ne söylemek istediğini anlamak yüz yüze değilken çok zordur. Nedeni ise yazılanların nasıl bir durumda yazıldığı bilinmemektedir, az çok tahmin edersin karşındaki insanı tanıyorsanız ama tam anlamıyla bilemezsiniz.

Konuyu şu konudan bahsederek detaylandırayım; "sevgili mesajları". Sevgililer (flörtler, aşıklar, ilk kez tanışanlar vs. hepsini bu kategoriye koyabiliriz.) günün uzunca vaktini konuşarak geçirirler. Bazen araşarak, bazen de görüntülü sohbet ile konuşurlar ama çoğu zaman, özellikle günümüzde, mesaj ile sohbet ediliyor, ediyoruz. Sabah uyandınız, ve bir "günaydın :)" mesajı. Bunu gerçekten yazdığına inanmak ne kadar doğru? Yani bir zaruretten yazmadığına, veya narsist bir insanın kurbanı olmadığınıza ne kadar inanıp güvenebilirsiniz? Güvenmek bu kadar kolay mı?

Şahsi fikirlerime gelecek olursak, belli bir düzeye gelmeden karşıdaki insana dikkat edilmeli, güvenebilirsiniz ama dediği her söze inanmamak lazım. Çünkü yazdıklarıyla gerçekte çok farklı olabiliyor insanlar. Karşıdaki insan ego da tatmin ediyor olabilir, narsist biri de olabilir, gerçekten yazmış da olabilir. Bu yüzden denilenleri iyi tartmak, yol katedeceğiniz insanı iyi tanımak lazım. Ve bu tanımak bence sadece mesajlardan olacak bir durum değil. Beklenmedik durumlar, söylenmemiş şeyler karşınıza gerçekte çıkınca şaşırabilirsiniz ve üzülebilirsiniz.

fight kulüp

taşkala
Ceza'nın killa Hakan'a saygısından dolayı katıldığını düşündüğüm rap(!) parçası. Ceza kalitesini konuşturuyor ama diğerleri yeteri kadar iyi değiller. Ceza'ya bundan dolayı saygı duyuyorum, eğer başka sebepten dolayı bu parçada ise birini daha kaybettik demektir.

Diğer çöpler hakkında konuşmaya gerek yok sanırım, popüler kültürün eşkışkınları işte.

sevgili sözlük

taşkala
Açık günlük şeklinde içinizi döküp, okuyanlardan biriyle sohbet etmek veya sohbet etmese bile içini dökmüş olmak için yazılabilecek başlık.


Çok gözü kara bir insanım. Bu benim, tamamen bütünleşmiş durumdayım. Törpülemem gerek biraz. Genelde çok abartıyorum yani liderlik ettiğim konularda karar aşamasında falan net iken ikili ilişkilerde de hakaret vs duyduğumda direkt olarak çiziyorum üstünü, kim olursa olsun. Sevgi bile saygısızlığın önünü kesemez sonuçta. Dengesizim ama gene de biraz daha yumuşak olmam lazım, en azından karşıyı dinlemek için.

ilişkide seven taraf olmak

taşkala
İnsana kaybettirir. Beklentisi fazla olur, daha fazla üzülen taraf olur. İlişki biterken ağzına bir dolu cümle gelirken, "sevdiğim kadın/erkek" deyip söylemekten vazgeçip karşı tarafın laflarını yiyorsun. Önceden çok kızardım laflar altında kalana, neden kaldığını hatırladım. Sevmek teslim olmakmış, ben bunu onun sözlerinde anladım.
0 /