confessions

kut

Tunahan - Toktamış yazar

  1. toplam giri 86
  2. takipçi 11
  3. puan 3898

durgun suyun sayhası

kut
ismet özel'in en sevdiğim şiirinin bir mısrasından hareketle mahlasını alan sözlük yazarıdır. hiç tanımadığım bir insana daha büyük bir sempatiyle bakamazdım herhalde :) sözlüğe hoş gelmiş.

taxi driver

kut
Dram ve suç türündeki 1976 yapımı, Martin Scorsese'in yönettiği ve başrollerinde Robert De Niro, Cybill Shepherd, Jodie Foster, Harvey Keitel oynadığı filmdir. Film 4 dalda Oscar adayı olmakla birlikte Altın Palmiye ödülünü kazanmıştır. Taxi Driver, ele aldığı konu ve bu konuyu işleyişi itibariyle bugün dahi bilinirliğinden bir şey kaybetmemiştir.

Film, daha ilk sahnesiyle birlikte adeta seyircileri rahatsız edici öğelerle yüz yüze bırakmaktadır. Oyuncu isimleri siyah ekranın üzerinde kırmızı yazılarla verilmekte, karanlık bir yerde beyaz bir dumanın içinde belli belirsiz görünen taksi geçerken film isminin harfleri sağdan sola şekilde görülecek şekilde verilmektedir. Bu öğelere uygun olarak filmin geneli de gece vakitlerinde geçmekte, özellikle sokakların görüntüleri karanlık ve dumanların içerisinde verilmektedir. New York şehri, öyle bir şekilde yansıtılmaktadır ki adeta aydınlık bir çehresi bulunmamaktadır. Bu bilinçli tutum, şüphesiz filmin senaryosu doğrultusunda istenilen temsili vermek için özetleme niteliği taşımaktadır.

Taxi Driver filminin hipotezi toplumun bozulmuş, yozlaşmış, ahlaksızlaşmış olduğu ancak bunların toplum tarafından görmezden gelinerek hayatın devam ettiğidir. Film boyunca bu ahlaksızlık, toplumun geneline şamil kılınabilecek atıflarla doludur. Burada politikacı Palentine üst sınıfta kadın tüccarı Sport ise alt sınıfta bulunarak topluma zarar verenleri temsil etmektedir.

Travis toplumun dışında, yalnız ve toplumsal normlara yabancı bir kişi olarak idealize edilmiştir. Bu sayede toplum-dışılık olgusu kullanılarak toplum eleştirisi ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Filmde Travis karakterine atıf yapılan şarkı:


bu filmin tamamını herhalde 4 defa, bazı sahneleriniyse defalarca seyretmişimdir. aşağıdaki resimdeki tabloda yer alan şu espriyse herhalde benim de hayatımın özeti gibi. normalde "organized" şeklinde söylenmesi ve/veya yazılması gerekirken onu bile düzgün yapamadığı düşüncesi vurgulanıyor. "düzenli olacağım"ı bile söyleyemiyor yani.

altaysozluk.com/fotoal

altay sözlük kitap okuma seansları

kut
ilk kitabı "alper canıgüz - oğullar ve rencide ruhlar" olarak belirlenen seanslardır.

seanslar, katılanların seçilen kitabı okuyarak hakkında bir giri yazması olarak düşünüldü. bununla beraber herkesin tavsiye verme hakkı bakidir.

şu an için katılacağını taahhüt eden yazarlar:
1.çalıkuşu ❤
2.nene korkut
3.queen♛
4.kut
5.depulteron

katılım herkese açıktır.

çekiliş videosunu drive'a yükledim, oradan seyredebilirsiniz:
https://drive.google.com/file/d/1Gzf0-uQcllOMbaESjA0zKIaQyeFcMJMI/view?usp=sharing

ekleme: kitabın pdf'sine şu siteden ulaşabilirsiniz:
https://www.pdfdrive.com/o%C4%9Fullar-ve-rencide-ruhlar-alper-can%C4%B1g%C3%BCz-e117493363.html (link için queen♛ ve depulteron'e teşekkürler.)
9

yaftalarla düşünmek

kut
sıcak temasta sizi avantajlı duruma soksa da bunu bir hayat tarzı haline getirmek düşüncenin ölümüdür. bu anlamda ergin olamama durumudur.
söz gelimi ben bir tv'de tartışma porgramına çıkacak olsam muhataplarımı yaftalarına göre değerlendirir ve ona göre fikri mücadele ederim. şu islamcı, şu kürtçü şuna şu denir buna bu denir gibi. zira tartışma programlarında mesele hakikati ortaya çıkarmak değil muhatabını alt etmektir. ancak bu yapılanı genelleyerek bütün hayata şamil kılmak sizi bir zaman sonra soyut düşünceden kopararak kadük bırakır.
herkesin her düşüncesine katılamazsınız. bu insanın fıtratına da aykırı bir durum. ama katılmadığınız düşünceleri olan insanlardan her zaman için alacağınız çok şey vardır.
kitap, kendi düşünceleriniz desteklensin diye okunmaz.

çokta

kut
Çok kelimesinin bulunma durum ekini almış hâlidir.

Mesela, "aradığım şey nerede, çok olanda mı yoksa az olanda mı?" diye bir soru sorarsam bana cevap olarak "çokta" cevabını verebilirsiniz.

harmonia'yla konuştuktan sonra gelen ekleme: bu kurduğum mantık çok kelimesi için geçerli olmayabilir zira çok kelimesi bir sıfattır.

hayattan beklentiler

kut
Yaşanan hayattan, yaşamak için yaşanması istenen hususlardır.

Benimkisi; kitap okumak, muhabbet etmek, sigara içmek, çay veya kahve içmek.

Bu beklentilerimi karşılayan hayat hakikaten kalitelidir. Fakat gelin görün ki üçüncüsünü şimdiden bırakmak zorunda kaldım.

1.85 boyunda zeki yakışıklı zengin bir erkek olmak

kut
zengin de olduğumda nasıl bir şey olduğunu tecrübelerime dayanarak tanımlayabileceğim erkek tipidir.

şaka bir yana, burada her şeyden evvel bir tiplemeden bahsediyoruz. tiplemeler, tiplemeyi ortaya koyan kişi için gereksiz olan ayrıntılar bir kenara itilerek sadece aktarılmak istenen özelliklere dayanılarak yaratılır. dolayısıyla gerçek hayatta bir insanla bu sayılan 4 özellikle muhatap olmayacaksınızdır; genel anlamda nasıl bir ilişki kurduysanız ona göre o insanın bütün özellikleriyle karşı karşıya geleceksinizdir. bu itibarla, başlıktaki özelliklere sahip kişiye gerçek hayatta ancak nesneleştirerek bulabilirsiniz. zira bu tiplemeye bağlı olarak kurduğunuz hayallerin sükuta uğramaması ancak uzaktan seyirle mümkündür.

seri artıcı

kut
yazarların profillerinden girileri tek tek okuyarak birden fazla defa art arda artılayan sözlük yazarı kişisidir.

pek kıymetli seri artıcı,

öncelikle yukarıdaki queen yazar kişisinin beyanlarını tekrarlıyorum. :)

artıların için teşekkür ederim. keşke arada favori de atsaydın da kim olduğunu öğrenseydim.

sevgiler.

5

sözlüğe retweet özelliğinin eklenmesi

kut
ne kadar harika olurdu dediğim özellik. twitterdakine benzer şekilde ara ara istediğimiz girileri ana ekrana taşırdık. şu ara bu özelliğe çok ihtiyaç duyuyorum. ruh halimizi yansıtma açısından hem de geçmişteki girileri tekrardan gündeme taşıma açısından güzel olurdu. bunun için ayrı bir sekme yapılabilir. ama bunlar hep yazılımla ilgili şeyler.

(bkz:akla gelen on numara fikirler)

mefhum ile mevhum arasındaki fark

kut
mefhum, köken itibariyle fehim kelimesinden gelmekte olup anlama kavrama manasından türemiştir. bugün bu kelimenin yerine daha çok kavram kelimesini kullanıyoruz.

mevhum ise köken itibariyle kuşku, halüsinasyon anlamlarına gelen vehim kelimesinden gelmektedir. sözlüklerde eş anlamlı olarak sanal kelimesine işaret edilmektedir.

bazen pek dikkat edilmeden karıştırılabilen bu kelimeler arasında gördüğünüz üzere büyük bir fark bulunmaktadır.

tek başına sinemaya gitmek

kut
güne başlarken öyle bir planım olmamasına rağmen çoğunlukla ani bir karar alarak gerçekleştirdiğim eylemdir. hem vakit geçirmek hem de zihnimi mevcut hayat şartlarının dışına çekmek için yapıyorum bunu çoğunlukla. nitekim bence sinemaya birisiyle gitmenin pek esprisi yok zira film esnasında konuştuğunuz zaman hem etrafınızı rahatsız etme riski hem de sahne kaçırma ihtimali doğabiliyor. o yüzden tek başına seyretmekle birisiyle birlikte seyretmenin benim için tek pratik sonucu sanırım filmi vesile kılarak filmden sonra sohbet edebilmektir.

Hz. muhammed'in putlaştırıldığı gerçeği

kut
normalde dinî konularda yazmayı pek sevmem. çoğunlukla haddim olarak görmem. ancak insanın bir yerde düşüncelerini ifade etmesi de gerekebiliyor.

ben başlığın bütün sevimsizliğine rağmen biraz daha usul ve erkan dairesi içerisinde girimi tamamlamaya çalışacağım.

put kelime anlamı itibariyle bir varlığı tanrı gibi görmek yahut tanrı'ya atfedilebilecek özellikleri o varlıkta görmek olarak tanımlanabilir. bu itibarla özellikle tasavvufta bu tanıma uygun bazı hususların hazreti peygambere atfedildiğini görebiliriz. ancak yine de tasavvuf eserleri okunurken hemen hükme varılmaması gerekmekte söylenilen sözün bağlamı içerisindeki yerini çok iyi tartmak gerekir.

nebiler başbuğu resül-ü ekrem efendimizin en temelde 3 farklı konumu bulunmaktadır. bu konumlar iyi oturtturulmazsa ifrat ve tefrit arasındaki dengeye ulaşılabilmesi mümkün olabilemez. sonra korkarım ki estetik sahibi güzelim türk müslümanlığının üzerinde vahabi ve selefi kokuları yükselmeye başlar.

İlk olarak her şeyden önce hazreti peygamber hepimiz gibi allah'ın yarattığı bir insandı, beşerdi. bu anlamda onda bir insan-üstülük yahut tabiat-üstülük bulunmamaktadır. o da hepimiz gibi yemek yer, ihtiyaçlarını görür, uyurdu.

ikincileyin o bir peygamberdir. allah, vahyini bize peygamberi aracılığıyla ulaştırmıştır. konumuz açısından bunun pratik önemli bir sonucu vardır. hazreti peygamber'in davranışları, vahyin kontrol ve denetimine tabiydi. yani peygamber sınırlı sayıda da olsa hata veya yanlışa yönlendiği zaman vahiyle düzeltilebilmekteydi. onu kusursuz bir insan olarak göremesek de sıradan insanlardan ayrılan özelliği burada bulunmaktaydı.
peygamber olmasının bir başka önemiyse teorik olanı pratiğe dökmesidir. kuran-ı kerim'in hayata nasıl geçireleceğini biz ilk elden peygamber'den öğreniyoruz. nitekim peygamber'e itaat eden allah'a itaat etmiş olur. (nisa 4-80) bu itibarla hazreti peygamber'in bütün yapıp ettiklerini sıradan bir insanmışcasına değerlendirmek büyük bir handikap olur. işte sünneti seniyyenin kendisine temel bulduğu alan da bu konumdur.

üçüncüleyin sosyolojik olarak o, arap toplumu ve arap kültürü içerisinde yetişmiş bir insandır. hazreti peygamber'in bazı davranışları o toplumun içinde bulunması dolayısıyladır. söz gelimi kılığı kıyafeti, saçı sakalı bu topluma göre şekillenen hususlardır. bu özelliklerini genelleştirmek islam'ın evrenselliğine zarar veren hususlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

hazreti peygamber üzerine konuşulurken onun yapıp ettiklerini, konuştuklarını hangi makam yahut konumdaysa ona göre değerlendirmek gerekir. onu -tabirimi maruz görün- basit bir kuryeci gibi görmek mümkün değildir. pratik açıdan esas problem şuradan kaynaklanmaktadır ki hazreti peygamber'in -şahsından bağımsız olarak- hadisleri ve sünnetleri aktarılırken çok fazla insan unsuru araya girmiştir. bu itibarla hadis ve sünnetleri kur'an süzgecinden geçirmek elzem olarak karşımıza çıkmaktadır.

din

kut
Her ne kadar kabulü her insanın kalbiyle ilgiliyse de hakikat halde içinde yaşanılan toplumla, gelenekle, yaşayışla çok ilgilidir.

Son iki üç gündür dinlediklerim hakikaten beni dùşündürüyor. Mesela Daha evvelinde oruç tutan birisinin şimdilerde tutmamasının sebebini tepkisellikle açıklaması yahut hristiyan olduğunu duyduğum birinin girdiği cemaatin ritüellerinin hoşuna gittiğini belirtmesi ki esasında islamiyette de bu ritüeller mevcut olması gibi hususlar.

Din sosyal bir müessese de olması hasebiyle ayakta kalmaklığını büyük oranda hayata tutunarak sağlayabiliyor.
0 /