confessions

franz

1. nesil Kibar troll - Yıldıray

  1. entryler 368
  2. takipçi 7
  3. puan 13005

fil sözlük

franz
Lafa karışıklığı yaratan sözlük.

Buraya mı oraya mı yazmalı?
Günde 50'den fazla giriş olmasına rağmen neden entarisi düşük?

En önemlisi de, buraya mı yazmalı, oraya mı?

3

atakan kayalar için pedofili sözler söyleyen üniversite çalışanı

franz
Böylesini alacaksın, sabaha kadar, leşi çıkana kadar, yalvarta yalvarta....

20-40 yaşındaki dangalaklar ufacık çocukla neden uğraşır? Çünkü kendilerinden çok daha zekidir.

Mesela tv'de çıkan çocuk oyuncular ile pek ilgilenmezler. Ama bilim yapan çocuğa dönüp suyunu fazla vermişsin diye akıl vermeye çalışırlar.

Atakan çok zeki, çok da farklı bir çocuk. Annesine şöyle yapmış, laf sokmuş. Sonra bizim ülkenin ileri zekalı insanları çocuğun edepsizliğini konuşur oldu.

Yemin ederim iki lafı bi araya getiremeyen binlerce mal bürokratlar, aynı derecede binlerce akademisyenler, ot gelip saman savuran milyonlarca aptal öğrenciler ile dolu ortalık.

cumhurbaşkanlığı millet kütüphanesi

franz
Ayağımın tozuyla entari giydiriyorum şu an.

Bugün gidip özellikle ne var ne yok, nasıldır diye baktım.

E-devlet üzerinden millet kütüphanesine üye olunuyor. Girişler kimlik kartıyla yapılıyor. İlk güvenliği geçtikten sonra biraz yürünüp bina giriş kısmına geliniyor. Devasa büyüklükte sütunlardan tutun, türk ve selçuklu mimarisinin harmanlaması ile oldukça ihtişamlı duruyor.

Binaya girince bir güvenlikten daha geçiliyor. Bu leveli de atlayınca kütüphaneye tam anlamıyla giriş yapılmış oluyor.

Her yerde çalışma odaları, masalar, koltuklar var. Konulara göre ayrılmış kitaplar farklı farklı katlarda hep. Toplam 12 kat falandı sanırım. Gezdiğim yerlerde kitaplara bakınca da, hep sıfır kitaplar beklediğim için mini bir hayal kırıklığı yaşadım. Fakat en kötü yayınevinden en kaliteli yayınevine kadar her türlü hediye edilmiş kitaplar ile süreli yayınlar var.

Dijital yayınlarda TRT belgesel ve TRT dizileri var. Bunlar bilgisayar ekranlarından kulaklıklar ile izleniyor. Yine müzik cd'leri var bunlar izin ile kullanılıyormuş. Eski ve adını hiç duymadığım albümler vardı. DVD filmler de var dediler ama onları göremedim.

Bunun yanı sıra küçük sergi salonları var fakat pek açıklayıcı yazılar yok. Mesela kocaman bi sayfa osmanlıca yazı var, derebeylerin yazışmasıydı sanırım. Bilgi bu kadar. Ne yazmış ne edilmiş, bu bilgi yok.

Her yerde asansör, her dönemeçte tuvalet, belli yerlerde mescitler var. Tuvaletlerde koku sorunu bulunuyor. Birkaçından sırf koku yüzünden hemen çıktım.

Çay, kahve, su, muffin kek ücretsiz.

Yeşil mermer taşlar ile bezenmiş her yer.

Bu arada oturup çalışanlar var elbette. Ancak o kadar çok sırf izlemeye ve fotoğraf çekmeye gelenler var ki, dikkatleri dağılmaması ilginç.


Açıkçası yiğidi öldür hakkını yeme olayına nazaran; kendinizi yurtdışında bir kütüphanede hissediyorsunuz. Ben oldukça çok beğendim. Ulaşım konusu biraz sıkıntılı, onu da hallederlerse çok yararlı bir yer olacaktır.
3

hasta olmak

franz
Kış boyunca olmadım, birkaç gündür pek dikkat edemedim kendime.

Kendimi de iyi hissediyordum. Ama Kantinci abi hocam hasta gibisiniz dedi. Şu an elim ayağım tütmüyor. Yanlış yazmadım, bildiğin tütmüyor. İnsan elini kolunu kaldıramaz mı bi laf yüzünden.

Hasta oldum durup dururken, kenafir gözlü.

kaosa bayılırım

franz
Dün geceden beri dünya sözlük'te yaptığım iştir.

Bir ılımlı bir de modçuk kafaladım, dünden beri verdim ateşi ikisine de. Bayılıyorum yahu şu ortalara. Swh sswh.

Bir de nasıl üslubum uslu, hem tanım yapıyorum, yetmiyor laf sokuyorum. Engellemiş ama modçuk beni. Bakayım ne zaman silik yerim.

osmanlı devleti'nin yanlış bulunan stratejileri

franz
Yayılma politikasıdır.

Nedense oldum olası bu politikayı hiç sevememişimdir. Sadece osm ile ilgili de değil, hiçbir devlet adına.

Harp eğer savunma amaçlı değilse her zaman cinayettir. Bu cinayeti önlemek için kendi güvenliğini sağlayana dek düşmanı savuşturmak ve peşinden gitmek asıl önemli olan şeydir.

Eğer ki sırf toprak ve ganimet uğruna, cihat uğruna yapılıyorsa bir şeyler, bunun adı cinayetten öte gidemez.

Mesela Waterloo muharebesi, Fransızları durdurmak adına saldıran İngilizler için haklı bir durumdur. Fakat napolyon için, sırf gövde gösterisi yapan bir komutan için cinayettir.

Mesela fatih'in istanbul'a sırf trakya koridorunu bozduğu, bizans'ın türlü dalaverelerini engellemek adına yaptığı istanbul'un fethi olması gereken bir durumdur. Ancak, Viyana kuşatmaları cengiz han veya büyük iskender'in salt genişleme politikaları yüzünden gözümde cinayetten ibarettir.

corona virüsü yüzünden çinli dövmek

franz
Bu ülkede hala olmadığı için şaştığım iştir.

Hollanda'yı protesto için portakal pıçaklayan, italya apo itini vermedi diye türk malı olup ismi falso olan bellona marka koltuk yakan, coca-cola'yı Fanta içerek protesto eden, ermeni diye Kolombiya bayrağı yakan, Uygur türkleri zulmü yüzünden çinli sanıp Uygur türk'ü, koreli döven bir ülkedeyiz.


Korona virüsü çin'de çıktı diye sağdan soldan bulup gözü çekik birinin hala dövülmemiş olması takdire şayan.

bazen olmuyor

franz
Bazen olmayan olandır.

Ne olmaz? İşin olmaz, sevdiğin olmaz, omuz veren olmaz, kitabın olmaz, düşüncen-fikrin-idrakın olmaz, mutluluk olmaz, birinin gölgesi olmaz, yağmur damlaları olmaz, ılık rüzgar olmaz, sokakta oynayan çocuklar olmaz,...

Ya da üzüntü olmaz, engel olmaz, güçlük olmaz, kötülük olmaz, tepelerden çığ gibi aşıp gelen zorluklar olmaz, canını sıkacak insanlar olmaz, sevmediğin insanlar olmaz,...

Hangisi daha kötüdür peki? Maddi bir gerçekliği olan, elle tutulur olup bazen olmuyor olanlar mı; yoksa manevi gerçekliği ağır basıp bazen olmuyor olanlar mı? Sağlam bir zihne sahip olmaya çalışırken, bazen olmuyor olan şeyler, maddi eksikliği olan şeylerden daha çok yormaz mı insanı? Daha çok bunalıma sokmaz mı? Başı Daha çok iki eli arasına alıp düşündürmez mi insanı?


Peki bazen olmuyor deyip kenarda durmalı mı? Yoksa ardından koşmalı mı? Nereye kadar koşmalı? Koşup yakalanınca elde edilenin, peşinden gidilirken verdiği hazdan daha değersiz olması neden bu kadar yıkar insanı?

Olursa olur...

Bazen olmuyor ise de, bizim canımız sağolsun.

ekrem imamoğlu'nun tartışılan tatili

franz
Yasal hakkını kullanmıştır. İyi de yapmıştır.

Kızılay denen kurumun iç ettiği paraların hesabı Sorulmazken ekrem'in tatiline yoğunlaşılması kimi kuş beyinliler için durup düşünülmesi gereken bir olaydır.

Sanki bütün ülke akın akın elazığ'a gitti de adamın tatili söz konusu. Sen de sıcak evinde TV karşısında oturup izledin, vicdanın hiç sızladı mı?
0 /