confessions
  1. toplam giri 7142
  2. takipçi 14
  3. puan 129169

girdi eksilemek

Çalıkuşu ❤
Bir şahsa olan sinirden değil yazıyı beğenmemekten ileri gelmesi gereken eylem. Şahsi görüşler doğrultusunda bir yazarı girdi yazdığı anda eksilemek seri eksi kapsamına girmediğinden fiilen suç sayılmayabilir ama bunun bir savaşa dönmesi sonucunu doğurur. Burada kimseye eksi vermeyin demek gibi bir hakkımız tabii ki yok, herkes serbest ama düşmanlığı bir kenara bırakıp yazılanlara odaklanırsak işler herkes açısından daha sağlıklı yürür.

insanlardan bıkmak

Çalıkuşu ❤
Bu ara en yakınlarımdan bile bıktığımdan başıma gelen olay. Sabahları uyanıp insanlarla iletişime girmek bir zulüm oldu. Yemin ederim sadece uyumak istiyorum, nefes almaya eriniyorum. Kaos ortamı olunca uyuyasım geliyor. insanların beni değerlendirememesi yüzünden yanlış anlaşılmaktan bıkmıştım ki bugün doktora annemle beraber gittik ve Çok şükür artık gerçeği anladılar. Bir süre beni ellememelerini umuyorum. Bıktım sözlük.

harmonia

Çalıkuşu ❤
Benim biricik çiçeğim olur. Ufak tefek şeyleri görmezden gelir; malum, bu tür şeylerle uğraşmak için fazla boş zamanı yok. Kendi kendilerine oynasınlar der. İnsanları hafife almamanız gerektiğinin kanlı canlı örneğidir. Deneyen on kişiden onu da nasibini almıştır harmonia'dan. Demem odur ki, büyük lokma ye, büyük söz söyleme.
3

altay sözlük yazarları tarafından yazılmış kısa hikayeler

Çalıkuşu ❤
pek kısa sayılmasa da lise defterimin birinde bulduğum hikayemi paylaşmak istediğim başlık.


bir göç mevsimini daha öylece izliyordum. zaman mevhumu benim için mevsimlerden ibaretti artık. insanlarla iletişimimi minimum düzeye indirmiştim. bu yüzden interneti seviyordum, insanlarla iletişim hâlinde olmadan bir şeyler almak mümkündü. yaşadığım zamanı sevmemin tek nedeniydi bu durum. gökyüzünde izlediğim kuşlara dönüşmek istedim. özgürce gezip dolaşmak güzel olmalıydı. sonra diğer kuşlardan sıkılacağımı fark ettim. hiçbir formda yalnız kalmanın bir yolu yoktu sanırım. babaannem yalnız kalmayı kabul edilemez bulurdu. ortaokuldan itibaren başlamıştı "erkek arkadaşın var mı?" sorularına. cevabım net ve aynıydı: "hayır." neden insanların tek başına kalmaktan bu kadar korktuğunu ve sürekli bir ilişki arayışında olduklarını anlayamıyordum. "tıpkı bir kasırganın merkezindeki sakin bölge gibi durgun ve bomboştum, çevremdeki karmaşanın içinde yuvarlanıp gidiyordum." der sylvia plath sırça fanus'ta. durgun ve bomboş. beni özetleyen bu iki kelimeydi işte. hayatımda sevmek zorunda olduğum insanları da kaybedince sonunda hislerimden kurtulmuştum. artık bomboştum. mutlu muydum, en azından mutsuz değildim. mutsuz olmamak için yaptığım fedakârlığa değerdi. bitirip yan tarafa koyduğum kitabıma baktım. yine aklıma bir takım düşünceleri sokmuş, mutsuzluğa itmeye çalışmıştı beni. ne kadar çok bilgi sahibi olursanız o kadar mutsuz olursunuz gibi bir şeyler okumuştum zamanında. eğer hâlâ hislerim olsaydı mutsuz olurdum belki de. kontrol ettim, kitaplarımın gelmesine birkaç gün vardı. sokağın başındaki kitapçıya gitmeye karar verdim. ev dışında huzur bulduğum yerdi kitapçılar. kot ve ince bir kazak giydikten sonra çıktım. bakan ama görmeyen gözlerle sokakta yürüyüp kitapçının önüne geldim. daha doğrusu, olması gereken yere. kasvetten çok farklı bir görünüm sağlayan gri duvarlı ve kırmızı kapılı kitapçı yoktu orada. acaba yanlış tarafa mı yürüdüm, diye sorguladım ama hayır, doğruydu. yan taraftaki, ergenlerin uğrak mekanı oyun salonu duruyordu. peki bu mavi duvarlı, yeşil kapılı yer neyin nesiydi?

altay sözlük yazarlarının bugünkü mutsuzluk nedeni

Çalıkuşu ❤
Benim kardeşim yok. Ben de kuzenlerimi kendime kardeş belledim. Küçüklerime ablalık, büyüklerime kardeşlik yaptım. Elbet hatalarım olmuştur ama şimdiye kadar hiçbirinin hiçbir suçunu gammazlamadım, tam tersine hep onları savundum anne babalarına karşı. Gerektiğinde azarı bile ben yedim ama olsun, kardeşlerim onlar benim. Kardeşlerim-di. Bugün dayımlara geldiğimde bir dalga konusuyla yüz yüze geldim, başta her şey komikti, ben de gülüyordum konu ben olmama rağmen. Sonra derinden yaralayan noktayı söyledi dayım. O çok sevdiğim kuzenlerimden biri beni anneme şikayet etmiş, sigara içtiğimi söylemiş. İsmini vermedi, altı tane kuzenimi saydı, bunlardan hangisi acaba dedi gülerek. Başta yok dedim, yapmazlar, annem paketi buldu diye öğrendi ve kızdı dedim. Sonra yengem de onayladı dayımı, paketi sonradan görmüş. Biri anneme benim sırrımı söylemiş. Aile meselesi olmuş benim sigara içmem. Kim ne karışır meselesini geçtim, annem üzerinde durmadı fazla, kaç yaşında kızsın zararını kendin bileceksin dedi, biraz kızdı kapattı konuyu. Benim canımı yakan anneme birinin, bir kardeşimin söylemiş olması. Seçenekleri iki kişiye düşürdüm, bir abla kardeş. Günahlarını almak istemem ama ablaysa eğer gerçekten kalbimi paramparça eder. Beni soktuğu saçma durumlara rağmen bir kere ağzımı açıp kimseye bir şey söylemedim, sırdaşlığını yaptım, yeri geldi akıl verdim. Ben bunu hak etmedim sözlük, kardeşlerim dediğim insanların benim arkamdan iş çevirip gammazlamasını hak etmedim. İnsanlara olan son güvenim de uçup gitti artık. Mesele sır diye verdiğim şeyi ben gittikten sonra yetiştirmeleri. Bunu kabullenmeyeceğim. Artık o çok sevdiğim kardeşlerim yok.

ben osman öcalan'ın kırmızı bültenle arandığını bilmiyordum

Çalıkuşu ❤
Şu an canlı yayında konuşan cumhurbaşkanına sorulan trt'de osman öcalan röportajıyla alakalı soruya verdiği akıllara zarar yanıt. Terörist başı öcalan'ın kardeşinin kırmızı bültenle arandığını koskoca cumhurbaşkanı bilmiyor, bir de bunu itiraf ediyor, aklımı kaçırmak üzereyim. Trt kürdi reyting bilmem ne bir şeyler daha söyledi, reyting yükseltmek amacıymış. trt kürdi bağımsız bir yayın organı gibi bahsediliyor, trt'nin devlet yayın organı olduğu unutuldu herhâlde. Daha fazla yazamayacağım...
0 /