confessions

boztorgay

Çağatay - Toktamış yazar

  1. toplam giri 289
  2. takipçi 7
  3. puan 9273

altay sözlük

boztorgay
"Beğenmiyorsan işte kapı" tarzı yaklaşımları olan bir sahibi ya da sahiplerinden biri olan sözlük. Türk misafirperverliğine Yakıştıramadığım ve konduramadğım bu tutumu esefle kınıyorum. Kendiniz çalıp kendiniz söyleyecek ve en küçük eleştiride benzer tutumları sergileyecekseniz elbette ki biz yabancılar zaten bir süre sonra çeker gideriz.

altay sözlük yönetimi

boztorgay
Teknik Sıkıntıları çözmesi beklenen topluluk.

Yeni tema göz yoruyor. Sebebi malum kontrast yetersizliği. Denenmiş ve onanmış yüzlerce tema varken bunda inat etmek insanları bu mecradan soģutur kanısındayım. Örneğin ben uzun süre okuyamıyorum sözlüğümüzü. Ne ki okurken gözlerim Y o r u l u y o r.
En azından seçenek sunun kullanıcılara. Üye olmayıp dışarıdan okuyanlara da bu temayı dayatmayın. Çünkü okumakta zorlanırlar. Nitekim bizzat tanık olduğum durumlar oldu.
Ulaşılamayan başlıklar hala çözülememiş. Bir aydan fazla oldu durumu bazılarınız ile konuşalı. Onlar kendilerini biliyor.
1

abakan

boztorgay
Abakan Irmağında boğulduğuna inanılan ve hakasların atası olarak kabul edilen mitolojik kişi. Özelde Abakan boyunun daha geniş kapsamlı hakasların atası olarak anılır. yağmur yağdırdığı ve altayları koruduğu hakasların genel inanışlarının temelini oluşturur. Hakasya'nın başkenti ağban adını yine bu mitolojik kahramandan alır.
Ayrıca;
(bkz:Aba han)
(bkz:ayı han)

mitoloji

boztorgay
"Mitolojisiz bir halk ve mitsiz bir ülke olamaz." Sözünün doğruluğunu kanıtlayan binlerce örnek vardır. Türkler tarihleri boyunca sayısız yeri yurt edinip devletler kurup devletler yıktıysa bunun temel nedenlerinden biri inandıkları ortak söylenceleridir. Bu söylenceler onları birlik ve Dirlik içinde tutarak ortak bir Ülküyü hedeflemelerini olanaklı kılar.

anarşist banker

boztorgay
burjuva toplumunun ikiyüzlülüklerini, haksızlıklarını gözler önüne sererken antik çağın söyleşi yöntemini kullanan Fernando Pessoa'nın ince bir alayla zekice akıl yürütmelerle paranın iktidarını sorguya çektigi yapıtı.

Savladığı gibi Bankerliğin anarşistçe bir iş olduğuna inanıp inanmamak bize kalmış.

huzursuzluğun kitabı

boztorgay
Yazmak zamanı geldiğinde herkes kendi Huzursuzluğunu kağıda ya da ekrana döker. Mutluluk kadar mutsuzluğa da var mısın diyen şairin de sorguladığı da budur belki de. Yapıtın yazarı Fernando Pessoa der ki;

"İstemeden var oldum ve istemeden öleceğim. Olduğum şeyle, olamadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle, hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum." yani "Sürekli huzursuzum"

hiçbir şey istememenin mutluluğu

boztorgay
Yazarı Fernando Pessoa'nın kendi kaleminden yapıtın tanıtımı için kullanılan yazı:
"Anlaşılmayı her zaman reddettim. Anlaşılmak kendini satmaktır. Âşık olmak yalnızlıktan usanmaktır; bu yüzden bir korkaklıktır, kendimize ihanettir. Geçmişim, olamadığım her şeydir. Hep uyanmanın sınırındaymışım gibi hissediyorum. Japon çay fincanlarımdan birisi kırıldığında, gerçek nedenin bir hizmetçinin özensiz ellerinin değil o porselenin kıvrımlarına yerleşen desenlerin kaygıları olduğunu düşünürüm."
"Kendimle ilgili önemsediğim tek şey içsel yaşantımdır. Gidip hayatımı yaşamamı söyleyen insanları asla önemsemedim."
"Hep sevdiğim tek şey saf hiçlikti."

anlamaktan yoruldum

boztorgay
Portekizli şair ve ressam Fernando Pessoa yapıtlarından derlenmiş özlü söz ve duvar yazılarından oluşan yapıt adıyla bile farklılığın simgesi. Bir yapıt adı olmaktan öte bir serzeniş ya da yakarış.
Ve işte o ünlü söz:

"Eğer kalp düşünebilseydi, o an tereddütsüz atmaktan vazgeçerdi..."

Ve tabii ki;

:Her şeyden bıktım ve her şeyin her şeyliğinden de bıktım."

fernando pessoa

boztorgay
Portekizli şair ve ressam. Yalnız yaşamayı seçen şair, birçoğu gibi yazarlık dışındaki gelirlerle yaşamını sürdürdü. Yazdıkları ölümünden sonra değer gördü. Fransızca ve ingilizceyi çok iyi bildiği için işadamlarının iş mektuplarını yazarak elde ettiği gelirlerle hayatını idame ettirdi. Farklı yazar kimlikleri ile yazdıkları ve yarattığı yazar kişilikleri arasında kurduğu bağlantılar çok kişilikli bir hasta olduğu kuşkusuna sebep olsa da kurmacalarındaki ustalık ve deha ancak ölümünden sonra anlaşılabildi. 26 cilde ulaşan yazdıkları bilinen bütün dillere çevrilerek yayınlandı. Yeraltı edebiyatına gönül verenlere esin kaynağı olan yapıtlarından bazıları şöyle;
anlamaktan yoruldum, Huzursuzluğun kitabı, hiçbir şey istememenin mutluluğu, anarşist banker.

buralar eskiden hep dutluktu

boztorgay
Buralar eskiden hep dutluktu, şimdiyse değil. oyun oynayacak veya top koşturacak alanları geçtik; bir tek ağaç dikilecek toprak parçası bile kalmadığını uzun süre fark edemedik. Hatta Ağacı, meyveyi, oyunu vesaireyi geçtik; belediyelerin, il özel idarelerinin yani aslında bizim malımız olan sokakların bir köşesinde, söz gelimi bir sokak lambasının dibinde yirmi dört saat kadar otursak, çok özel güvenliklerin, zabıtanın, kolluk kuvvetlerinin, ora sakinlerinin uyaracağını da kimsecikler fark etmedi uzun süre. Yani bedelini ödemediğimiz hiçbir yerde sınırsızca durmak, duraklamak uygun değildi. Çok özel güvenliklerin, zabıtanın, kolluk kuvvetlerinin, sakinlerin müdahale edeceğini de kimse fark edemedi uzun bir süre. Kirasını ödemediğimiz hiçbir yerde sınırsızca duraklamak uygun değild kısacası. Böylece Mekansızlaştırılmış olduğumuzu, geç de olsa fark ettik.
Buralar eskiden hep dutluktu ve o dutlar ağacıyla, meyvesiyle, gölgesiyle hepimizindi. Dutluk olmaktan çıkarılan yerler herkesin olmaktan çıktığı gibi ağaçlandırma, yeşillendirme, peyzaj çalışmaları adına dikilen üç beş bitki de meyvesiz ve gölgesiz ağaçlar, ithal çiçekler, hiçbir hayvanın minnet edip yemediği, yemeyeceği lüzumsuz otlarla donatıldı. Yol kenarlarına, parklara, bahçelere belediye, özel idare yahut karayolları tarafından dikilenler birer meyve ağacı olsaydı, en azından yoldan geçene faydası olurdu.
yok edilen dutların yerine ya verimsiz ağaçlar, ya bir mahallenin sakinlerine ömür boyu taksit ödetecek şekilde satılan, yahut daireleri fahiş fiyata kiralanan şekilsiz eğri yapılar konduruldu.

Böylece öğrendik ki meyve veren ağaç taşlanır, hatta taşlaşırmış.

Bir zamanlar dutluk olan alanlar, işte şimdi böyle buralar.

paradoks

boztorgay
Tavuk mu yumurtadan yumurta mı Tavuktan olur?. İkileminin yanıtı. Ne o ne de öbürü yanlıştır ya da doğrudur durumu. Doğal olarak tavuğun önce olması gerekir gibi düşünürüz. Peki ilk tavuk nasıl oluştu ya da var oldu? iflah olmaz teistlerle böyle konuları tartışamassınız bile o da ayrı bir giri konusu.

altay sözlük

boztorgay
Yeni Teması gözleri yoruyor. Yeni bir oluşum olması hasebiyle Değiştirme olanaklarının gelistirileceği temennisiyle tüm kullanıcılarının ve tabi ki emeği geçenlerin 2019 yılı şeker bayramını Bilvesile kutluyorum.

bir altay sözlük yazarına şarkı armağan et

boztorgay
Tüm sözlüğe bayram vesilesi ile benden armağan:

Bella Ciao

Una mattina mi sono svegliato
O bella ciao bella ciao
Bella ciao ciao ciao
Una mattina mi sono svegliato
E ho trovato l'invasor

O partigiano portami via
O bella ciao bella ciao
Bella ciao ciao ciao
O partigiano portami via
Che mi sento di morir

E so io muoio da partigiano
O bella ciao bella ciao
Bella ciao ciao ciao
E so io muoio da partigiano
Tu mi devi seppellir

Mi seppellisci lassu in montagna
O bella ciao bella ciao
Bella ciao ciao ciao
Mi seppelisci lassu in montagna
Sotto l'ombra di un bel fior

Tutte le genti che passeranno
O bella ciao bella ciao
Bella ciao ciao ciao
Tutte le genti che passeranno
Mi diranno che bel fior

E questo e il fiore del partigiano
O bella ciao bella ciao
Bella ciao ciao ciao
E questo e il fiore del partigiano
Morto per la liberta

Bu da aslından Türkçe çevirisi

Bir sabah uyandığımda
Oh hoşça kal güzelim hoşça kal güzelim
Hoşça kal güzelim hoşça kal hoşça kal
Bir sabah uyandığımda
Düşmanı yurdumda buldum

Oh partizan
Götür beni buralardan
Oh hoşça kal güzelim hoşça kal güzelim
Hoşça kal güzelim hoşça kal hoşça kal
Oh partizan
Götür beni buralardan
Çünkü ölümün yaklaştığını hissediyorum

Ve eğer ben o dağın tepesinde
Bir partizan olarak ölürsem
Oh hoşça kal güzelim hoşça kal güzelim
Hoşça kal güzelim hoşça kal hoşça kal
Ve eğer ben o dağın tepesinde
Bir partizan olarak ölürsem
O zaman beni sen gömmelisin

Beni o dağa göm
Oh hoşça kal güzelim hoşça kal güzelim
Hoşça kal güzelim hoşça kal hoşça kal
Beni o dağa göm
Güzel bir çiçeğin gölgesinin altına

Ve oradan geçecekler
Oh hoşça kal güzelim hoşça kal güzelim
Hoşça kal güzelim hoşça kal hoşça kal
Ve oradan geçecekler
Sana ne kadar güzel bir çiçek bu desinler

Bu partizanın çiçeğidir
Oh hoşça kal güzelim hoşça kal güzelim
Hoşça kal güzelim hoşça kal hoşça kal
Bu partizanın çiçeğidir
Özgürlük için ölen.

vatan haini

boztorgay
Bir şiirle ne kadar güzel ve derin hiciv edilebilir ki.
Buyrun size üstelik vatan haini bir Şairden. Hem de Vatanı parsel parsel bölüp, bölüştürüp paylaşan ve satanların sözüm ona vatana sahip çıktığı bir yurtta.
  
 

"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ. 
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet. 
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ." 
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla, 
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un 66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali 
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira. 
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet 
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim. 
Vatan çiftliklerinizse, 
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, 
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, 
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, 
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, 
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, 
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, 
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, 
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa, 
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, 
ben vatan hainiyim. 
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla : 
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ. 

0 /