confessions

anneboleyn

Tunahan - Toktamış yazar

  1. toplam giri 25
  2. takipçi 18
  3. puan 3755

altay sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

anneboleyn
Tam unuttum dediğim anda karşımda görüyorum. Tekrar rüyalarıma misafir ediyor, onun ismiyle uyanıyorum. Sezen Aksu'nun “lütfen görmeyeyim seni bir yerlerde karşıma çıkma” nakaratında takılıp kalıyorum. Tesadüfler beni yordu. Neden bilmiyorum ama içimden bir ses “o da seni düşünüyor, özlüyor” diye diretiyor. Ego mu bu? Yoksa “o yanlış kişi” diyen sezgilerim gibi gerçekçi mi? Bu kadar zor olmamalıydı, o seni umursamıyor deyip hislere pranga vurmak. Oysa içimdeki ses durmadan “o da seni özledi” diye haykırırken nasıl kurtulabilirim bu karmaşadan? Evren bile aynı dakika aynı yerde olmamız için türlü çabalar içindeyken nasıl senin beni düşünmediğine inanabilirim ki?

aşk

anneboleyn
Gözlerine baktığımda kalbimin en ücra köşesinin bile titreştiğini hissederdim. Onu öptüğümde sanki dünyanın en güzel dudaklarının tadına bakmanın hazzını yaşardım. Hayatımda hiç kimseye bu kadar çabuk teslim olmadım. O bir hazzın peşindeyken ben arzularımın çelik duvarlarını yıkıyor duygu yoğunluğumla ona sarılıyordum; hem ruhen hem bedenen sarsılıyordum. Benimki ilk kez tattığım bir şehvet ile sarhoşluğun tutku haliydi; aşktı. Onunki sadece vücudundaki zehri akıtabilmenin amacıyla harekete geçen sıradan bir arzu. Duygularım paramparça edilirken, vücudum istismar edilmeye yüz tutmuşken kurtulmalıydım onun etkisinden. Kurtuldum... ama özleminden kurtulamadım.

İki hafta önce aşkımın tanımını yazmışım. Şu an bu duygularda değilim tabii. Aşk diye bir şey yok bence.

ortamın en güzel kızına yüz vermeyen erkek

anneboleyn
Bazen de kızın dikkatini çekmek için yapılandır. Aynı masadasınız ve size hiç bakmıyor, insan bir durup düşünüyor “ulan neden hiç beni izlemiyor” diye. Bir süre geçince yürümeye başladıkları an her şey ifşa oluyor swh. Neydi o söz? Bir yere çok bakıyorsanız ya da hiç bakmıyorsanız orada önemli bir şey vardır.

tesadüf

anneboleyn
Tanrım! Bir önceki entrymde bir çocuktan bahsetmiştim ya işte o butik açtı bugün. Biliyordum butik açacağını instagramdaki hikayelerden ama nerede olduğuna dair hiçbir bilgim yoktu. Bugün de cafe çıkışı erkek bir arkadaşımla eve yürüyelim dedik. Çok susadım iki tane bakkalın önünden geçtik neyse ya sonra alırım deyip üşengeçlik yaptım. Her neyse bir tane daha bakkalın yanından geçiyoruz girdim içeri suyun parasını verdim arkamı bir döndüm kocaman onun butiğinin ismi o da karşımda yan dönük ama görmedi sanırım beni yani umarım. Şoka girdim. Tesadüf mü bu arkadaş? Nasıl bir tesadüf? Onca bakkalın önünden geçtim de su almadım, onun karşısındaki bakkaldan su aldım! Hayır inanamıyorum! Ben mucizelere, büyülere, dinlere inanmam. Ama bu çocukla aramdaki çekim gücü nedir anlayamıyorum.

insanı en çok üzen durumlar

anneboleyn
Bugüne kadar kendimi açıkca ifade etmeyi tercih ettim. Bu gece de böyle yapacağım. Bazılarınız bu anlattıklarıma gülecek bazılarınız belki de üzülecek. Önemi yok. Önemli olan tek şey anlaşılmak.

Bugüne kadar hayatıma o kadar kötü erkekler girdi ki, onlar için elde edene kadar peşlerinden koştuğu sonrasında ilgimi aldıklarında da kenara atılan bir kız oldum. (Konumuz erkek olacak kadar basit değil bu başlangıç.) Sırf kendimi kullanılmış hissetmek istemediğim için de hiçbiriyle cinsel bir birliktelik yaşamamıştım. Daha doğrusu üç kişiyle öpüştüm üçünde de ten uyumunu yakalayamadığımdan aseksual olduğumu falan düşünüyordum. Cinsellik de tabuydu benim için. Zamanla düşüncelerim değişti ama bunu yaşayacağım insanın iyi biri ve özel olmasını beni sevmesini istedim. Küçükken hayran olduğum bir çocuk vardı. Benden biraz büyük. O çocuk yazdı. Konuştuk, görüşmek istedi tersledim. (aynı semtte oturuyoruz) bir süre sonra instagramdan ekledi tekrar yazdı. Benim de onu rüyamda göreceğim tuttu, görüşmeye ikna oldum böylelikle. İlk buluşma o kadar güzeldi ki gökyüzünde yıldızlar, etrafında ağaçlar, dibinde göl ve kurbağa sesleri, doğa ile iç içesiniz. Allahım! Eli elime yanlışıkla değdiğinde dahi titriyorum! Öyle yabancıyım ki bu duyguya! Ona dokunmak bile beni mutlu ediyor; daha ilk buluşma! Çok güzel vakit geçiriyoruz bu arada aşırı yakışıklı bir çocuk. Ama karakteri, yaşantısı hiçbir şekilde bana uygun değil. Bir gelecek düşünebileceğim biri değil yani. Bunu bile bile istedim onu. O da çıldırıyor benim için. Gel zaman git zamaaan sorunlar yaşandı. Kendini iyi ifade edebilen biri değil ya da uğraşmak istemiyordur bilemeyeceğim. Defalarca bitirdim. Ya o geldi ya ben gittim. Ama artık eskisi gibi değildi hiçbir şey. Benimle eskisi gibi ilgilenmiyordu, üzerime titremiyordu. Ben gene de kopamadım ondan. Tabii zoruma da gidyordu. Darlıyordum onu çok. Bir gün buluşacağız dediğimiz gün ortadan kayboldu, çıldırdım. Bunun spor salonuna gittim tokatlayacağım bunu! Hahaha, deliyimdir baya bir. Bulamadım onu. geldiğim için kızdı baya, semt çocuğu ya! Yazdı akşam bana engelledim bunu. Kapımda yattı o gece yalvardı ineyim diye sabaha kadar ama inmedim. Sonraki günler tekrar tekrar aradı. Dayanamadım, aşığım! Beni yanında istediğini söyledi, görüşmedim. Bana kendini inandırması gerektiğini söyledim. Sonra bir anda arkadaşlarının yanına gidince benim mesajıma cevap vermemeye whatsappa girip görüldü dahi atmamaya başladı. Ağzıma geleni söyledim. Bitti. Gece çok içtim deli gibi içtim. Dayanamadım yazdım buna. Hemen geldi yanıma beni almaya. Arkadaşımdaydım yarım saatliğine gidiyorum diye çıktım. O gece dönmedim eve. Deli gibi istiyordum onu, deli gibi. O da beni. Ama yanlış olduğunu, doğru kişi olmadığını iliklerime kadar biliyordum. Olmadı. Israr etti, ısrar etti, ısrar etti. Ve oldu. Canım çok yandı, umurunda dahi olmadı. Hem güzeldi, hem can yakıcı. Sarılarak uyuduk. Birbirimizi öperek uyandık. Önceki gece yarın erkenden işi olduğunu gideceğini söylemişti. Bekle beni evde geleceğim dedi gitti. Öğlen 1 oldu 2 oldu gelmedi. Beklediğim hassasiyeti, ilgiyi gösteremedi. Bir an kendimi zayıf hissettim. Sanırım o ne olursa olsun hep orda kalacağımı, ondan ayrılamayacağımı düşünüyordu. Sonra bir an güçlü hissettim. Benim kimseye ihtiyacım yoktu. Öğlen üç gibi evden çıktım arkadaşıma gittim, dağılmışım gene içiyorum. Sonra kız arkadaşım geldi toparladı beni. İçkiyi döktü, numaramı değiştirdi, sosyal medya hesaplarımı kapattı. Hayalet oldum. O hayatına devam etti ben de ettim. Sonra dün gece bir gibi karşılaştık. Arkadaşları yanındaydı, şok oldu. Kitlendi. Yanında erkek arkadaşım vardı. Hareket edemedi. Gittim öylece, hiç olmamışçasına. Aslında o an gerçekten beni önemsediğini hissettim. O şaşkınlığından, bozulmasından... hissettim işte. Bütün vücuduma yayılan bir elektrik gibi. Ben çok şey hissettim. Aramızdaki her şey o kadar kısa zamanda oldu ki, ben kimseye kendimi bu denli teslim etmedim. Biliyor musunuz? Özlüyorum. Hala deli gibi özlüyorum, köpek gibi özlüyorum. Gene gene gene kendimden nefret ediyorum. Değişik bir insanım işte, değişik. Belki sizlere basit gelebilir ama benim için çok büyüktü.

düşün ki o bunu okuyor

anneboleyn
Narsist şerefsiz, hoşuna gitti mi beni araştırıp hoşlanıp hoşlanmadığım şeyleri öğrenip de bana taktiksel bir biçimde yaklaşmak? Aklımı çelmek hoşuna gitti mi? Sonra da bir kağıt parçasıymışım bir nesneymişim gibi buruşturup, parçalayıp kenara fırlatmak, çok büyük bir şey başardın değil mi? Psikolojim, ruhum böyle çalkantıdayken ve bunu gayet iyi bilirken sırf can sıkıntından sırf asıl hasta olan senin narsistliğin yüzünden hayatımı daha da çekilmez kıldığına değdi mi? Evet narsist şerefsiz yıldızları izlemeyi çok severim bunu da laik sözlükten okudun zaten. Ama bir şeyi okumayı unutmuşsun senin gibi aşağılık heriflere de alışkınım da hala temiz kalbim iğrençliğinizi kaldırmıyor.

Neyse ki o bunu okumuyor. Çünkü işi bitti. Narsistler için her şey karşıdakinin samimi hislerini kazanana kadardır. Aşağılık herif.

sorgulamak

anneboleyn
Kendinizi büyük bir boşluğun içinde yuvarlanıp duran bir nesne gibi hissettiğiniz oldu mu? Dünya düzeninin ve geleneklerin sizi robot yapmaktan başka bir şeye yaramadığını hiç keşfettiniz mi? Eğer bu söylediklerimi bir an bile düşünmemişseniz düzenin çarkları görevini tamamlamış demektir. Düşünmeyen, sorgulamayan sadece itaat edip uyum sağlayan robotlar. Soruyorum size bizim robotlardan farkımız ne? Düzene, geleneklere, büyüklerimize, sisteme itaat etmemiz öğretildi. Evlenip çoğalmamız bu dünya düzenine daha çok köle yaratmamız istendi. Devlet bizi soysa dahi ses çıkarmamamız gerektiği, adaletsizlik gördüğümüzde haksız güçlü ise görmezden gelmemiz yoksa başımızın belaya gireceği öğretildi, düzene ve dayatılan öğretilere başkaldırırsak terörist olarak yaftalanacağımız empoze edildi.

Her şeyin boş ve anlamsız bir insanın ise piyondan başka bir şey olmadığını çok erken anladım. Sanırım bu yüzden kendimi yaşlı, yorgun ve isteksiz hissediyorum. Bu düzene itaat etmek, robot gibi yaşamak istemiyorum. Herhangi bir şeyi yapacak gücü kendimde bulamıyorum. Her şey o kadar anlamsız geliyor ki, hepimiz birer kuklayız; sadece düzene uyum sağlamalıyız, sesimizi çıkarırsak da yok edilmesi gereken değersiz varlıklarız. Özgür değiliz hiçbirimiz.

Sorgulamak böyle boktan bir şey işte.

ekrem imamoğlu

anneboleyn
Ciddi ciddi gelecekteki cumhurbaşkanlığı seçiminde seçileceğini ve 13. Cumhurbaşkanımız olacağını düşünüyorum. Bu düşünce hala size ütopik geliyorsa halkın nabzını biraz yakından yoklayın. O zaman hak vereceksiniz. Dileğim bir gün erdoğan gibi güç zehirlenmesine maruz kalmaması ve bu ülkeyi demokrasi, hukuk içinde yönetmesi hatta biraz daha uçmam gerekirse avrupa birliğine türkiye'yi sokmasıdır.

chp'nin milliyetçiliğe hiç sahip çıkmaması

anneboleyn
Chp'nin hangi ideolojiye daha yatkın olduğunu bir çözemedim. İçinde Mansur Yavaş gibi milliyetçiler de barındırdığı gibi Tunç Soyer gibi sosyal demokratlar, Ekrem imamoğlu gibi modern muhafazakarlar da barındırıyor. Bence Chp, halkın nabzına göre hareket ediyor. Aşırı milliyetçi bir izlenim yaratırsa kitlesinin bir kısmının hoşnut olmayacağını bildiği için de nötr kalıyor. milliyetçilik günümüz dünya şartlarına pek hitap etmediği için doğru bir strateji.

seçim gecesi tek kaynak anadolu ajans olmayacak

anneboleyn
Ekrem İmamoğlu'nun bugün yaptığı açıklamadır. Aktif olan bilgi merkezlerini daha da geliştireceklerini seçim gecesi anadolu ajansına muhtaç kalmayacağımızı söylüyor. Ben bu adamı nasıl sevmem? Bütün önlemleri alıp bütün ihtimalleri göz önünde bulundurarak hareket ediyor. Artık Anadolu Ajansın manipülasyonlarına maruz kalmak zorunda değiliz! Umuyorum ki Fox, bu altenatif haber kaynağından seçim sonuçlarını yayınlar.

İyi ki varsın ekrem imamoğlu!

Kaynak:
https://www.abcgazetesi.com/imamoglu-duyurdu-secim-gecesi-vatandasin-tek-haber-kaynagi-aa-olmayacak-14701

her şey güzel olacak kampanyası

anneboleyn
Akp bütün devlet imkanlarından yararlanacak. 45 günde bizzat cumhurbaşkanı erdoğan tarafından 39 miting yapılacak o paralar kimden çıkacak? Bizim cebimizden! Hem de izin vermeden, sorulmadan. Twitter anasayfamda sürekli Binali Yıldırım'ın attığı sponsorlu tweetleri çıkıyor. Kimin parasıyla? Bizim!
Seçim tekrarlandığı için diğer aday gösteren partilere hazineden para verilmiyor. Bu yüzden kampanya başlatıldı. 20 tl kimseyi öldürmez yahut süründürmez. bağışın üst sınırı 54 küsür tl, yani fazlasını veremiyorsun. Chp gibi bir parti nasıl yapar derseniz, İş Bankası Chp'ye ait olsa da oradan maddi bir geliri yok partinin. Bildiğim kadarıyla hazineden gelen para dışında partililer aidat ödüyor bir de zengin chp'li aileler bizzat bağış yapıyordur(bu sadece bir tahmin.)

gördüğünüz üzere adaletsiz bir seçim sürecindeyiz. Helali hoş olsun Ekrem İmamoğlu'na.

recep tayyip erdoğan

anneboleyn
türkiye cumhuriyeti vatandaşı, atatürk'ün ilkelerine ve kendisine yürekten bağlı bir insan olaraktan Recep Tayyip erdoğan benim cumhurbaşkanım değildir. Akp'lilerin cumhurbaşkanıdır. Zira Türkiye'nin başındaki biri kendisini desteklemeyenleri terörist, zillet olarak tanımlamaz; tanımlarsa da ülkenin yarısı da onu kabul etmez. Gideceği günler çok yakın... yanında götüreceği çok şey olacak ama Türkiye'yi kendiyle birlikte uçurumdan aşağıya sürükleyemeyecek.

23 haziran 2019 istanbul seçimleri

anneboleyn
Dün twitterda binali yıldırım'a ayrı olarak açılan “BY” kullanıcı adlı onaylanmış hesaptan büyük bir propagando yürütüldü. Chp aleyhine hastagler açıldı gece durmadan maaşlı troller bu hastaghe yüklendi. Chp'nin vatan, millet düşmanı dinsiz olduğu, oyların çalındığına dair spekülatif organize bir algı kampanyası yürütüldü. Benim gibi twitterı seçimden beri düzenli kullananlarınız varsa sizler de şahit olmuşsunuzdur. Bizim paralarımızla bu trollerin maaşlarının ödendiğini söylememe gerek yok herhalde.

Ek olarak Pkk'lı terör örgütünün üst düzey yöneticilerinden olan Bese Hozat'ın “imamoğlu'nu destekliyoruz” açıklaması sürekli paylaşıldı, halen paylaşılmakta. Chp ve Pkk ortak hareket ediyor algısı oluşturup Chp'yi tepetaklak etme amacıyla yapılmış bu iğrenç algı, kanımı dondurmakta. Geçenlerde bir entrymde “ölü taklidi yapan pkk/pyd ne oldu da 31 mart seçimlerinden sonra dirildi, askerlerimizi şehit etmeye başladı” demiştim. Üstüne pkk liderlerinden bir teröristin “imamoğlu'nu destekliyoruz” diye video çekmesi, bunu akp'li maaşlı trollerin kullanıp sosyal medyada yayması manidar olmuş. Açık söylemem gerekirse pkk ve iktidar/devlet ortak çalışıyorlar.
(Devletime toz kondurmam diyenleriniz çıkabilir, arkadaşım benim devletle bir sorunum yok devleti ele geçirenlerle sorunum var, sizlerin de olmalı)
Bilinçli bireyler olarak bu söylediklerim üzerinde düşünmenizi istiyorum. 23 Haziran'da kazanmak için her şeyi yapacaklarını az çok biliyoruz. Bize düşen mantıklı hareket etmektir.

gökhan özoğuz'un imamoğlu'nu günümüz atatürk'ü ilan etmesi

anneboleyn
Şöyle düşünüyorum: Atatürk'ün umutsuzluğa kapılmayan, vazgeçmeyen bir lider olmasından dolayı yıllardır kavuşma hasretiyle yandığımız milletin hakkını savunan ve türlü haksızlıklara rağmen vazgeçmeyen bir lider çıkmasıyla bu tarz bir benzetme yapılmış olabilir. Çünkü hepimizin hakkını savunan bir lider ilk defa çıkıyor. Atatürk ile kimse karşılaştırılamaz lakin mantıklı düşündüğünüz zaman o umut ve heyecanla bazı konularda benzetme yapmasına aşırı bir tepki gösterilmemeli. Her Türk gencinde bir Atatürk özlemi vardır, belki de en büyük hatamız yeni bir Atatürk beklemektir. Atatürk'ten bir tane daha çıkmayacak ama onun mücadeleci ruhunu yansıtanlar çıkacaktır. İnce ile İnamoğlu karıştırılmamalı.

tavsiye diziler

anneboleyn
(bkz:gossip girl)
(bkz:the white queen)
(bkz:the tudors)
(bkz:the white princess)
(bkz:les miserables) (sefiller romanının mini dizi uyarlaması, tanrım! Öyle muhteşemdi ki!)
(bkz:reign)
(bkz:the last ship)
(bkz:azap yolları) (rus dizisi, çarlıktan bolşevikliğe geçişi çok güzel anlatmış)

O kadar güzel diziler izledim ki şu an birçoğu aklıma gelmiyor. Lakin beni kendi kafamdan uzaklaştırıp, dünyasına çeken dizilerin başında bunlar var swh. İyi seyirler.

orta zekalılar cenneti

anneboleyn
Zülfü Livaneli'nin deneme türünde olan muhteşem eser, unutulmayacak bir girişe sahip, kurnazlığın ve zekanın arasındaki büyük uçuruma değinip orta zekalıların bizleri yönetmesindeki sebepleri sıralamış, yol açtıkları felaketleri tek tek anlatmıştır. Yılların tecrübesi ve bilgi birikimiyle insan analizi ve tasvirleri takdir edilesi. Sanat, siyaset, edebiyat, avrupa ile orta doğu ülkesindeki medeniyet ve çağ farkının tek sorumlusunun kültür olduğunu yalın diliyle okuyucuya anlatan, genel kültürünüzü geliştirebileceğiniz bu güzel esere bir şans verin derim.

hdp

anneboleyn
Hdp'yi asla desteklemiyorum, ideolojilerinin yakınından bile geçmem lakin ister kabul edin ister etmeyin nesnel bir şekilde değerlendirdiğiniz zaman Hdp seçime girmesi devlet kapsamında meşru bir parti olduğunu gösteriyor. Neden meşru? Seçime girilmesine izin veriliyor, mecliste söz hakkı var. Şahsi olarak Düşüncelerimiz, ideolojilerimiz, prensiplerimiz açısından kalben, fikren meşrulaştıramayacağımız bir parti devlet tarafından seçime sokuluyorsa hatta bu parti belediye kazanıyorsa çıkıp kayyum atayamazsın. Şu an devlet hdp'nin belediyelerine yönelmiş durumda, kayyum zemini hazırlıyor. Madem el koyacaksın neden seçime sokuyorsun? Bundan şunu çıkarıyorum: akp, hdp'nin kazandığı illeri alamayacağını bildiği için seçimlere girmesine izin veriyor sonra da çıkıp kayyum atıyor, kendi adamını başa geçiriyor. Çok yanlış, tunceli'de diyarbakır'da kayyumun atandığı yerleri gördük, dünya kadar borç bırakmışlar, hep israf hep lükse harcamışlar. Bu yapılan anti demokratik, hilekarlık ve Orta zekalılıktır.
(bkz:Orta zekalılar cenneti)

Not: pkk ile ilişkileri olduğundan dolayı hdp'yi desteklemediğimi, benimsemediğimi söyledim. Yoksa kürtleri temsil eden bir partinin olup olmamasıyla bir derdim yok. Vatanını seven herkesin mecliste çok renklilik oluşturmasını her zaman savunurum.

İkinci not: bir zamanlar iktidarın ve devletin de pkk ile çok sıkı ilişkileri vardı. Unutma!

ekrem imamoğlu

anneboleyn
Bugün iş adamlarına “haddinizi bileceksiniz!” diyen Erdoğan'a, Ekrem İmamoğlu'ndan muhteşem yanıt:
“Halk seni seçtiyse sen haddini bileceksin, siyasetçi haddini bilecek; Dedemin her zaman söylediği bir söz vardı: MAKAMIN YÜKSELDİKÇE, BOYNUN BÜKÜLECEK!”

Yıllardır beklenilen lider! Böyle kutlu bir amaç için yüzlerce sanatçının, iş insanlarının, işçilerin, milliyetçilerin, solcuların ideoloji tanımaksızın her türkiye sevdalısı demokrasi aşığı Atatürk gencinin tek yumruk olmasından sevinç duyuyorum. Bunu sen başardın güzel adam! Doğru yoldayız, her şey Türkiye Cumhuriyeti için, adalet ve demokrasi için! Gençliğimiz, çocuklarımız için! Her şey çok güzel olacak Ekrem Abi!
0 /