confessions

a grubu beta hemolitik streptokok

1. nesil Toktamış yazar - Adıyakşı

  1. toplam entry 31
  2. takipçi 1
  3. puan 737

antibiyogram

a grubu beta hemolitik streptokok
Mikroorganizmaların antibiyotiklere duyarlarını veya toleranslarını tespit etmek için yapılan test.

Görselde a grubu beta hemolitik streptokok türünün 10 yıl içerisindeki direnç artışı net olarak görülebilir. 2009 senesinde antibiyotikler bakteriye etki ederken, 10 yıl sonra neredeyse etkisi sıfırdır.

Üniversite 1. Sınıftaki hocamın bir sözü geldi aklıma: ''avcı 40 yol biliyorsa, ayı da 40 yol bilir.''

altaysozluk.com/foto

venüs

a grubu beta hemolitik streptokok
Güneş sistemindeki en sıcak gezegendir. Merkür, güneş'e daha yakın olduğu halde venüs kadar sıcak değildir.

Konumu, büyüklüğü ve güneş' e uzaklığı kendisini en az dünya kadar hayata elverişli yapmaktadır; lakin çekirdeğinden kontrolsüzce salınan karbondioksit, gezegende sera etkisi yaratmıştır ve gezegenin sıcaklığını 462 dereceye çıkarmıştır.

Ayrıca saat yönünde dönen tek gezegendir. Yani venüs'te güneş batıdan doğar.

taş devrinde egeliler

a grubu beta hemolitik streptokok
Aydın pulluk firmasının insnaın yüzünü güldüren reklam filmi.

Auahaha. Ulan Muğla'mı çok özledim. Reklam filmindeki kadın oyuncu, yani Gülnihal demir gerçek hayatta da dünya tatlısı bir insandır. Eski Muğla taraflarına yolunuz düşerse mutlaka görürsünüz kendisini, gidin bir sohbet edin ve gününüz güzelleşsin...

- ben et met istiyeman

muğla ağzı

a grubu beta hemolitik streptokok
ilk başta fazla yabancıladığım lakin 20 yılımı geçirdikten sonra alıştığım ve kulağıma çok tatlı gelen ağızdır.

bazı kelimeler ve anlamları şöyledir:

hindi = şimdi

ende = bu;şu;o

gücüle = henüz

zapıramak = koşmak

gortlangoz = salyangoz

ıvusa = rica eki ( ende kapıyı kapadıvusa )

süse = yol

biyon = bir kere

ganık = sürahi

su sulamak = bahçe sulamak

dığan = tava

granlamak = yanından geçmek

fıydırmak = fırlatmak

sırt= kıyafet

yargın = sırt

gabıklı = yabancı

okarı = yukarı

aşarı = aşağı

fortum = hortum

zabala = sabah

ağşamınan = akşam

nahala = nasıl

ünlemek = seslenmek

çövdürmek = işemek

buymak = üşümek

cıldırık = serçe

böğü = örümcek

vere = hep

albinizm

a grubu beta hemolitik streptokok
melanin pigmentini yöneten genin resesif durumda olması sonucu görülen anomali. genlerle bir nesilden diğerine geçer. albinizm'den sorumlu olan gen; göze, deriye ve saçlara melanin pigmentini nasıl üreteceği bilgisini taşıyan gendir. albinizm ile ilgili genler de hem anneden hem de babadan gelmektedir ve melanin pigmentinin üretimiyle ilgili her iki gen de doğru çalışmamaktadır.

bu duruma sahip kişilerin ten, kaş, kirpik ve vücut tüyleri beyaz ve tonlarıdır.

pnömokok

a grubu beta hemolitik streptokok
streptococcus pneumoniae.

Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde bakteriyel menenjite sebep olabilen bakteridir.

Gram pozitif lanset şeklinde diplokoklar şeklinde görülür. Az da olsa tek veya küçük zincirler şeklinde de olabilir.

Solunum yolu ile bulaşır ve üst solunum yolunuzda efendi gibi bağışıklık sisteminizin zayıflamasını bekler.

Bebeklerde ölümcül etkileri vardır.

üsküdar'a gider iken

a grubu beta hemolitik streptokok
Onlarca ağızdan dinlesem de sanırım hiçbiri beni bu yorum kadar etkileyemedi.

Genelde hep hareketli versiyonları ile karşılaştığım içindir... Ama bu ne güzel bir yorumdur. Hele o altyapı... İnsana huzurla hüznü nasıl veriyor aynı anda...

Balmumcu'dan yağmuru izler gibi hissettim dinlerken. Çalanların elleirne, söyleyenin nefesine sağlık.

kıl dönmesi

a grubu beta hemolitik streptokok
pilonidal sinüs

sanıldığı gibi kılın içe girip büyümesi değildir. onun adı batıktır.

kıl dönmesi deri oluşurken ortaya çıkan hatadan ötürü epidermiste oluşan küçük çukurlardan kaynaklıdır. bu oluşan çukurlar kıl üretebilir. oluşan çukurlar üzerine üstteki normal deri kapladığından, içeride oluşan kıl dışarı çıkamaz ve içeride sürekli olarak büyür.

tek çaresi cerrahi operasyondur.

parkinson

a grubu beta hemolitik streptokok
beynin kortexinden striatum'a uyarıcı olarak kolinerjik liflerle asetil kolin gelirken, inhibitör olarak gaba gelir.

substantia nigra'dan da dopamin salgılanır nigrostrial yoldan uyarıcı olarak.

asetil kolin ve gaba üreten nöronlarda presinaptik d2 reseptörü vardır. bu reseptörler otoreseptördür. yani dopamin bağlanması sonucu asetil kolin ve gaba salınımı azalır.

dopamin azalması asetil kolin ve gaba'nın salınmasını artırır.
asetil kolin artınca tremor, gaba artınca hipokinezi oluşturur ve bu durum vücut kaslarında sürekli olarak istemsiz kasılma hareketleri başlamasına yol açar.

tedavisinde ya dopamin artırılmalı ya da asetil kolin azaltmalıldır.
hastalara b6 vitamini verilmemelidir.

vy canis majoris

a grubu beta hemolitik streptokok
gözlemlenebilen evrende keşfedilmiş en büyük 8. yıldız olan kırmızı hiperdev.

büyük köpek takımyıldızı'nda bulunan bu yıldızın, dünya'ya olan uzaklığı 4.890 ışık yılıdır.

1000 km hızla giden bir cisimle çevresinde tam bir tur atmanız bile 1100 yılınızı alır. eğer dünya nüfusu vy canis majoris'te yaşasaydı, her insana 10 dünya'lık bir alan düşerdi.

kordiseps

a grubu beta hemolitik streptokok
bilimsel adı: cordyceps.

ekosistemin harika bir mekanizması olan yok edici fungus. bu mantarlar yağmur ormanlarında bulunur ve böcekler, eklem bacaklılar üzerinde parazitlik gösterir. böcek türlerinin, başka bir böcek türüne üstünlük kurup onları yok etmesini engeller.

vücutlarına girdikleri canlıların merkezi sinir sistemlerini kontrol altına alırlar ve davranışlarını yönetirler.

örneğin: karıncanın merkezi sinir sistemini çökertip, yüksek bir dala tırmanmalarını ve daldaki ana damarlara dişlerini geçirmelerini sağlarlar. karınca ölene kadar bu şekilde kalır ve mantar birkaç hafta içinde karıncanın kafasından filizlenerek yeni sporlar oluşturur.

bu mantarın tek avı karıncalar da değildir. çoğu predatör böcek ve eklem bacaklı bu mantarın kurbanı olur.

bu mantarın bir çok türü vardır ve her bir türü, belli böcekler üzerinde yüksek etki gösterir.

pcr

a grubu beta hemolitik streptokok
polymerase chain reaction

metod basitçe, nükleik asitlerin uygun koşullarda tüpte çoğaltılması şeklindedir.
spesifik bir dna parçasının kopyalarının
primerler tarafından yönlendirilerek enzimatik olarak sentezlenmesi şeklinde tanımlanan invitro(canlı dışında,tüpte) bir yöntemdir.

yöntemin temeli, çoğaltılmak istenen bölgenin iki ucuna özgü, bu bölgedeki baz dizilerini tamamlayıcı bir çift sentetik oligonükleotid primer kullanılarak, bu iki primerle sınırlandırılan genin enzimatik olarak sentezlenmesine dayanır.


kalıtsal hastalıklarda taşıyıcının ve hastanın
tanısında, prenatal tanıda, klinik örneklerde patojen organizmaların saptanmasında, adli tıpta, onkogenesisin araştırılmasında,
klonlamada, gen tanısı araştırmalarında, nokta mutasyonlarının belirlenmesinde bu teknik kullanılır.