rüştü onur

veritas
zonguldak'lı olan, garip akımının önemli temsilcilerinden biri olarak gösterilen, "ben ölecek adam değilim" diyerek ölüm kokan şiirler yazan, genç yaşta yitirdiğimiz şair.

rüştü onur, ölüm temalı şiirlerini oktay rifat ve salah birsel'e yollayarak isyan ederdi. ah ben ölecek adam değilim diye. lakin 22 yaşında, yeni yeni açan bir çiçeğin kökünden koparılması gibi hayata veda etmiştir.

hayata veda etmesi de ; ince hastalık diye tabir ettiğimiz veremden dolayı olmuştur. 22 yıllık kısa yaşamına şiirleri sığdırmış, çoğu insanın dünyasına girmiştir.

verem tedavisi olmuş, hastalığı yenmiştir. daha sonra aşık olduğu şiirlerini ve mektuplarını yazdığı mediha hanım ile evlenmiştir. daha sonra verem tekrar etmiş bununla mücadele etmeye çalışmıştır. sevgili eşi mediha hanım'ın ölümü onu çok sarsmış ve onun ölümünden iki hafta sonra şair leyla sokağındaki evinde hayata veda etmiştir.

şair leyla sokağı demişken şairin aynı adlı şiirini de bırakalım:
payıma düşen toprak parçası
senin de payına düşer
ayrılık gayrılık yok
ölüm nefesinde nasıl olsa
amma henüz vakit erken
daha gün
karşı apartmanın balkonunda
dur bakalım hele
ben salata satayım
şair leyla sokağı'nda
sen gene koş
bez fabrikasındaki
tezgahının başına
ölüm içimde
ölüm dışımda
ölüm talihsiz aşımda
ölüm kuru başımda
teselli benim gözyaşımda


zonguldak'lı olan hemşehrisi ve yakın arkadaşı muzaffer tayyip uslu, ölümü üzerine şöyle demişti:

"rüştü ölmüş... ve ben daha şimdiden insanları yorulmadan sokakları yorulan bu küçük şehirde yalnızlığı hissetmeye başladım."

ikisi de aynı hastalıktan öldüler evet edebi kişilikleri olsun yaşantıları olsun birbirine tıpatıp benzeyen bu iki genç şair erkenden göçüp gitmişlerdir.

nasıl unuturum güzeldi yaşamak diyordu rüştü onur .