risale-i nur'dan başka kitap okumayan insan

bumin kagan
nasıl bir şey olduğunu anlamanız için sizi bu risalelerden alıntılarla yüzleştirmek isterim, buyrun:
Sait Nursi, islam ile Hristiyanlığı birleştirmek üzere çok uğraşmıştır. İslam'ın içine Hristiyanlara ait pek çok inancı taşımak için sinsi bir çaba göstermiştir.
Yazdırdığı risale adlı kitaplarda İsevilik ve Müslümanlığı sürekli olarak yan yana getirdiği görülmektedir.
bu konudaki örnek sözlerinden birisi şudur:
"Müslüman İseviler ünvanına layık olacak bir cemiyet, o deccal komitesini hazret-i isa'nın riyaseti altında öldürecek ve dağıtacak, beşeri (insanlığı) inkar-ı uluhiyetten(ilah'ın varlığını inkar etmekten) kurtaracak"

Oysa ki Kuran'a göre tek din İslam'dır. Aynı anda hem Müslüman hem isevi olunamaz.

Sait Nursi'nin hristiyanlığı İslam'ın yanına ikinci bir din olarak yerleştirme çabası, başka anlatımlarında da göze çarpmaktadır. risaleden bir alıntı yapalım:

"Ahirzamanda madem fetret derecesinde din ve din-i Muhammedî'ye bir lâkaytlık perdesi gelmiş. Ve madem ahirzamanda Hazret-i İsâ'nın din-i hakikîsi hükmedecek, İslamiyetle omuz omuza gelecek. "
(Kastamonu Lâhikası, Yeni Asya Neşriyatı/İstanbul/2004 Baskısı/Sahife 79)

* Bu skandal sözlerde " islamiyetle omuz omuza gelecek" olan ayrı bir dinden (İsa'nın hakiki dininden) söz ediyor !
** Ahirzaman'da İslamiyet'in değil bu 'isa dini'nin hükmedeceğini yazıyor.
*** "din-i muhammedi"ye (yani islam'a) lakaytlık perdesi gelmiş sözüyle islamiyet'e hakarette bulunuyor.

Sa-it; "Hristiyanların pek çok zulüm gördüğünü ve bu nedenle cennete girmeyi hak ettiklerini" de söylüyor, risale-i Nur'da.
Ayrıca İslam'da yeri olmayan Kuran'da açık olarak hiçbir ayette yer almayan, ana hadis kitaplarında bile bulunmayan İsa'nın yeniden yeryüzüne inip peygamberlik yapacağı biçimindeki batıl inancı Hristiyanlıktan alıp İslam'ın içinde yaymak da Sait'in Müslümanlara yönelik diğer önemli aldatmacasıdır.
kıpçak bey
bomboş insandır ki genelde bu tarz insanlar kutsal kitabımızı bile okumaz ve bütün vakitlerini bu kitabı okumaya, dinlemeye ya da yazmaya harcarlar. Çoğu da türklük şuur ve bilincinden nasibini almamış kimselerdir.

yüce yaratan onlara milli benliklerini hatırlatarak onları doğru yola iletsin, ne diyeyim...