ismail hakkı durusu

depulteron
ismail hakkı durusu
altaysozluk.com/foto

1871 yılında Kayseri'nin Talas ilçesi, şimdi mahalle olan Zincidere Beldesi'nde doğan İsmail Hakkı Durusu, Posluoğlu ailesinden Hacı Ahmet Bin İbrahim'in ve Hatice hanımın oğlu olarak İslam Mahallesi 23 nolu hane nüfusuna kayıtlı. Kaptan Durusu, ilk ve orta öğretimini Zincidere Şehir Yatılı mektebinde tamamladıktan sonra İstanbul Heybeliada Ticari Kaptan Mektebinde yatılı olarak okuyup, mezun oldu. Atatürk'ü Bandırma vapuruyla Samsun'a götüren İsmail kaptan, 1922 yılında emekli olmuş.1940 yılında İstanbul'da vefat ederek Feriköy mezarlığına gömüldü. Eşi Fatma ile hayattaki tek kızları Safiye Ulugöl'den 3 torun sahibiydi. Kaptanın adı, Türkiye Denizcilik İşletmeleri tarafından 1999 yılında Karşıyaka vapuruna adı verildi

ismail hakkı durusu
altaysozluk.com/foto

Kaynak: https://www.google.com/amp/www.cumhuriyet.com.tr/amp/haber/turkiye/743308/iste_Ata_yi_Samsun_a_goturen_ismail_Hakki_kaptan.html

kalfa

alpha wolf
1. aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçi: "kalfalar, dükkân sahipleri, çıraklar, su dolu helkeleriyle dükkânlarından fırlıyor." - orhan kemal

2. mimar yardımcısı.

3. saraylarda ve büyük konaklarda halayıkların başında bulunan kadın.

4. iptidailerde hoca yardımcısı.

5. çocukları evlerinden alarak okula, okuldan evlerine götüren kimse: "evin içinde yaşlı bir kalfa ve bir besleme ile kalmıştık." - sermet muhtar alus

rasim ozan kütahyalı

Çalıkuşu ❤
bugün polis tarafından zorla mahkemeye götürülen şahıs.

savunmasının bir kısmı şu şekilde:
"... Hiçbir kastım yoktu, ondan sonra da özür diledim. Kamuoyuna çok detaylı bir özür açıklaması yaptım, bu sebeple 20 aydır ekrandan uzağım, dolayısıyla çok ciddi bir sosyal ceza yaptırımı çekmiş durumdayım, tüm gelirimi kaybettim, aile durumum zora düştü, çok üzüldüm.
...
Beni yargılayan mahkeme hakimi ile ilgili CHP'nin Akçakoca Belediye Başkan adayı olduğu yönünde internette çok sayıda haber vardır, bunları mahkeme hakimi tekzip etmemiştir, bu haberler halen durmaktadır. Eğer mahkeme hakiminin bana karşı siyasi bir karşıtlığı varsa bunu siyasi yollarla ifade etmelidir. Türk adalet sistemini bu amaçla vasıta olarak kullanmamalıdır. Beraatimi talep ederim. Mahkeme hakkımda mahkumiyet hükmü kurması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmiyorum. Bu benim için onur meselesidir."

hâlâ ama hâlâ saçmalamaya devam ediyor. keşke karısıyla birlikte kaybolsalar.

bu ülke

turkuaz beg
cemil meriç'in "bu sayfalarda hayatımın bütünü, yani bütün sevgilerim, bütün kinlerim, bütün tecrübelerim var. bana öyle geliyor ki, hayat denen mülakata bu kitabı yazmak için geldim; etimin eti, kemiğimin kemiği" dediği eseridir. oldukça ufuk açıcı bir kitaptır.

mantar tabancası

bozkurt
Anılarım canlandı küçüklüğümde köyde oynardım mantarı ucuna yerleştirirken ilk önce ya elimde patlarsa diye korka korka takardım sonrada mantarı silahın ucuna sıkıştırmak için sert bir yere hafifçe vururken yüzüme patlamasın diye kafamı geriye çevirirdim eğer mantar güzel sıkışmazsa patlamazdı.Hem birgün elim yada yüzüm yanacak diye korkar hemde oynamaktan vazgeçmezdim.Korkulacak birşey yokmuş ben kendi kendimi korkuturmuşum hep. :)

yalan

Acunay
Başlayalım...

Ben acunay.

Birçoğunuzun kardeşi, bazılarınızın ise çocuğu olacak bir yaştayım. Şu dünyada en nefret ettiğim şey yalan söylemek.
Şimdi bana diyeceksiniz ki, "acunay, sen hiç yalan söylemedin mi?" Ve ben de buna "Söyledim." Diye cevap vereceğim. Hem de en alâsından yalan söyledim.

Adalete ve savcının temsilcilerine en büyük yalanları söyledim. Ben öyle güzel yalan söylüyorum ki... Suçu işleyenden çok daha suçluyum.

Hayatımı alt ve üst eden o iğrenç kazanın sebepkarı; can bildiğim ama 1 aydır tek laf edemediğim, bana sırtını dönen öz abim.

Sen abi, hayatımı mahvettin. İnsanların çoğunun bana tiksinerek baktığını biliyorsun ve bu benim ciğerimin her bir köşesini deliyor. Ama gel gelelim ki ben senin için yalan, yalanlar söyledim. Hayalime bile ulaşamayacağımı bildiğim halde söyledim bu yalanları.

İkimizin de en büyük hayaliydi asker olmak. Sen sadece asker olmak istiyordun, ben ise bir kurmay subay...
Benim hayalim çok daha başkaydı ama tam da hayalime yakışan birisiydim. Kusursuz bir yapı ve güzellikteydim. Kimse kalkıp da "bu tiple nasıl asker olmuş bu?" Diyemezdi. Hatta birçok defa "sana da çok yakışır askerlik. Hem zekisin, hem güçlü, hem de güzel." Dendiğini bile işitmiştin...

Nasıl olduğunu hiç anlamadığım bir gece, aniden hayatım değişti ve ben saatlerce bir hastaneden bir diğer hastaneye gitmek zorunda kaldım. Bütün izmir'i dolaştım, bir tane bile doktor bulamadım. En son olarak doktorun birisini evinden çağırmak zorunda kaldık ve adam uykusundan uyanıp geldi bana. Ona da yalan söyledim ama doktor o, o haltın bahsettiğim şeyler ile olmayacağını polisten çok daha iyi biliyor.

İyileştim ama fiziki olarak, psikolojik olarak hala sorunlar yaşıyorum ve kendime her baktığımda "bu benim başıma nasıl geldi?" Diyorum. O izi taşımaktan nefret ediyorum.

Aylarca tedavi oldum, anestezi almadan derimi yüzdüler ama hiç sesim çıkmadı. Tedavi cevap verdi mi? Hayır. ama ben hâlâ bir tedavi daha olmak istiyorum ve bundan korkuyorum. Sadece hayalime ulaşmak için tedavi olmak istiyorum.

Sen abi, şimdi hayaline ulaştın ve bana sırtını döndün. Askeri okullara başvuru yaptığım gün "boşuna uğraşma, seni almazlar harp okullarına. Bu tiple kim sana asker diyebilir ki." Demiştin. O laf tam da içime oturdu.

Sen; benim yalanım sayesinde hayaline kavuştun.
Ben; senin hatan yüzünden hayalimden ve hayatımdan oldum.

İşte, yalandan bu yüzden nefret ediyorum.
Yalan, benim hayatımın temel taşı. Eğer yalanım ortaya çıkarsa tek suçlu ben olacağım. O yüzden susmaya devam etmem gerek.

akp düşmanlığı

Romantik faşist 😎
Neden bu kadar insanın oylarını akape'ye vermediğini anlayamayan insanların anlayamayacağı nefret duygusudur.

Tabi hayata a haber penceresinden bakarsak ülkede hiçbir sorun yok, her şey güllük gülistanlık. Biz ise durup dururken akape'ye düşmanlık yapan vatan hainleriyiz.

Ne yazık ki satılık yandaş medya aracılığıyla insanların çoğunluğu çok güzel bir şekilde yönlendirilmekte ve aldatılmaktadır.

efendi erkek bir gün kazanacak

alpha wolf
doğru olan önermedir, zira bunun ilk ispatını selvi boylum al yazmalım filminde görürüz ve ilyas, karısını ve çocuğunu yalnız bırakarak iş yerinin müdürü olan dilek hanım'da kalır bir süre ve karısının bekleyişleri de olumsuzlukla sonuçlanır, sonra ise çeker gider ve cemşit adında bir adamla tanışır. zamanla cemşit, asya'yı sever ve çocuğunu da öz evladı gibi görerek büyütür ve samet de onu babası beller. filmin finalinde de asya gidip cemşit'i seçer ve ilyas da ağlayan gözlerle son bir kez baktıktan sonra kamyonuna binerek gözden kaybolur.