öztürkçe

bumin kagan
Türkçülükte Türk'ün öz dilinden kesinlikle ödün verilemez. Bu çok nettir.
Atatürk öz Türkçe için girişimleri başlatmış ve Atsız da arınmış Türkçe'yi savunmuştur.

Bugünkü dilimizde yabancı bir sözcük kullanmanın tek onaylanabilir gerekçesi, öz Türkçe karşılığının olmayışı ya da karşılığı varsa bile toplumda yaygın bilinmeyişidir.
Örnek olarak:

kitap >>> betik (bitig)
Ancak genel toplumda bu sözcüğümüz henüz pek bilinmiyor. Bu nedenle kitap dememiz bugün için daha doğru olur. ancak türkçülük geliştikçe yarınlarda bitig sözcüğü kullanılacaktır.

Zorunlu sözcüğü yerine, mecburi; Örneğin yerine mesela gibi iğrenç arapça sözcüklerde diretmenin bir anlamı var mı?
4
abbara abbara
Başbuğ'un gençliğe hitabesinden bir alıntı; "...Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!"

bumin kagan bumin kagan
o hitabenin içinde yer aldığı nutuk (söylev) 1927 yılında yazılıp, söylenmiştir. dil devrimi ise 1932'de yapılmıştır. atatürk'ün henüz dil devrimini yapmamışken kalkıp öz Türkçe konuşmasını mı bekliyorsun?

abbara abbara
Başbuğ, öz Türkçeyi dil devriminden önce kullanmak isteyecek cesarete sahip değil miydi sizce?

bumin kagan bumin kagan
yeni bir dil kullanmak neden bir cesaret işi olsun ?öz Türkçe konuşsa halkın çoğu anlamayacağı için konuşmamıştır. ayrıca atatürk'ü ölçü filan da almıyorum ki ondan örnek getirmeye çalışıyorsun. ölçü aldığı tek çizgi türkçülüktür, atatürkmüş, mustafaymış kemalmiş tanımam.

bumin kagan
Dünyada en çok konuşulan beş dilden birisi olan öz dilimiz.
Türkler'in eski ve zengin kültürünün aktığı bir ırmak gibi yaklaşık 11 milyon kilometrekarelik bir alana yayılmıştır. doğuda Moğolistan ve Çin, batıda Sırbistan, kuzeyde Sibirya, güneyde Bağdat'a kadar uzanmıştır. Bu geniş yeryüzü parçasında, 7 tanesi Türk devleti ve ayrıca 23 ayrı devlet içinde Türkçe konuşan türk toplulukları vardır. Orta Asya'ya dayanan ve tarihsel gelişim içerisinde güçlü özellikleri ile benliğini korumasını bilen Türkçe'miz lehçe farklılıkları ve etkisinde kaldığı kültürlerin(İslamiyet ve batı kültürleri) yarattığı yozlaşmaya rağmen Çince, Hintçe, İngilizce ve İspanyolca'dan sonra en çok konuşulan beşinci dildir.
kut
felsefe fukarası ülkemizde akis bulmasını son derece tabii bulduğum akım.

bir örnek vereyim madem. zorunlu deniyor ya, bu zorunlu; "zaruri" (necessary) mi, "mecburî" (obligatory) mi, yoksa "cebrî" (compulsory) mi? hangisi kardeşim? üçünün yerine de zorunlu kullansak ne çıkar mı diyorsunuz? tarık buğra'ya sormuşlar hakikat yerine gerçeği kullansak ne kaybederiz diye; hakikati kaybederiz demiş, hakikati.