öztürkçe milletimizin felaketidir

takataki
(Kıpçak bey başlığa müdahale etmezseniz sevinirim, orijinal metin bu şekilde)

Birkaç ay önce Osmangazi Belediyesi'nin Uluslararası Hamitler Anadolu Lisesinde düzenlediği konferansta başka ülkelerden de gelen liselilere konuşma yapan Yavuz Bülent bakiler sözü. Konferansın teması: Türkçe. Önyargıda bulunmayayim diye Haberin tamamını okudum özetle öztürkçe yani kadim Türkçe'nin kelime haznesi olarak yetersiz olduğunu/oysa yeni Türkçe'nin zengin kelime dağarcığı ile kendini daha iyi ifade edebildiğini söylüyor. Arapça/Farsçadan Türkçe'ye geçen kelimelerin ötelenmek istenmesinden şikayetçi anladığım kadarıyla. Öztürkçe sözlükte az sayıdaki kelimelerle kendimizi nasıl ifade edeceğiz diyor ama ben anlamadım yani koskoca Orhun yazıtlarında okunanlardan ne var anlaşılmayan? En eski yazıt onlar. Hepsini geçtim türk olduğunu söyleyen bir şair/bir yazar nasıl kalkıp da yurtdışından gelen öğrencilere Türkçesini bu şekilde anlatır? Kendisinin yalnızca yeterince kitap okunmadığı yorumuna katılıyorum ama geri kalanını eleştiriyorum, sert bir şekilde eleştiriyorum.

Yavuz Bülent bakiler:
"Öztürkçe milletimizin felaketidir. Bizim milletimizin dili Türkçedir. Türk Dil Kurumu tarafından basılan sözlüklerde 80 bin kelimemiz var. İngilizlerin 800 bin kelimelik sözlükleri var. Öztürkçe sözlük, felaketin ötesinde felakettir, sizi çıkmaz sokaklara sokan, zavallı duruma düşüren, bir imtihanda sıfır noktasına götüren bir sözlük. Öztürkçe sözlükte 3 bin 175 kelime var. Dünyada hiçbir millet 80 bin kelimelik sözlüğünü bir tarafa bırakarak 3 bin kelimelik bir sözlüğe girmez ve girmedi. Bunun bir tek örneği bizde, Türkiye'de var. Aman Öztürkçe olsun! Öztürkçe olsun, ama meramımızı ifade edemiyoruz. Yunancadan bizim dilimize giren 500 kelime var. Bu kelimeler bizim dilimize girdi. Bu kelimelerle ilgili bizim türkülerimiz ve ata sözlerimiz var. Bu kelimeler kayıtsız ve şartsız bizim milletimizin dili olmuşlardır. Bu kelimelere karşı göstermiş olduğumuz hoşgörüyü Arapça ve Farsçadan bizim dilimize giren kelimelere karşı göstersek ne olur? Hayır! Onlara karşı kat'iyyen tahammülümüz yok. Neden? İslama karşı aptal, ahmak ve eşekçe bir düşmanlığımız olduğu için. O kelimeler Arapça'dan geliyor diye onlara itiraz ediyoruz. Birtakım insanlar bu kelimelerin dilimizden atılması için geberiyorlar. Bu yanlıştır... İlkokul, ortaokul ve liselerde biz güdük bir dille okuyoruz. Öyle olduğu içindir ki, üniversitelere giren öğrencilerimizden 4 bin kişi Türkçeden sıfır alıyor. Türk çocuğu Türkçeden sıfır alıyor. Çünkü güdük olarak yetişiyor da ondan. Evinde kitap ve kütüphane yok"

http://www.merhabahaber.com/bakiler-ozturkce-milletimizin-felaketidir-1803648h.htm

kül tigin
Arap yosmalarının sözü sandım, yanılmamışım. Osmanlı bozuntularıdır bunlar.

Bugün sorgusuz sualsiz kullandığımız pek çok sözlük 50, 60 veya 70'lerde bu gerzekler veya bunların üstatları tarafından alay edilerek karşılanmıştı, bunu unutmayın.

Öztürkçe daima artarak devam etmelidir, ediyor da. Kudursunlar.