osmanlı devleti'nin yanlış bulunan stratejileri

takataki
624 yıllık geçmişe sahip olan Osmanlı döneminde yükselme/duraklama/gerileme süreçleri yaşandı. Padişahlar arasında ilklere imza atan adını tarihe yazdıran olduğu gibi yaptıkları doğru bulunmayanlar da var. Osmanlı, tarihimizin bir pasajı bunu inkar edemeyiz ama bazı hamleler devletin ayağını kaydırdı, bu da bir gerçek. Bana göre islamla birlikte meşru bir hale gelen çok evlilik/ yabancı kadınlarla evlilik/ şehzadelerin öldürülüp padişah adaylığında ayıklama yapılması en yanlış stratejiler. Cem Sultan'ın/ şehzade Mustafa'nın ve daha birçok şehzadenin hakkını nasıl verecek o fetvacılar merak ediyorum.
ölümcekadam
Asimile politikaları uygulamaması.
500 yıl elimizde olan balkanlardaki osmanlı izleri sadece 50 yılda hiç yaşanmamış gibi silinebildi.bunda imparatorluğa bağlı, kendi yönetiminde serbest eyalet sistemi etkili oldu. Diğer eyaletler icinde aynı şey geçerli.

Elin ingilizi ele geçirdiği ülkeyi hiç yerleşmeden kendi kültürüyle on yıllar içinde asimile edebiliyor. Yüzyıllarca osmanlıda olan kıbrısa bakıyoruz. Herşeyiyle ingiliz dizaynı hüküm sürüyor. Bizse kendi topraklarımızda sıkışıp kalmışız, yeri geliyor eski eyaletlerimizden fırça yiyoruz.
ölümcekadam
Cizye vergisi alınarak gayrimuslimlerin savaşmaktan muaf edilmesi. Savasta Ölen türkler yerine ferah içinde zanaat ve ticaretle zenginleşen gayrimüslimlerin osmanlının zayıf zamanlarında gönülbağı olan ülkelerin menfaatine çalışması. Üstüne üstlük müslüman ve türk ismi almalarında bir sınırlama olmaması, düzgün tutulan soyağaçları olmaması, bugüne kadar zengin-etkili ama türk olmayan ailelerin bizdenmiş gibi ülke kaynaklarını rahatça sömürmelerine yolaçmıştır.
Ünlü ailelerin üstünü hafifçe kazıdığımız zaman dedelerinin, atalarımızın kanları üzerinden zengin olup torunlarını bugün başımıza musallat ettiğini görebiliriz.

Türke cefa , yabancıya sefa geleneği osmanlının yanlış tutumundan başlamış bence.
kama tarkan kağan
Bütün yatırımları balkanlara yaptılar ilk fırsatta güvendikleri balkan halkaları (sırp,yunan,arnavut,bulgar vs) isyan edince elindeki en iyi şehirleri ve eyaletleri kaybetti Osmanlı'ya kalan da yüzyıllardır başıboş bırakılmış Anadolu oldu bursa ve çevredeki şehirler hariç hepsi kasabadan bozma şehirlerdi (Atatürk ve silah arkadaşları Ankara'ya gidince nasıl olduğunu notlarından okuyabilirsiniz) e haliyle o durum da ekonomiyi etkiledi.
real asociedad
her olay gününün şartlarıyla değerlendirilir. bundan dolayı bugünden bakarak yanlış deme lüksümüzün olmasına aldanmayalım.

fazla tarih bilgisi kullanmadan şu açıdan bakalım olaya: merzifonlu kara mustafa paşa, ikinci viyana kuşatması'nda başarısız olmak için veya başarısız olacağını bilerek mi hareket etmiştir? elbette hayır. sadece belirli şartlar bir araya gelmiş ve başarısız olmuştur. uzunca bir tarih birikiminden sonra, aradan yüzyıllar geçmişken bunu konuşmanın yararsız olacağını düşünüyorum.

nerede o eski bayramlar
kardeş katlinin caiz olması. bunun mümkün olamamasını geçtim, düşünmek bile bana garip geliyor. taht kavgalarını engellemek ve devlet bütünlüğünü, gücünü koruma açısından alınan bir karar bile olsa gelecekte görüldüğü gibi bir yerden taht kavgası patlak veriyor. düşünün ki bir anne, en büyük oğlu tahta geçecek diye diğer çocuklarından vazgeçmek zorunda kalıyor/belki de isteyerek vazgeçiyor. bunu o dönemin şartlarıyla ele alarak bile doğru bulmuyorum.

kapitülasyonlar. bir insana bir ayrıcalık verirsiniz ve o döner dolaşır bunu sizin kötülüğünüz için kullanır. sınırını bilmek önemli. yabancılara verilen haklar, kendi vatandaşlarını zorda bırakıyorsa bu kararın doğruluğu tartışılır.
1
kıpçak bey kıpçak bey
kardeş katli kanunu nedir? kapitülasyonların tarihsel süreçte devinimi nasıl olmuştur? bu konuları yeterli incelediniz mi?

ölümcekadam
Kardeş katli fatih doneminde başlayıp 1. Ahmet'le ( duraklama devri) son bulmuştur.

Vicdani, ahlaki ve insani olarak yanlış bulabiliriz ama strateji olarak değerlendirirsek doğru bir amaçla ortaya çıkmıştır. Bekleneni verememiştir, saray içinde taht lobileri ortaya çıkmasına, kaliteli devlet adamlarının bu kavgalar içinde harcanmasına neden olmuştur.

Bir şehzade düşünün tahta çıkarsa devlet şahsi mülkü, halkı kulu olacak, allah'ın yeryüzünde gölgesi sayılacak vs.. e bu kişiye bu kadar bir selahiyet veriliyorsa gerektiğinde devletin bekası için canını vermesinin beklenmesi doğal değil mi ?

Bana kalırsa ikisi de yanlış tabi. Ama kabul etmek gerekir ki o dönemde genel yönetim anlayışı monarşiydi. Aksi düşünülemezdi.
Türk devletlerinde sonun başlangıcı hep taht kavgalarıyla olmuştur. Genel prensip toprakların veliahtlar arasında paylaşılmasıydı.

Ben osmanlıyı klasik bir türk devleti olarak düşünmüyorum. En azından fatih dönemine kadar. Bu dönemden sonra çokuluslu,iktidarı ve yönetimi milliyet üzerinden değilde, imparatorluğu kutsayıcı şekilde, herşey " devlet'i aliyye ' için anlayışı hakim olmuştur.

Bu uğurda türkler yönetimden uzaklaştırılmış, hem yerleşik ordu ( yeniçeriler) hem de devlet adamları " devşirme sistemi " üzerinden yapılmıştır. Bu sistemin zamana yenilmesi kaçınılmazdı. Yıllar sonra imparatorlukta kaliteli devlet adamı sıkıntısı ortaya çıkmıştır.
franz
Yayılma politikasıdır.

Nedense oldum olası bu politikayı hiç sevememişimdir. Sadece osm ile ilgili de değil, hiçbir devlet adına.

Harp eğer savunma amaçlı değilse her zaman cinayettir. Bu cinayeti önlemek için kendi güvenliğini sağlayana dek düşmanı savuşturmak ve peşinden gitmek asıl önemli olan şeydir.

Eğer ki sırf toprak ve ganimet uğruna, cihat uğruna yapılıyorsa bir şeyler, bunun adı cinayetten öte gidemez.

Mesela Waterloo muharebesi, Fransızları durdurmak adına saldıran İngilizler için haklı bir durumdur. Fakat napolyon için, sırf gövde gösterisi yapan bir komutan için cinayettir.

Mesela fatih'in istanbul'a sırf trakya koridorunu bozduğu, bizans'ın türlü dalaverelerini engellemek adına yaptığı istanbul'un fethi olması gereken bir durumdur. Ancak, Viyana kuşatmaları cengiz han veya büyük iskender'in salt genişleme politikaları yüzünden gözümde cinayetten ibarettir.
kıpçak bey
bana kalırsa ilk aklıma gelen ekber ve erşed sistemidir.
sancak sistemiyle kıyaslandığında oldukça pasif ve liyakate aykırı bir sistemdir.
bu sistem yüzünden padişahların maddi manevi gelişimleri olumsuz etkilenmiş ve taht için daha uygun ve cevval olan şehzadeler küçük kardeş oldukları için tahta geçememişlerdir.

tabii ki yorumlarımda yanlışlık ya da dar bir bakış açısı olabilir. bu ve benzeri konularda tarihçilerin görüşlerine danışmak gerekir.
radikalkemalizm
doğrusu "osmanlı'nın doğru bulunan stratejileri" olması gerekendir. zira osmanlı'nın strajileri neredeyse baştan aşağı yanlıştır.

fakat bana göre en yanlış stratejisi 600 sene boyunca ümmetçi ve gayri türk bir anlayışla hareket ederek türklerin milli heyecan ve hislerini köreltmesi olmuştur.
real asociedad
timur'un anadolu'yu baştan başa alması ve bayezid han'ı da esir almasından daha fena bir şey var. devlet hükümdarsız kalıyor. peki neden hükümdarsız kalıyor? çünkü o zamanki kaidelere göre padişahın oğullarının hepsinin (bir veliaht tayin edilmişse dahi) tahtta eşit hakkı vardı. ortada çok sayıda veliaht olunca da hükümdarlık için verilen savaşlar uzadıkça uzadı. sonuç olarak başsızlık devri dediğimiz fetret devri meydana geldi. ta ki i. mehmed yönetimi ele alana kadar. (bilginiz olsun bu devirde de kardeş katli oldu.) bu başsızlık devrinde anadolu topraklarındaki siyasi birlik bozuldu, isyanlar çıktı. merkeziyetçi bir yönetim anlayışına sahip devletlerde, özellikle de osmanlı gibi anadolu-rumeli koridoru mevcutsa yani toprakları geniş, bazı taşra eyaletleri merkezde uzaktaysa merkeziyetçilik gereklidir. bu durumda isyanlar çıkması devlet bütünlüğüne zarar verir. yani aslında kardeş katli dediğimiz mesele, devletin veraset sistemini bir kesinliğe ulaştırarak bağlayıcı bir kayıt altına almaktır. ii. mehmed de devrinin ötesinde bir hükümdardı ve bunun bir şekilde devletin çöküşüne sebep olabileceğini anlayıp bu maddeyi kanunlaştırdı. yani aslında büyük savaşlar, yıllar süren başsızlık ve çıkan isyanlarla hem halkın hem ekonominin hem toprağın zarar görmesini engellemeyi amaçladı. büyük savaşlardansa kendi kardeşlerini, oğullarını feda ederek hanedan içinde bu işi halletmek yoluna gitti.

fatih sultan mehmed'in istanbul'un fethi haricinde de çok başarılı ve devrinin ilerisinde olduğunu kaleme aldığım yazımın linki:
https://yenigorunum.blogspot.com/2020/02/ii-mehmed-neden-buyuktur.html
seyyah farabi
dayandığı çekirdek kitleyi doğru tayin edememiş olması. belki fransız devrimi öncesi bu çekirdek kitle yokluğu büyük bir boşluğa sebebiyet vermedi. ancak modern çağın ayak sesleri duyulmaya başladığında ve uluslararası ilişkilerin asıl aktörü uluslar ve devletleri olduğunda büyük bir sorun çıkmıştır. çünkü fransız olmanın ne demek olduğu gayet belliyken osmanlı olmanın tam olarak ne olduğu ortaya konulamamıştır. dolayısıyla çekirdek kitlenin tayin edilememesi osmanlı için bir beka sorunu olmuştur.

elbette çekirdek kitle sadece bir millet olmak zorunda değil. bir inanç ya da bir sınıf olabilirdi. örneğin ortadan kaldırılana kadar yeniçeri ocağı hem milli hem dini hem de askeri bir çekirdek kitleydi. yerine ne konuldu? tanzimat fermanı.