modern beyaz insanı tanımlamak için neden caucasian tabiri

kama tarkan kağan
batı biliminin batılı, beyaz ve modern insanı tamınlama biçimidir caucasian.

öz itibarıyla kafkas, çerkez veya karadenizli halklar ile alakası yoktur. tek ve yegane amacı batılı üstün beyaz adamı tanımlamaktır.

çıkış noktası kurgan hipotezi'dir. bu hipotezin temel amacı, hint - avrupa etnik grubuna dahil avrupalı beyaz adamın kökenini, kafkasya, hazar denizi kuzey ve doğusu, kazakistan, özbekistan bölgesinde ortaya çıkmış tarih öncesi kurganlar vasıtasıyla (höyük şeklinde mezar,türbe) ispatlamaktır. dolayısıyla temel olarak kafkasya, hazar denizinin kuzey ve doğusu, kazakistan, özbekistan, altay ve uygur bölgesinde yer alan bütün kurganlar, avrupalı beyaz adama aittir. beyaz adam, bu kurganlarda ortaya koyduğu medeniyet sonucunda gelişmiş ve dünyaya yayılmıştır. bu bölgeden çıkan bir klan kuzey avrupa'ya ve iskandinav yarımadasına, bir klan güneyden don ve volga ırmakları arasına, diğer klan daha avrupa içlerine, bir klan anadolu'ya, diğer bir klan ise hindistan'a gitmiştir.

sözün özü, caucasian ifadesi, etnik olarak avrupalı beyaz adamı tanımlamakta ve kurganlar yoluyla avrupalı beyaz adam muazzam bir kültür ortaya koyarak dünyaya yayılmaktadır.

işin garibi kurgan kelimesi etimolojik olarak türkçedir. mezar ya da korugan yani kale, şehir anlamındadır. kelime aynı şekilde rusçaya geçerek avrupalılaşmıştır. bir diğer garip olan nokta kelime türkçedir ancak o bölgede bulunan hiçbir kurgan her nasılsa türk değildir. ya saka, iskit ya sogd ya da slavdır. (bu hint-avrupacı abiler o bölgedeki hiçbir toplumun türk olduğunu da düşünmez ön-türkçe konuşsalar da dilleri onlara göre türk etkisinde kalmıştır. hatta ve hatta kazaklar,özbekler,kırgızlar,uygurlar,azerbaycanlılar hatta ve hatta anadolu türkleri bile sonradan türkleşmiş hint avrupalı kavimdir.)

Ne gariptir ki ıssık kurganından çıkan yazıt ise Göktürk abecesinin atası sayılabilecek bir runik alfabe ile yazılmıştır

şimdi ortada milattan önce 5. yüzyılda proto-türk rünik harfleri ile oluşturulmuş türkçe bir yazıt var. bakın milattan önce diyorum ki batı medeniyetinin temelini teşkil eden ilk yazıtları grek abecesi olarak ele alırsak ve Grek abecesini bilimsel olarak mö 8. yüzyıla geri götürmemiz mümkünken, gerek alfabenin modernliği, gerek dilin gelişmişliği ve gerekse de başka bilimsel bir öncül olmaması nedeniyle ıssyk kurgan'ında bulunmuş yazıtları da en az bu kadar geriye götürmemiz mümkün. batı medeniyetinin diğer bir kolunu oluşturan kuzey rünik alfabe ve ilk örneği olan futhark ise maalesef sadece m.s. 7. yüzyıla kadar geri götürülebiliyor. dolayısıyla türk alfabesinin erken bir örneği (en erken demiyorum) ile anglo-sakson ve germen menşeli kuzey kültürleri arasında yazıya geçme açısından 1200 yıllık (belki daha fazla) bir fark var. (orhun yazıtlarını ise ms 6. ve 7. yüzyıl olarak tarihlendiriyoruz)

şu dipnotu da eklemek isterim ki evet! ıssyk kurganı, kurganda bulunanlar, kurganı yapan iskitler, ya da sakalar, ya da hotanlılar hatta göktürkler bile batılılar tarafından tahmin edebileceğiniz gibi türk değil, avrupalıların ataları olan ön-hint avrupalı kabul ediliyor.

bunları neden anlattım?

çünkü modern dünyada üstün ırk - aryan batılı beyaz adama göre medeniyete ait bir şeyin avrupalı olmama ihtimali yok! hele hele türk olma ihtimali hiç yok! bu nedenle avrupalı, kendi tarihini oluştururken hindistan ile avrupa arasında kalan kocaman türk coğrafyasına çöreklenmiş. tarihi değiştirmiş, tahrif etmiş ve yeniden yazmış. büyük bir kısmını irani yapmış, kalan kısmını hintl-aryan yapmış, var olan her kavmi kendi tarihine mal etmiş. türkleri islamla bir tutarak o bölgeyi 10. yüzyıldan itibaren türkleştiren ve islamlaştıran unsur diyerek türkistan - türk bağını bilimsel olarak koparmış. kalanı da mongoloid diyerek moğollara itelemiş. (ki etnik olarak moğol unsuru da oldukça tartışmalı bir konu)

sonuç olarak üstün ırk avrupalı beyaz adam, kökenini (ne hikmetse kendinden 1200 yıl önce) yazıyı kullanan, madenlerle inanılmaz işler yapan, dili gelişmiş, kurganların olduğu coğrafyaya mal etmiş ve kendine caucasian demiş. olayın özü budur.

Bu yüzden Türkçü ve türk tarihçilerinin en büyük vazifesi kendi tarihine sahip çıkıp gerçekçi bir şekilde yazması gerekmektedir bunu da her önüne geleni türk değil bölgedeki eski kavim ve krallıkları inceleyip türk olanları dünyaya tanıtmakla yapmalıdır.