günün gerçeği

Acunay
genellikle büyük bir yıkıma sebep olabilir.

bir kız, bir de erkek çocuğumun olması vardı hayalimde. adlarını bile düşünmüştüm. onlarla yapacağım şeyleri, gezeceğimiz yerleri, gideceğimiz parkları ve oynayacağımız oyunları...

uzun zamana yayılan bir sorun ile uğraştım ki ne uğraşmak ama.
hasta olmayı da, hastaneyi de hiç sevmedim ama insan mesleği gereği pek de bir şey yapamıyor. bu sabah o hastanenin başıma yıkılmasını ve hastanenin altında kalmayı öyle istedim ki...

"çocuğum olmayacak mı?" evet, bu soruyu sormak zorunda kaldım. şok içinde neler olduğunu idrak etmeye çalıştım. ama bu ne kadar mümkün olabilirdi ki?

henüz yaşım gençmiş, önümde çok uzun bir süre varmış ve belki çocuk sahibi olabilirmişim.

soy türemediği sürece evliliğe pek de ılımlı bakmayan birisi olarak ne yapacağımı hala anlayamaz ve bilemez bir durumdayım. ailemin yüzündeki o acıyan bakış ise içimi kan ağlatan türdendi.
bana acımayın ailem, bana asla acımayın.

eğer bir gün olur da... kurduğum hayalimi gerçekleştirmek istersem ve bu dayanılmaz bir noktaya gelirse işte o zaman iki tane evlada koruyucu olabilirim ve verimsiz bir kadın olarak artık kimseye aşık olamam. kimsenin hayatına giremem, kimseye bu kötülüğü yapamam.
Acunay
overlerimin çok çok küçük olduğunu sanıyorduk ama gerçek olan gerçek onların hiç var olmayışıymış.

kısa bir süre bile olsa, bu süre içinde birçok tedavi ilr çocuk sahibi olabileceğim umudu ile beni hayata geri getirmeye çalışan kişiler... sanıyorum ki bundan sonra hiçbir söz işlemeyecek.
ölümcekadam
Herkes kendisinde olmayandan bahsetmeyi sever.

Bir ara çalıştığım yere yakın " güleryüz market " isminde bir minimarkete girdim. Anam girmez olaydım hayatimda bu kadar mendebur, aksi, nalet bir esnaf az görmüşümdür.
Adamın bakışlar " geldi yine tipini siktimini " bakışları, suratı sirke satıyor o da eminim tarihi geçmiştir. Pezevenk iki saniyede hayat enerjimi sömürdü resmen.

Tabelaya kanmayınız.
Acunay
dediğim gibi; "genellikle büyük bir yıkıma sebep olabilir."

kardeşten öte bildiğim, çok da saygı duyduğum bir sınıf arkadaşım var-dı, abla olarak bilirdim.
final haftasınım en önemli sınavı var ve hem ders çalışacağı,, hem de arkadaş grubumuzun en küçüğünün doğum gününü kutlayacaktık. neyse... bu ablamızın evine gitmek üzere yola çıktım, yolda bana "sınıftan şu şu kişiler var." dedi. bir de en sona onun adını yazmış ki beni tanıyor ya hani, ben sıkılıp okumayı bırakıcam ve ne olduğunu anlamaya çalışacağım.

evine gittim, kapıda hiç ayakkabı yok. eyvallah dedim, bizi kandırdı. oturma odasına bir girdim, hepsi içeride.
anlamadığım şey şu; bu kız benim konuştuğum çocukla konuştu ve ben ona da arkadaşım dedim, bu kızı alıp benimle aynı evde buluşturuyor.

o kadar sinirlendim ki... kriz geçirmeye fırsat tanımadan çıktım evden.
sandığımız kadar olmayabiliyor bazı insanlar.
semele
Günün gerçekleri desek daha iyi olur.

-Ulaştırma Bakanı, 455.000 kişinin kredi kartı bilgilerinin çalındığını itiraf etti.

-Bağcılar'da geçen yıl hastaneye başvuran 15 yaş altındaki 34 hamile çocuğu "emniyete bildirmediği" gerekçesiyle yargılanan 18 hekimin "beraatine" karar verildi.

-İşkur açıkladı, 7 bin 400 suriyeliye kamuda iş verilecek.