emine bulut

harmonia🛡️
İki gündür bahsi geçen videosunu izlemedim ve izlemeyeceğim kurbandır. Kurbandır çünkü mağduriyetine yine kimse el uzatmamış ve erkek terörüne dur diyemediğimiz için korkunç bir şekilde ölmüştür.

Bin kere kınıyoruz, yüzlerce defa olması gerekeni, bir erkek çocuğunun nasıl yetişmesi gerektiğinden bahsediyoruz peki ne değişiyor, tabii ki hiçbir şey! Haberler doğru ise bunu yapan caninin yakınının yazdıklarına bakarsanız, bırakın devleti, güvenliği sorunun zihniyetle başladığını göreceksiniz. Birisini kendi öz kızınızın önünde dehşet verici bir şekilde öldüren babamın oğlu olsa o cümleleri kuramam. Diyelim ki aklımı yitirdim ve öyle şeyler yazdım tanıdığım herkes suratıma itina ile tükürür. Peki bunları yazan sözde kadına yakınları en ufak bir tepki vermiş midir yoksa üstüne tebrik mi etmiştir? Sırtını sıvazlayan bile olmuştur.

Olay artık ne yazık ki emine bulut değil çünkü onun çığlıklarını duyabildiğimizde 'ölmek istemiyorum' feryatları için çok geç kalmıştık ama onun gibi bir sürü Kadının, çocuğun yardım isteğini çığlıklar atmasına, öldürülmesin gerek kalmadan duyabiliriz. En azından bugünden sonra insanlar klavye başından 'kimbilir ne yaptı da öldürdü, erkeklerin evine girmesine engel oluyorlar, çocuklarına yanaşamıyorlar, adamın elinden birikimleri gidiyor' yazabilen çirkin zihniyetler az da olsa değişir diye umuyorum. Ayrıca bre dangalak, kanun dediğin gibi taraf tutup, bir tarafı koruyorsa bu kadar kadın nasıl ölüyor! Olmayan mantığına, vicdanına ot tıkadığım geri zekalısı arada o beyni kullanmak için gayret etsene!

semih kaplanoğlu

aydilge
4 Nisan 1963 tarihinde İzmir Karşıyaka'da denize yirmi metre mesafedeki eski bir Rum evinde doğmuştur. “İzmir'in açık hava sinemalarında bir gecede üç film izleyerek büyüdü.

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü'nden 1984 yılında mezun oldu. Mezuniyet tezi olarak, mezuniyet filmi olan MOBAPP'ı (Meşru Olmayan Bir Aşkın Parçalanmış Portreleri) TRT kameramanı bir tanıdığından temin ettiği parça parça filmlerle gerçekleştirdi.

Okuldayken kısa filmler yaptı ve bitirir bitirmez uzun metraj çekmenin hayalini kurmaya başladı. Bunu gerçekleştirebilmesi için 16 yıl geçti. Bu sürede film yaparak, hikâyeler yazarak, senaryo çalışmalarıyla sinemanın içinde yer alarak meslekî anlamda sektöre yakın durmayaği, metin yazarlığı, kamera asistanlığı yaptı.

1984 yılında İstanbul'a yerleşti. İş hayatına Güzel Sanatlar Saatchi&Saatchi ve Young&Rubicam reklam şirketlerinde reklam yazarı olarak başladı. 1986 yılında Süha Arın'ın yönettiği ödüllü “Eski Evler- Eski Ustalar” ve Mimar Sinan belgesellerinde Kamera Asistanı olarak çalıştı. Semih Kaplanoğlu aynı zamanda şiir de yazmaktadır ve Tan, Oluşum, Varlık, Gergedan, Gösteri, Argos gibi dergilerde şiirleri yayınlandı.

1994 yılında yayınlanmaya başlayan Şehnaz Tango adlı TV dizisinin 52 bölümünün senaryo ekibinde yazdı ve yönetmenliğini yaptı. 2001 yılında ilk filmi olan “Herkes Kendi Evinde” filmini yaptı.

Semih Kaplanoğlu, yönetmen olmanın yanı sıra, plastik sanatlar ve sinema üzerine yabancı dillere de çevrilmiş makaleler yazdı. Bu makaleler, Gergedan, Gösteri, Cumhuriyet ve Sanat Dünyamız gibi dergilerde 1987–2003 yılları arasında yayınlandı.

Gazetesi'nde kısa öykülerden oluşan “Karşılaşmalar” adlı köşe yazarlığı yaptı. “Karşılaşmalar” adlı köşeden seçtiği yazıların bir kısmını daha sonra aynı adla kitaplaştırdı.

Yumurta-Süt-Bal adlarında film üçlemesi yaptı. 2010 yılında Semih Kaplanoğlu'nun yönettiği 'Bal', dünyanın en prestijli festivallerinden Berlin Film Festivali'nde büyük ödül Altın Ayı'yı kazandı. Semih Kaplanoğlu, 'Yumurta'yla başlayıp 'Süt'le devam ettiği Yusuf üçlemesinin son filmi 'Bal'da Yusuf'un çocukluğuna gidiyor ve Yusuf'un babasıyla ilişkisini ve doğayı keşfedişini anlatıyordu.

Semih Kaplanoğlu, filmleri hakkında “Bizi kendimizden koparacak filmler yapmak, filmlerimden çıkınca 'Oh ne güzel vakit geçirdik bütün dertlerimizi unuttuk' denmesini istemiyorum. Hayır dertlerimiz var, belki sıkıcı bir iş yapıyorum ama seyirSemih Kaplanoğlu, 1999 haziran ayında, Abdi İpekçi'nin yeğeni olan gazeteci, senarist ve yazar Leyla İpekçi ile evlendi.

Yönettiği filmler :
2012 – Çocuklar (yapımcı)
2009 – Bal
2008 – Süt
2007 – Yumurta
2005 – Meleğin Düşüşü
2001 – Herkes Kendi Evinde
1994 – Şehnaz Tango (Dizi)

Ödülleri :
2010 – 60. Berlin Film Festivali'nde büyük ödül Altın Ayı ödülü “Bal” filmi ile
2010 – 60. Berlin Film Festivali'nde, Ekümenik Jüri Ödülü “Bal” filmi ile
2010 – 17.Adana Altın Koza Film Şenliği, En İyi Film, “Bal” filmi ile
2008 – 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali Uluslararası Yarışma
2008 – Altın Lale Ödülü, (Yumurta)
2008 – Radikal Gazetesi Halk Ödülü (Yumurta)
2007 – Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin en iyi filmi (Yumurta)

Alıntıdır. https://www.google.com/amp/s/www.biyografi.net.tr/semih-kaplanoglu-kimdir/amp/

angel heart

kama tarkan kağan
adam ilerde aşık olacak diye kandırılıp yarım saat izlediğim ve gerilim filmi olduğunu 30. dakikada anlayabildiğim filmdir

Sonra çok sevdim ayrı konu tabi harika filmdir

Zaten ben romantik film izlemem ki aq gerilim iyidir(bkz:gb)

sözlük

muhalif kimligi
Son zamanlarda birden onlarcası türeyen web siteleri. Yapmayın arkadaşım, boşuna uğraş veriyorsunuz. Her çıkan script ucuz diye alıp bir hevesle yaptığınız her şey çöp oluyor.