ali şeriatı

kendine muhalif


altaysozluk.com/foto

Sabzevar - ö. 19 Haziran 1977, İngiltere) İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur.[1][2][3] Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir[4] ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur.[5][6] Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir.

Kaynak : https://www.wikizero.com/tr/Ali_%C5%9Eeriati

Seyyah
her şeylog olabilecek kapasitede zeki ve farklı bakış açısına sahip olan İranlı isim Ali şeriati, karşısındaki farklı akımın zaaflarını bularak ve bunları değerlendirmeye alarak fikir sunumunda bulunuyordu. Düşünün ki yıpranmış bir fikri siz dikkate almayarak kenara atıyorken, Ali şeriati ise onu elden geçiriyor, yeniliyor, parlatıyor ve siz onu tanıyamaz hale geliyorsunuz. Her fikri değerlendirerek düşünceler bütünlüğü ve zengin bakış açısı sergileyen biri, elbette ki hangi ortamda bulunursa bulunsun ya da güçlü sesiyle kendini duyurursa duyursun bazılarınca tehlike arz edecekti. Ali şeriati gibi büyük bir isim de İran'da doğru sözlülüğünden dolayı sakıncalı bulunmuş ve İran gizli servis yani savak ajanları tarafından öldürülmüştür. Kendisinin kitaplarını almak için gittiğim İstanbul ziyaretinde sahaflar çarşısını çokça dolaştım ve sonunda bulmuştum. Her kitabın kapağındaki o özgün ve vurgulu ifadesi beni daima etkilemiştir;

"sizi rahatsız etmeye geldim"...