zeytin dalı

semele
zeytin dalı, antik yunan geleneklerine dayanan ve batı kültüründebarışı veya zaferi simgeleyen sembol.

antik yunan mitolojisinde athena, atina'nın sahibi olabilmek için poseidon ile yarış içerisindedir. bu amaç doğrultusunda poseidon, üç dişli mızrağını akropolis'e saplayarak deniz suyunun fışkırmasını sağlayarak şehre sahip olur. athena ise buna karşılık şehre bir zeytin ağacı diker. zeus'un başkanlığını yaptığı, tanrı ve tanrıçaların huzurunda kurulan mahkemede yeryüzüne daha güzel bir hediye verdiği belirlenen athena haklı bulunur. böylece bölgeye zeytinin ilk getirilişi athena'ya mal edilir. tüm bunlara dayanılarak antik yunanistan'da gelinlere zeytinden yapılan bir taç giydirilir ve antik olimpiyat oyunları'nda birinciler zeytin dalıyla ödüllendirilirdi.

zeytin dalının barışın bir sembolü olarak kullanılması mö beşinci yüzyıla dayanır. yunan oyun yazarı aristophanes'in barış (ırini) adlı eserinde "tüm tanrıçaların en yücesi, barış tanrıçası ırini'ye göre zeytinin oldukça değerli olduğu" belirtilir. benzer şekilde zeytin dalı, roma imparatorluğu dönemindeki sikkelerde de ırini'nin niteliklerinden biri olarak yer almaktadır.

ecrin bebek

kıpçak bey
taşrada neler döndüğünü belki de bunun gibi birçok şeyden haberimiz bile olmadığını gözler önüne sermiştir.

(bkz:bozkır)

kişioğlu bu hale nasıl geldi? korkarım ki kıyametten başka hiçbir şey bu pisliği paklayamayacak.

iblis

alpha wolf
kur'an'da ve islam'da şeytanın özel ismi. hristiyanlarda lucifer, eski türklerde de erlik han'dır. ancak boynuzlu, keçi gibi olan tasvir, iblis'e ait değildir. çoban tanrısı pan'ın bir tasviridir. zaten bu şekilde de bir tasvir ya da tarif yoktur. varsa da hristiyan kaynaklıdır.

paradoks

taşkala
görünüşte doğru olan bir ifade veya ifadeler topluluğunun bir çelişki oluşturması veya sezgiye karşı bir sonuç oluşturmasıdır. Çoğunlukla, çelişkili görünen sonuç veya sonuçların aslında çelişkili tarafları vardır.

zarif'ten trump'a dikkat çeken açıklama

Ögeday
Temaslarda bulunmak üzere ABD'de bulunan İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif, Trump'a yakınlığıyla bilinen bir basın kuruluşuna konuştu. Zarif yaptığı açıklamada İran'ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'ndan (npt) çıkabileceğini belirterek yakın zamanda Rusya ve Kuzey Kore'yi ziyaret edeceğini açıkladı.

Zarif, ”İran İslam Cumhuriyeti birçok seçeneğe sahip ve hali hazırda yetkili organlar tüm seçenekleri değerlendirmekteler. Bunlardan bir tanesi de NPT'den ayrılma seçeneğidir” dedi.

bir avuç vs bir kucak

altay sözlük
küçücük mahiyetindeki bir avuç ile, kocaman manalara işaret eden bir kucak kavramlarının karşılaştırmasıdır. bazen bir avuç mutluluk insanı huzurlu kılarken, bazen de bir kucak dolusu dertler sarar dört bir yanımızı. niye ki bu kavramlarda takılı kalma ısrarı? oysa bir sevdiğim olsun isterdim, ne kadar sorusuna "işte bu kadar!" deyip ellerini iki yana açan. doldur doldurabildiğin kadar. ha bir avuç, ha bir kucak. adı mutluluksa, boşver terazinin kefesini...

güneş hücrelerinin malzemelerinin kalınlıkları

bahtiyar babazade
Yansımanın azaltılması yüksekverimlilikli güneş hücresinin elde edilmesinin temel bir kısmı olarken, ışığın tümünü emmek de temeldir. Emilmiş ışığın miktarı, ışık yolunun uzunluğuna ve emilim katsayına bağımlıdır.
Aslında ince hücreler hemişe arkada yansıtıcı ile tasarlanır, böylece ışık hücre boyunca çok sayıda geçiş yapar ve emilim artar.
10 μm'den fazla kalınlığa malik silikon malzemesi için, bant aralığından daha yüksek enerjili ışığın esasen tümü emilir. Toplam akımın %100 yani 10 μm'de silikonda emilebilen ışığın tümü emilir. 10 μm kalınlıkdaki malzemede mevcut toplam akımın sadece %30 emilir. Kayıp fotonlar, turuncu ve kırmızı fotonlardır.

kümülatif

alpha wolf
genellikle sözlüklerde "toplu" ve / veya "birikmiş" olarak anlatılan bir sıfattır ancak "gittikçe artan, birbirine eklenen toplam" anlamına gelir ve en yakın tanımı da budur.

kençliyü

turkuaz beg
Yağma veya Talan olarak da bilinir. (Her iki sözcük de Türkçeden Farsçaya geçmiştir. Kimilerine göre
ise tam tersine Farsçadan Türkçeye geçmiştir.) Bir yöredeki zengin kişinin veya ağanın mallarını kendi
isteğiyle talan ettirmesi anlamına gelir. Bu durum onun şanını ve şerefini yüceltir. Bu uygulama onları
yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi. Önceleri tüm malını mülkünü yağma
ettirme geleneği varken, sonraları biraz daha hafifletilmiştir. Sonraki devirlerde tüm varlığını
dağıtmak yerine; dağ gibi et, tepe gibi ekmek yığdırırlar, göl gibi kımız döktürürlerdi. İnsanlar da bu 90
atla 900 sığırın ve 9000 koyunun eti ile 90 havuz kımızı yağma eder, eğlenir yer içerlerdi. Pek çok ilkel
kültürde benzer biçimlerde “Potlaç” adıyla bilinen ve var olan bir uygulamadır. Ayrıca Türklerde Toy
“Şenlik”, Toylamak “Şenlik Yapmak”, Şölen (Şülen) “Karnaval” gibi eğlenceler içerisinde yer alan
yağma ve talan kavramları yoksullarla paylaşıma gidilmesinin ve toplumsal sorumluluğun
simgeselleştirilmiş uygulamalarıdır.