türkçülerin o kadar da atatürkçü olamaması

ulaktemir
Atatürk: 'Bedenimin babası Ali Rıza Efendi, hislerimin babası Namık Kemal, fikirlerimin babası ise Ziya Gökalp'tir.

Atatürk de halihazırda bir Türkçü olduğu için öyle lanse edilmeye çalışılan durum.

Ayrıca hırsız deniz'in terörist arkadaşları mı anlatacak bunları?

Atatürkçülüğü yedikleri haltlara kalkan yapmak isteyenler zaten kemalist diye tanımlıyor kendisini bunun sebebini bir kaç defa sorduğumda aldığım cevap oldukça ilginçti.
İçerisindeki türk kelimesi batıyormuş.
Maalesef ipini koparan kendine bir atatürk yapıyor. Baksana falanca ülkenin Atatürk düşmanı iktidar partisi bile asıl Atatürkçü biziz diyor.
Atatürk Türkçüler için son başbuğdur.
Bir Mete bir Atilla bir Alparslan neyse Atatürk de odur.

Nasıl ki biz meteciyiz, alparslancıyız, kürşadçıyız demiyorsak Atatürkçüyüz de demiyoruz. büyük gazi bu davada parıldayan binlerce yıldızdan birisidir.
1

türkçülerin o kadar da atatürkçü olamaması

jakoben
atatürk inkılaplarını türkçülük çatısı altında sahiplenen türkçülük akımı, başbuğ bellediği akılcılıktan yoksun atsız ile ülkenin islam bataklığına sürüklenmesinin fitilini ateşleyen türkeş gibi ikonları da sahiplenerek bu durum çelişkisini yaratıyor.tabii dolayısıyla cumhuriyet ilkeleriyle çelişiyor. mustafa kemal'i geçiyorum, yarattığı cumhuriyetin tüm karakteristik özelliklerine aykırıdır bu iki adam. dolayısıyla türkçülük akımı mustafa kemal'i, cumhuriyeti kurduğu için değil ülkeyi düşmandan kurtardığı için sahipleniyor.bu ikisi çok önemli bir ayrım bana kalırsa. yani feodal düzendeki türk boylarının hanları ve komutanları ne ise mustafa kemal'de o. bu bakış açısı yüz yıldır böyle olduğu, mustafa kemal'de başka türk ikonlarıyla aynı kefede tutulduğu, cumhuriyet'in ve dolayısıyla aydınlanmanın önüne türk sermayesi koyulduğu için bu halin önü açıldı , ki mahir çayan ve deniz gezmiş 68'de gördü bugünü. üstüne üstlük bir on yıl kadar daha yaşasaydı müslümanlığın kökünü kazıyacağı kaçınılmaz olan bu adamın bu ön görüyü destekleyecek o zaman ki vukuatlarına karşın, şu gün soyulmadık hane, sikilmedik pembe makatlı çocuk götü bırakmadığı halde, bu hastalıklı fikirleri ''kutsala saygı'' çerçevesinde görmezden geliyorlar. mahir çayan'ın marat'lı kemalizm savunmasında söyledikleri bugün bile geçerli.bunu bugün ki çarpıtılmış ve ılımlaştırılmış türkçülük akımından görüyoruz söylemlerinin haklılığını alın okuyun aydınlanın accık ;

http://kemalistler.blogcu.com/thkpc-ve-kemalizm-savunmasi-mahir-cayan/3856336

alternatif bir ve ikiyi özellikle okuyun. sene bilmem kaç, sizin bugün tırnaklarınızı yeme sebebinizi anlatmış o zamandan
4

20 ocak 1990 kara ocak azerbaycan bakü yanvar katliamı

kutadgubilig
Yüzlerce Âzerbaycan Türkü, şehîd düşmüştür. Peki, kim ne tepki vermiştir? Soykırım var diye kim ayağa kalkmıştır? Kim insanlıktan söz etmiştir? Hadi bunlar önemli değil, kimse bir şey demesin. Peki, Türkiye ne yaptı? Türkiye, garantörlüğü altında bulunan, yâni saldırıya uğraması durumunda savaşa girmesi gerektiği Nahçıvan için dönemin başbakanı Yıldırım Akbulut, genelkurmay başkanı Necip Torumtay ve dışiİşleri bakanı Mesut Yılmaz toplandı ve Nahçıvan'a "yardım etmeme" karârı aldılar. Üstelik bunu basına açıklayıp, "Nahçıvan saldırıya uğrarsa, Türkiye korumayacak" dediler. Gerisi yorumsuz....

alexandra dugin

turkuaz
Rus dış politika uzmanı.

"Türk ordusunu güçlü yapan NATO değildir. Mesele silah da değildir. Mesela türklüktür. türk örgütlenme yeteneğidir, askeri ruhtur.
Bu hiç kimsede yok..."

ülkelere göre starbucks sayıları

batuhan
Şahsen chai tea latte tüketiyorum her şehire indiğimde.daha starbucksa gidipte asimile olan görmedim eğer ortada bir asimile olmak,bundan olumsuz etkilenmek gibi bir durum varsa bu ailelerin görevini doğru yapamamasından kaynaklanır.kahve içmeye gittiğin yerden ne kadar zarar görebilirsin yahu en fazla zehirlenirsin bozuk maldan.ayrıca fiyatlara takılan biri değilim genel olarak ama bu chai tea latte zımbırtısını bunlar gibi yapan yer yok diğerleri damak zevkime uymuyor malesef.

mamut

baris hemen simdi
siberya'da nesli 42.000 yıl evvel tükenmiş ancak kuzey buz deniz bölgesinde ki 4 adada yaşamlarını sürdürmeye çalışmışlar en son mamut'ta mö ..2000 yıllarında yaşamış ve son mamut olarak tarihe geçmiştir.
bu arada mamutların ana vatanlarından biride anadolu'dur.iç anadolu.


kalıntıları buzul bölgelerinde bulunduğundan ( sağlam fosil bir adet mamut) dna 'arı çok iyi korunmuştur yakın bir gelecekte yapay döllenme ile (fil rahmi) tüylü mamut'u aramızda görebileceğiz .(tabi döllenebilir se)
mamutlarla son teması da saha,lena ve yenisey bölgelerinde yaşayan proto türk kalan ve kabilelerdir. mö. 6000-3000
son mamutları da öldürerek yok edenler bu topluluklar bu mamutlar son kalanlar esas büyük fauna susuzluk nedeni ile yok oldukları tahmin ediliyor ..
bu arada türki kavimlerin atalarının yaşadığı lena bölgesinde ki lena duvarlarına bakmanızı isterim. ilk göçer efsaneleri burada şekillendi.
benim mamutlara özel ilgim bir tanrıların arabaları kitabında da geçen rusya'da bulunan (1900'lerin hemen başı) bir mamut başı. (bir milyon yıllık olduğu yaklaşık tabi kabul edilmiş. nasıl tespit etmişler bilgim dışı) )
kafasında ancak metal delici bir aletin yada ateşli bir silahın mermisinin yapabileceği düzgünlükte bir delik olan bir fosil başı.
bakalım mamut'u geri getirebilecekler mi?


ilginç bilgiler

turkuaz
20 ocak 1989 tarihinde George H.W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 41. başkanı seçildi.(baba bush)

2001 yılının 20 ocak günü ise George W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 43. başkanı seçildi. (oğul bush)

20 ocak 1990 kara ocak azerbaycan bakü yanvar katliamı

turkuaz
Azadlığı istemirem zerre-zerre, qram-qram
Kolumdakı zencirleri qıram gerek,
Qıram! Qıram!
Azadlığı istemirem bir hap kimi, derman kimi,
İsteyirem sema kimi!
Güneş kimi!
Cahan kimi!
Çekil!
Çekil, ey qesbkar!
Men bu esrin gur sesiyem!
Gerek deyil sısqa bulaq.
Men ümmanlar teşnesiyem!


1980'lerin sonlarına doğru artık Rus Sovyet İmparatorluğu çöküş sürecine girmişti. SSCB Mihail Gorbaçov, imparatorluğu kurtarmanın yolunu bağımsızlık mücadelesi veren cumhuriyetlere gözdağı vermekten geçtiğini düşünmekteydi. Fakat Azerbaycan Türkleri artık mücadelesini ölümle, kanla olsa da gerçekleştirme çabası içerisindeydi. Sokaklar ve caddeler yüzbinlerce göstericiyle doluydu. Azerbaycan'ın bütünlüğü ve bağımsızlığı uğrunda mücadelede özellikle Bakü Devlet Üniversitesi ve Azerbaycan Layiha Enstitüsü talebeleri öncüllükteydiler. Mücadelenin liderliğini ise merhum cumhurbaşkanımız ve milli mücadele önderimiz Ebülfeyz Elçibey önderliğindeki Azerbaycan Halk Cephesi yapmaktaydı.

O dönemde Azerbaycan'da ilk olarak “Çenlibel” daha sonra “Bağımsızlar” “Yurt Birliği” “Kale” “Varlık” ve benzeri çok sayıda örgütü bir arada toplayarak oluşturulan AHC, Azerbaycan'ın bağımsızlığını ve bütünleşmesini hedeflemekteydi.

31 Aralık 1989'da AHC önderliğindeki halkın, Güney Azerbaycan ile Kuzey Azerbaycan arasındaki dikenli telleri kırarak, SSCB-İran sınırlarını fiili olarak ortadan kaldırması da bunun bir göstergesiydi. Nitekim 1988 25 Ocak tarihinden Ermenistan'a bağlı yerleşim yerlerinden Azerbaycan Türklerinin göç dalgaları başlamıştı.

18 Mart'ta Dağlık Karabağ Eyalet Komitesi Plenumu, bölgenin Ermenistan'a bağlanması kararını almıştı. Ermenistan'dan Azerbaycan'ın sınır köylerine sayısız saldırılar düzenlenerek her gün Türklerin öldürülmesine ve rehin alınmasına rağmen TASS Ajansı, tek taraflı olarak gerçekdışı bir tutum sergilemiştir. Amerikan Senatosu, bu toprakların Ermenilere ait olasını tavsiye mahiyetinde Gorbaçov'a bildirmişti. Bütün Batı bir anda her şeyleri ile Ermenilerin yanında yer aldıklarını çekinmeden beyan etmeye başlamıştılar. Bundan cesaret alan Ermeniler her geçen gün baskın ve terör faaliyetlerini, artırdılar. Neticede 250 binden fazla Azerbaycan Türkünü Batı Azerbaycan'dan zorla çıkardılar.

Aynı günlerde Bakü'de gergin olaylar yaşanmaktaydı. 14 Ocak'ta Bakü'de, dış güçlerin ve KGB'nin tertiplediği provokasyonlar sonucu bazı grupların şehrin belli bölgelerinde yapılan düzensiz kitlesel yürüyüşleri neticesinde 60 kişi hayatını kaybetmişti. Bakü'de Ermeniler tarafından bir Azerbaycan Türkü, başı balta ile ezilerek öldürülmüştü. Bu olayları fırsat bilen KGB provokatörleri kendi ajanlarını kışkırtarak Bakü'de kargaşa çıkarmaya başlamışlardı. Silahsız olan polis ve AHC'liler, önleyici müdahale imkânlarından mahrum bırakılmışlardı.

Bu arada Kızıl Ordu Birlikleri harekete geçerek Bakü şehrinin çevresinde konuşlanmış ve saldırı için emir beklemekteydi. 16 Ocak'ta Azerbaycan'da gerginlik son haddine ulaşmış ve AHC aralıksız toplantı, gösteri ve yürüyüşler düzenleyerek hükümeti uyarmaya ve halkın sesini duyurmaya davet etmişti.

17 Ocak'ta Bakü'de bir milyonun üzerinde kişinin toplandığı bir miting düzenlenerek “gasp edilmek” istenen halkların istikrarını, ülke düzenini bozanların cezalandırılmalarını, devletin otoritesini kullanarak asayişi temin etmesini istemişti. Nitekim 19 Ocak tarihine kadar meydanı boşaltmayan halkın hür iradeye sahip olma kararlılığı 19 Ocakta doruk noktasına ulaşmıştır. Artık AHC de duruma hakim olmakta zorluk çekmekte ve dalga-dalga akın ederek Azatlık meydan'ına gelen kitleyi kontrol altında tutmaya çalışmaktaydı. 19 Ocak 1990, saat 19-27'de Azerbaycan Devlet televizyonu, SSCB KGB'si tarafından bombalandı ve Azerbaycan halkı o gün Moskova yönetimi tarafından ilan edilmiş olan olağanüstü halden habersiz bırakıldı.

Dönemin Eski Sovyetler Birliği Başkanı Mihail Gorbaçov'un sivil halka ateş açması talimatıyla 19 Ocak'ı 20 Ocak'a bağlayan gece saat 01.00'da Sovyet Ordusu ve Ermeni Taşnakları'nın propaganda kampanyaları doğrultusunda Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de misli görülmeyen kanlı bir katliam gerçekleştirildi. 19 Ocak gecesi Bakü Devlet Üniversitesinden halen de görüştüğüm mücadele arkadaşım, öğrenci arkadaşım Eluca Atalı ile Bakü'de Rus silahlarının her tarafa alevler saçtığının bizzat şahidiyiz. Gece yarısı en modern silahlarla silahlanmış Kızıl Ordu karadan, havadan ve denizden Bakü'ye girerek korumasız halkın üzerine ateş yağdırmaya başlamıştı. Hiç acıma duygusu olmadan ağır silahlarla kadın, çocuk, yaşlı demeden herkese vahşice saldırdı. Önlerine geçen herkes kurşuna dizilmişti. Resmi bilgilere göre 134 sivil vatandaş ve 37 Azerbaycan askeri şehit olurken 770 sivil ve 80 asker yaralanmış 76 kişi AHC fallarından oluşan 400 kişi gözaltına alınarak Rusya'nın çeşitli hapishanelerine götürülmüş, 48 kişi kaybolmuştu.

20 Ocak günü her kes yakınlarını ve dostlarını aramak için sabahın erken saatlerinde sokak ve meydanlara inmişti. Bakü ve Sumgayıt'ta Rusların açtığı ateş sonucu delik-deşik edilmiş binalar, Azatlık Meydanı (Geçmiş Lenin) ve XI. Kızıl Ordu meydanında öldürülmüş, tank paletleri altında ezilmiş insanlar, kana boyanmış caddeler akıl almaz ve korkunçtu. Azerbaycan'ın özgürlüğü uğruna mücadele edenler hunharca katledilmiş, Bakü savaş meydanına sokaklar ise kan gölüne dönüşmüştü. Kan rengindeki karanfiller şehitlerin üzerini kırmızı bir örtü gibi örtmüştü. Azerbaycan'ın özgürlüğü uğruda mücadele eden ve Rus tanklarının altında sürüklenen halkın aydınları, şimdiki mankurt iktidar yönetiminde hiç bir demokratik hakları olmadığından ülkeni terk ederek, muhacir hayatı yaşamaktadırlar. Ülkeni terk etmeyenler ise cezaevlerinde çürütülmektedir.

Bölgede 20 Ocak sonrası milliyetçilik ruhunun güçlenmesi, dolayısıyla İran İslam Cumhuriyeti'nin olayları analiz ettikten sonra tarafsız yön alması Güney Azerbaycan'da protestoları doruk noktaya ulaştırdı. Tahranda yaşayan Güney Azerbaycanlı öğrenciler büyük bir Ermeni karşıtı kampanya başlatarak Ermenistan Büyükelçiliği'nin önünü kınayıcı protestolar sahnesine çevirdiler. Kuzey Azerbaycan bağımsızlığı, Güney Azerbaycan aydın, öğrenci ve üniversitelilerinde derin bir özedönüş, etkisi bırakmıştı. Azerbaycan'ın bütünlüğü uğrunda şimdi de mücadele eden özellikle de Azerbaycan Türklerinin Milli Mücadele Önderi Ebülfeyz Elçibeyin en yakın çevresinde olan Güney Azerbaycan Türklerinin Kuzey Azerbaycan'ın bağımsızlığının kazanılmasında çok büyük hizmetleri olmuştur.

1990 yılı dolayısıyla kanla gelen bir yılı daha geride bıraktık. 20 Ocak günü Bakü'de ve Azerbaycan'ın diğer bölgelerinde gerçekleştirilen katliamlar, Azerbaycan halkının bağımsızlık mücadelesini durdurmak üzere planlanmış eylemlerdi. Fakat olay sonrasında Azerbaycan Türklerinin gösterdiği mücadele örneği, onun bağımsızlık yolundaki adımlarının engellenemez niteliğini ortaya koymuştur.

“20 Ocak Katliamı” ya da “Yanvar Katliamı” olarak anılan olaylar sonrasında Azerbaycan Halk Cephesi liderleri ve bağımsızlık yanlıları tutuklandı.

atatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler

turkuaz
En sondaki en fantastiği 😂😂

atatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/foto

atatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/foto

atatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/fotoatatürk'ün söylediği iddia edilen fantastik sözler
altaysozluk.com/foto
1

mamut

turkuaz
Fillerin atası olan nesli tükenmiş iri bir hayvan. Günümüzde yaşayan fillerden 3 ve 5 kat daha büyüktür. Söylenceye göre Erlik Han bu hayvanlara kızarak cezalandırmış ve yeraltına çekmiştir. Fosilleri ilk kez Yakutya bölgesinde bulunmuş ve ne ad verileceği düşünülürken bölgede yaşayan Yakut (Saha) Türkleri, bilim adamlarına çok alışkın bir biçimde bunların adının Mamut olduğunu söylemişlerdir. Böylece kelime bilim literatürüne Yakut Türkçesinden geçmiştir. Bir başka görüşe göre yine Sibirya bölgesinde yaşayan Nenets dilinden gelmedir. Sibirya'da doğaya bağlı yaşam şekli sürdüren Dolganlar ve Yakutlar gibi bazı Türk halkları'nda mamutların yeraltı aleminde yaşayıp Erlik Han'a hizmetçilik ettikleri anlatılır. Yeraltı aleminin efendisi Erlik Han mamutları ceza olarak yeraltına almıştır. Eğer mamutlar oradan kaçıp yeryüzüne çıkmaya çalışırlarsa derhal buz kesilip ölürler.
Sibirya'nın doğal yerlileri Tundra ikliminin binyıldır çözülmemiş toprağından dışarıya dikilir şekilde buldukları bu garip dev hayvanların dişleri ile çadırlarını süslemiş, postlarını ısınmak için kullanmış ve hatta donmuş etini eritip yemişlerdir. Günümüze kadar Dolganlar'da hâlâ mamutların fildişiyle yapılmış ev eşyaları ve süsler bulunmaktadır. Evenklerde Şeli adlı Mamut görünümlü bir Tanrı mevcuttur. Türkçede Yağan/Yağna, Tuva Türkçesinde Çağan, Moğolcada Zağan/Dıgan kelimeleri fil demektir ve bazı masallarda bu sözcüklerle rastlanan unsurlardan birisidir.

kurt ata

turkuaz
Kurtları koruyan ve aynı zamanda kurt kılığına girebilen tanrıdır. Hemen hemen tüm Türk boyları ortak bir inanış olarak kurttan türediklerine inanırlar. Kağoçı (Kao-Çı) Türkleri'nin söylencelerine göre ilk kağanlarının kızları babaları tarafından bir tepeye bırakılmış. Sonrasında küçük kızı bir kurt kılığında gelen Kurt Tanrı ile birleşmiş ve Kağoçı halkı onların çocuklarından meydana gelmiştir. Göktürk bayraklarının tepesinde daima bir kurt başı bulunurdu. Tarduş Türkleri'nin atası kurt başlı bir insandır. Kurt daima yol gösterici olarak kabul edilir ve peşinde farklı ülkelere gidilir. Onun uyarısıyla tehlikeler kılpayı atlatılır. Kutsal ruhların dokuz oğullarının hepside kurda benzer. Gök yeleli, gök kuyruklu tabirleri kullanılır. Başkurtlar kurttan türediklerine inanırlar ve isimleri de bu yüzden Baş-Kurt şeklindedir. Kurt Ata'ya Avrupa efsanelerinde örneğin Roma'nın kuruluşuyla ilgili olarak Romus ve Romulus Efsanesinde rastlamak mümkündür. Bu motifin Türkler'le bağlantılı bir kavim olduğu tahmin edilen Etrüskler aracılığıyla İtalya'ya ulaşmış olması muhtemeldir. Kurtlar Türklerce kutsal sayıldığı için toplumsal hayatın her aşamasında hatta çağdaş toplumda bile etkilerini gösterir. Örneğin Cumhuriyet dönemi'nde üretilen ilk yerli lokomotife “Karakurt” adı verilmiştir. Ayrıca Cengiz Aytmatov'un, bozulan ve yokolan doğal dengeyi bir kurdun gözünden anlattığı Dişi Kurdun Rüyaları adlı eseri de Türklerde kurdun doğa, yurt ve yaşamı simgelemesi açısından değerlendirmek de yerinde olacaktır. Tarduşların ataları kurt başlı bir insandır. Şaman dualarında altı ağızlı kurttan sık sık bahsedilir. Oset efsanelerinde Kurdalagon adlı bir demirciden bahsedilir.

kurt ana

turkuaz
Kurtları korur. Çünkü Türkler kurttan türemiştir. Hemen hemen tüm Türk boyları ortak bir inanış olarak dişi kurttan türediklerine inanırlar. İlk defa Hun ve Vusun (Wu-Sun) ortak söylencesinde yer alan bir öyküye göre Hun hükümdarı tarafından öldürülen Vusun kağanının küçük oğlu çöle bırakılmış ve onu da dişi bir kurt emzirmiştir. Bunu gören Hun kağanı çocuğu yanına alarak yetiştirmiş krallığını ona geri vermiştir. Dişi kurttan türeme efsanesi Aşına (E-Çine) adlı dişi kurt efsanesinde en yetkin biçimine ulaşmıştır. Göktürklerin türeyiş efsanesine göre ataları olan kişi henüz bir çocukken düşmanları tarafından ailesi öldürüldükten sonra bir bataklığa atılır ve burada dişi bir kurt tarafından bulunup emzirilir. Daha sonra da onunla evlenir. Doğan on çocuk, Göktürklerin on boyunu oluşturur. Aşına ailesi bu çocuklardan birinin soyundan gelmektedir ve Göktürk Devletini de bu aile kurmuştur. Börü sözcüğü Uygurcada Peri şeklinde söylenmiştir.

adblocker

mehpare nihal
bilgisayarlarda oldukça işe yarar bir program. ancak mobilde buna benzer ne kullanılabilir halâ merak ettiğim bir konudur. dizüstü bilgisayarımda youtube gayet keyif verirken, mobilde sinir krizi geçirmeme sebep oluyor.
3