haluk kırcı'ya yapılan haksızlık

sosyalhizm
tahliyelerinin hepsi eşitlik karinesi gereği mahkeme kararıyla olmuştur.ancak adalet bakanı seyfi oktayın yargıya yazılı olarak verdiği talimat ile tahliyesi kitabına uydurularak iptal edilmiştir.kendisiyle aynı nitelikte suçlar işlemiş olan pkk lı ve marjinal solcuların hiçbiri 10 yılı geçen süre hapiste kalmamıştır.öyleki;18 eylül'ü 19'una bağlayan gece, adana yapı meslek lisesi'nde görev yapan müslüm teke, yılmaz kızılay, özcan doruk, davut korkmaz, ahmet güleç ve mustafa karaca isimli 6 ülkücü öğretmenin evlerini basan thkp/c - devrimci yol örgütüne bağlı teröristler tarafından taranarak öldürüldüğü katliamdır.olayın faillerinden erdal aykaç idam cezasına çarptırılmış lakin birçok eli kanlı yoldaşı gibi 10 sene yatıp elini kolunu sallaya sallaya hapisten çıkmıştır. eyüp donma isimli terörist ise 6 insanı öldürmenin karşılığında topu topu 8 senelik bir cezaya çarptırılmıştır.2)18 mart 1978 günü ümraniye de ülkücü işçiler
omer bayraktar
, salih uluğ, bahri bilgin, cevat koca ve sinan koca isimli 5 ülkücü işçinin tkp / ml - tikko militanlarınca katledilmiştir.18 mart 1978 günü, ülkücü hareket için kara bir günün habercisi olmuştu... istanbul ümraniye'de beş ülkücü işçi, beş vatansever türk milliyetçisi t.k.p.m.l. tikko adlı komünist çete tarafından korkunç işkenceler geçirildikten sonra, kurşuna dizilerek şehit edilmişti...
3)bilge özsoy adlı 2 yaşındaki kız çocuğunu konyada babası ülkücü olduğu için tekmeleyerek katletmişleridir.onun katilleri hiçbiri 30 yıl hapis yatmamıştır.örnekleri çoğaltmak mümkün.hiçkimse bunları görmediği için;haluk kırcı kimilerine göre katil,bana göre eli öpülesi bir kahramandır...12 kitap yazacak kadar entelektüel birikime sahip Türkçü'dür.

ziya gökalp

turkuaz beg
23 mart 1876, diyarbakır'da doğup 25 ekim 1924, istanbul'da uçmağa varmıştır. türkçülüğün babası olarak nitelendirilmekle beraber atatük'ün 'bedenimin babası ali rıza efendi, hislerimin namık kemal, fikirlerimin ziya gökalp'dir' şeklinde övdüğü şair ve siyasetçidir.

din kültürü ve ahlak bilgisi

feslegen
Din kültürü adı altında yalnızca İslama ağırlık veren dersin harmonia arkadaşın dediği gibi yalnızca Hanefi mezhebi üzerinde fazla dolaşması sonuna kadar tartışılır/tartışılmalıdır. Devamında gelen ahlak bilgisiyse neye dair? Bir yabancı olsam ve bu dersi görsem yalnızca İslamın ahlak içerdiğini diğerlerinin ahlakla bağlantısız olduğunu düşünürüm bu da bir çelişki. Bence dine farklı bir boyuttan bakılarak verilmeli eğer ille de bu ders verilecekse.

ukrayna

chernobog
zamanında rusya'nın polonya ile arasına tampon bölge olsun diye kurduğu sınır devleti.

şöyle ki;
край : rusça sınır demektir.

у (edat) / краи / на (ülke eki) : ukrayna

yalnız verdiğim bu bilgiyi ukrayna milliyetçilerinin yanında özellikle lviv,ivano-frankivsk gibi bölgelerde söylerseniz hoş olmayan durumlar çıkabilir.ama bahsettiğim bölgelerin 20.yy'a kadar polonya toprağı olması durumu daha da komik yapmaktadır.

trendyol

Çalıkuşu ❤
Mega eylül başlığında yaptığı indirimlere kendimi kaptırıp toparlamaya başladığım kartımı yine patlattığım site. Herhangi bir kıyafet alırken bin kere düşünün çünkü elinize ulaşana kadar yaşlanabilirsiniz. Kumaşlarına da özellikle dikkat edin. Ucuz olanlar kalitesiz oluyor genelde. Gerçekten pamuk esaslı olanlar zaten pahalı. Onlar da indirime giriyor ama, bakmakta fayda var. Mega eylülden ne aldın derseniz de kahve aldım. İflah olmaz bir kafein bağımlısıyım. Kahve içinde yüzdüğüm halde yine aldım. Yine olsa yine alırım arkadaşlar, dayanamıyorum.

yurtta kalmak

nene korkut
Her insanın hayatında bir kere yaşaması gereken şeylerden olduğunu düşündüğüm durum.

Aramızda mutlaka daha tecrübeli arkadaşlar vardır, benim bir buçuk yıldan az bir süre yurt tecrübem oldu. Bunun bir yıllık kısmı lisedeydi ve hayatımın hem akademik hem pratik olarak en çok şey öğrendiğim yılıydı. Bunun yanı sıra yurt hayatından da bağımsız olarak (başka sebeplerle) hayatımın en zor yılıydı şuan o yılı hala geçirdiğim en güzel seneydi, geçirdiğim en güzel doğum günüydü diye hatırlayabiliyorsam yurtta kaldığım içindir. Hatta hatta çok zor geçen günlerde yataktan çıkabiliyorsam, yataktan çıkabilince konuşacak kişi bulabiliyorsam bu o günlerin yadigarıdır.

Her tecrübe kendine özeldir tabi, birebir aynı şeyleri yaşasak dahi gerek o anki subjektif durumumuzdan gerekse yaradılışımız gereği farklı değerlendirmeler yapacağız;
- tüm işleri kendim yapıyordum; sorumluluk almayı öğrendim
- yemekhanede çıkan yemeği yemek zorundaydım; yemek seçmemeyi, duruma uyum sağlamayı, tedbirli olmayı öğrendim
- herkese güvenmemeyi öğrendim, her şeyi anlatmamak gerektiğini ama anlatamayacağın şeyler de yaşamaman gerektiğini öğrendim
- kan bağının çok da bir şey ifade etmediğini öğrendim
- kendi işimle meşgul olmayı, başkalarıyla meşgul olursam asla belimi doğrultamayacağımı gördüm
- topluma karşı sorumlulukların olduğunu, kendinden sonra gelenlere yardımcı olmanın, dezavantajlı olanlara öncelik vermenin bir nezaket kuralı değil ahlaki yükümlülük olduğunu fark ettim.
- Her zaman türlü tehlikelere karşı açık olduğunu, insanın başına çok fena olaylar gelebileceğini ya da çok fena olaylar gelebilecekken az zararla atlatılabileceğini, çoğu insanın benzer şeyler yaşadığını ama susmayı tercih ettiğini gördüm, yaşadım.
- güzel insanların var olduğunu bilmeyi ama asla karşındakininin güzel insan olmasına bel bağlamamak gerektiğini gördüm.

Anlayacağınız benim için çok öğretici bir süreç olmuştu

tarihe takılıp kalmak

satan ama ingilizce olan
Genelde milliyetçi ve faşist kişilerin yaptığıdır. Orantısızca ve hatta saplantı şeklinde tarihe gömülmüşler, geleceğe bakamaz hale gelmişlerdir. Geçmiş zamanın hikayeleriyle kendini avutur haldeler. Sözüm tarihi araştırıp, ders alan veya okuyan öğrenene değil. Lafım tarihi mastürbasyon aracı yapanlara.